Sinod için Dünya Kilise Başrahipleri Toplantısı 29 Nisan – 2 Mayıs 2024 tarihleri arasında Roma yakınlarındaki Sacrofano’da gerçekleştirildi. Toplantı 193 ülkeden gelen rahiplere yönelikti. Toplantı sabahtan akşam geç saatlere kadar (22:00) sürdü. Çalışma, İngilizce, İtalyanca, Fransızca ve İspanyolca olmak üzere 4 dile ayrılmış 20 grupta “Kutsal Ruh’ta sohbet” yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Her katılımcı deneyimlerini paylaştı ve yöneltilen soruları yanıtladı. Cevap verme süresi 4 dakika idi, her paylaşımdan sonra herkes sessizce dua etti. Katılımcıların, birbirlerinin ifadelerine atıfta bulunması veya yorum yapması söz konusu değildi. Her grubun her günkü toplantıdan sonra organizatörler için hazırladığı ortak bir özetin oluşturulması sırasında konuşmalar ve görüşlerin paylaşılması için de zaman ayrıldı. Tüm gruplar ayrıca genel forumda sunulmak üzere 5 dakikalık bir konuşma hazırladı. Bu konuşmalarda sorular, yorumlar ve nihai belgeye dahil edilmek üzereyapılabilecekelr için öneriler yer aldı.
Toplantının başında, tüm sinodal süreç için, inananların ve Kilise’nin iyiliği için ön saflarda yer alan cemaat rahipleriyle buluşmanın kaçınılmaz olduğu vurgulandı. Sinodalite sadece birlikte yürümek değil, Tanrı ile yürümektir. Gerçi bizimle yürüyenin Tanrı olduğunu söylemek daha uygun olur ve biz de onun planlarını dinlemek istiyoruz. Bu nedenle, bir cemaat rahibi olmak her şeyden önce aramızda bulunan Tanrı’ya işaret etmek anlamına gelir. En önemli şey, sahtelikle, gerçeklikle hiçbir bağlantısı olmayan bir imajla değil, cemaatin gerçeğini günlük olarak yaşamaktır. Hakikat hakkındaki bu zor gerçek, İsa’ya güvenerek ve onunla işbirliği yaparak, inananlara ulaşmanın yeni yollarını açabilir. Her cemaat evler arasında bir tür evdir. Bu nedenle inananlar cemaatlerinde kendilerini iyi hissetmelidir. Kilisede topluluk oluşturmak ve çeşitli dindarlık biçimlerine saygı göstermek, Tanrı’nın, kendisine iman edenlerin gelişimini ne kadar çok şekilde yönlendirdiğini ve önemsediğini gösterir.
Sinodalite ÇIKIŞ gibidir. Geleceğe doğru bir tür geçiştir. Bu yolda yürürken başımıza ne geleceğini henüz bilmiyoruz. Sonunda ne olacağını bilmiyoruz ama Tanrı’nın planına açık kalıyoruz. Bu, gerçek Kilise olmaya geri dönüş yoludur. Ruhbanlık, her şeyi bildiğimiz ve her zaman haklı olduğumuz inancı olarak anlaşılır. İsa’nın isteği üzerine Havariler tarafından yapılan mucizevi balık avına atıfta bulunarak, çok ilginç bir fikir ortaya çıktı. Onlar balıkçıydı ve birbirlerini mesleklerinden tanıyorlardı. Ancak Nasıralı marangoza güvendiler ve gün boyunca yaşadıklarına bakmış olslardı, hiçbir sonuç getirmeyeceğini düşündükleri bir balık avını tekrarladılar. Bu bizim için de bir teşviktir. İsa bize şunu söyler: tekrar deneyin. Eski yöntemleri ve hataları TEKRARLAMAYIN. Bunu YENİ BİR YOLLA yapın. Bu da Kutsal Ruh’a açık olmayı ve risk alma cesaretini gerektirir.
Kilise rahibinin görevi çok önemlidir. Onlar genellikle kendilerine inananların yaşamlarının gerçekliğini çok iyi bilirler. Ne yazık ki, Dr. Tomas Halik’in de belirttiği gibi, pek çok girişim gerçeği anlamayan ancak kendi görüşlerinin daha önemli olduğu ve kendi düşündükleri ya da istedikleri gibi olması gerektiği inancına sahip episkoposlar tarafından reddedilmekte ya da engellenmektedir. Bu nedenle rahiplere daha fazla güven duymak ve alan bırakmak önemlidir ve endişe verici işaretler görüldüğünde müdahalelerde bulunulmalıdır. Cemaatin bir diğer önemli yönü de İncil’i müjdeleme görevini üstlenme özelliğidir. Bu, cemaat topluluğunu oluşturan herkes için bir görevdir. Gerçek müjdeleme, Tanrı’nın sözünü ve insanların ve toplulukların kültürünü birleştirmekle ilgilidir. Bazen değişimle ilgili bazı korkular fark edilir. Dini yaşamları, Mesih’le gerçek ve canlı bir ilişkiye değil de ritüellere ve kutlamalara dayanan birçok imanlı için değişimler, dini kimliklerini kaybetme korkusuna yol açar. YENİ MÜJDELEME kavramı, Kilise’nin eski gücüne ve eski işleyiş biçimlerine geri dönüş anlamına gelmez. Yeni bir yol derken, Müjde ile modern insana ulaşmanın yeni bir yolu söz konusudur. Bu, sosyal medya faaliyetleri ve gençleri Kilise’nin yaşamına ve misyonuna dâhil etme olasılığı için bütüncül bir alan açar.
Cemaat, farklı bitkilerin yetiştiği bir bahçedir. Bazıları çoktan büyümüş ve olgunlaşmıştır, bazıları ise yeni yeni gelişmektedir. Bazıları her yıl, bazıları ise zaman zaman meyve verir. Bu bahçeyle ilgilenmek kilise rahibinin işidir. ‘Bitkilerini’ ve onların ihtiyaçlarını bilmelidir. Büyümelerine engel olmamak önemlidir. Bu nedenle bilgelik, sabır, tutku ve doğmakta olan Tanrı’nın ışığını gölgelememek için şeffaf olma sanatına ihtiyaç vardır. Son gün Papa Franciscus ile 45 dakika süren bir toplantı yapıldı. Papa’ya sorular sorma ve bir mektup şeklinde de verilen cevaplarını ve talimatlarını dinleme fırsatımız oldu. Sonunda Aziz Petrus Bazilikası’nda düzenlenen ortak ayine katıldık.
Yazan: P. Dariusz Białkowski, İzmir Aziz Yuhanna Katedrali Rektörü
Foto: Nathalie Ritzmann
Çeviren: Şule Rogenbuke
