“ABBÀ! BABA!” İSA’NIN DUASI

Şakirtleri bir gün İsa’dan “Rab bize dua etmeyi öğret” diye istekte bulundular. Bu soruyla
kendi sınırlılıklarını kabul ediyor, bir öğretmen öğrencilerinin ufkunu sonsuzluğa açtığında
öğrencide ortaya çıkan büyüme arzusunu ortaya koyuyorlardı. Ancak bu istekleri her leyden
önce Mesih’in onları nasıl etkisi altına aldığını gösteriyordu. Böylece O’nun, yaşamlarını
şekillendirmesine izin verme arzusu doğuyordu. İsa kesinlikle bir dua modeliydi ve bugün de
herek bizim için gerekse Hristiyan olmayan pek çok insan için öyledir.
Ancak İsa’nın yaşamında daha güzel ve önemli olan şey, onun bir dua öğretmeni olması değil,
dua etmiş olmasıdır. onun bir dua öğretmeni olmasından daha da güzel ve önemli bir şey
vardır: İsa dua etmiştir!
İsa her zaman dua etmiştir. Meryem ve Yusuf’la birlikte dua etti, hatta onlardan öğrendi,
yeryüzündeki görevinin en önemli işlerini ve işaretlerini yerine getirmeden önce dua etti, gece
ve gündüz dua etti, yalnızken, gizlice dua etti ve Yahudi ibadetinin kutlamalarına katılarak
başkalarıyla birlikte dua etti. Yukarıdaki Oda’da dua etti, Zeytinlik Dağında dua etti, çarmıhta
dua etti, ilk Hıristiyan cemaatiyle birlikte dirilmiş olarak dua etti.
İsa tapınaktan çarmıha kadar her yerde dua etmiştir.
İsa herkes için dua etti: doğrular ve günahkârlar için, havariler ve düşmanlar için, kendisiyle
birlikte olanlar ve ilerde dünyaya gelecek olanlar için dua etti. Bizim için, benim için ve sizin
için dua etti.
İsa tüm benliğiyle dua etti. Konuşarak, yüreğinden gelen sözlerle ve Kutsal Yazılar’dan aldığı
sözlerle dua etti. İsteyerek dua etti ve şükrederek dua etti. Sevinerek dua etti ve acı çekerek
dua etti. Şarkı söyleyerek dua etti ve bağırarak dua etti. Şaşırtıcı bir güçle dua etti: “Bunu
istiyorum…”! Ayakta, diz çökerek, kollarını kaldırarak, bakışlarını kaldırarak, ellerini açarak
dua etti. Kan ter içinde dua etti.
İsa Baba’ya dua ederdi, bu birliktelik onun için çok önemliydi. Eğer İsa’nın duasını tek bir
kelimeyle özetlemek gerekseydi (ve belki de bu fena olmazdı), “Abba”! “Baba!” ifadesi
yeterli olurdu.
İsa dua etti. Ama bunu söylemek yeterli değildir.
İsa dua eder! Şimdi, şu anda dua eder. Sonsuza dek dua eder. Havari Yuhanna ilk mektubunda
bunu güzel bir imgeyle açıklıyor: Baba’nın yanında bizi savunan biri var. Litürjinin öğrettiği
gibi, O her zaman bizim için aracılık eder ve bizi Baba’yla barıştırır. İsa, kendisi olan asmaya
aşılanmış dallar, başı olduğu Kilise’nin, o harika ve ölümsüz bedenin üyeleri olan biz insanlar
için dua eder.
İşte tam da bu nedenle İsa bize evlat edinilmiş oğulların ve kızların Ruhu olan Kutsal Ruh’u
verir ve çok sevdiği gelini olan Kilise’yi duasıyla birleştirir. Böylece yüzyıllar boyunca ve
dünyanın her köşesinden göğe yükselen tek bir ses yankılanır: “Abba!” “Baba!”

Yazan: Peder Alessandro Amprino, İzmir
Foto: Roma Havarisel Bölgesi Litürji Ofisi
Çeviren: Şule Rogenbuke

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir