HRİSTİYAN BİRLİĞİ HAKKINDA DÜŞÜNCELER

On dokuzuncu yüzyılın başlarında İrlanda’da Limerick Anglikan Episkoposu olan John Jebb adında uzak bir atam var. Kendisi hakkında hala anlatılan hikayelerden biri, Drogheda’da Anglikan kilisesinde rahip olduğu dönemde, her pazar öğleden sonra bölgede bulunan Latin Katolik kilisesi rahibi eşliğinde yürürken görüldükleridir. Yürüyüşlerinden sonra sırayla birbirlerini ağırladıkları evlerinde çay içerler, ilahiyat kitaplarını ve konular ile ilgili fikirlerini değiş tokuş ederlerdi.  Mezhepler arasındaki bu dostluk o zamanlar o kadar sıra dışıydı ki bugün bile hatırlanmaktadır.  Farklı geleneklerden gelen bu iki rahibin verdiği örnek ne kadar güzel!

Ne mutlu ki günümüzde Hristiyan mezhepleri arasında dostluklar kurmak o kadar da alışılmadık bir durum değil ve biz bunu burada, İzmir’de görüyoruz.  Tabii ki sayımız az.  Tek Anglikan rahip olarak, Katolik ve Ortodoks kiliselerinin Başepiskoposları ve din adamlarıyla dostane ilişkilerimiz mevcut.  Ayrıca Protestan din adamlarının birçoğunu dost olarak görme ayrıcalığına sahibim.  Bu benim için çok önemli.  İstanbul ve Ankara’da Anglikan rahipler olmasına rağmen, kuş uçuşu en yakın olanı Atina’da!

Ben pek ‘meselelerle’ ilgilenen biri değilim, bu nedenle büyük teolojik sorgulamalar ya da bizi bölebilecek zor sorularla uğraşmaktansa genel olarak hayat hakkında konuşarak, birlikte yemek yiyerek ya da bir kadeh şarap içerek vakit geçirmeyi tercih ederim. Bu konular ve sorular elbette var, ancak ben bunları profesyonel ilahiyatçılara bırakmayı tercih ediyorum. Ve her halükârda, burada İzmir’de Krallığın küçük bir tohumuyken, mümkün olduğunca dostane olmaya çalışmalıyız.  Dostluk çatışmaları iyileştirmek için bir merhemdir.  Birbirimizin zorluklarını ve sıkıntılarını paylaşabildiğimiz ve birbirimizin bakış açısını anlayabildiğimiz zaman ilerleme kaydetmiş oluruz.  Bence bunu yapmak olgun Hristiyanlar için, Hristiyan inancına yeni girmiş ve genellikle kendi bakış açılarının farkında olanlara göre daha kolaydır. Bu nedenle kilise önderlerinin ve topluluklarının dost olmak için çok çalışmaları çok önemlidir. İyi ilişkilere model olmaya çalışmalıyız.

Aynı olmaya çalışmanın bir anlamı yoktur – dünya çapındaki Hristiyanlığın neşesinin bir parçası da çeşitliliğidir. Ancak birlik için çabalamak ve (eğer gerekliyse) düzgünce aynı fikirde olmamak bizi birbirimize yaklaştıracak ve ‘farklılığın’ sıklıkla çatışmaya yol açtığı dünyaya iyi bir örnek teşkil edecektir.  Mesih’in arzuladığı şey budur.  Uyum, barış, karşılıklı saygı ve sevgi.  Cömertlik, umut ve karanlığımızdaki Işık!  Tüm bu güzel şeyler onun vaadi ve armağanıdır.  Birlik için ilk dua eden O’dur!  Birliğin, müjdeyi dünyaya göstermenin en iyi yolu olduğuna işaret eden O’dur.

Aziz Yuhanna İsa’nın Göklerde ki Babasına ettiği duayı şöyle aktarır (Aziz Yuhanna 17: 21): 

“Onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da (öğrenciler) bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin.”

Öyle olsun!

F. James Buxton, İzmir Anglikan Kilisesi Rahibi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir