Jübile yılının başladığını simgeleyen Merhamet Kapısının açılışı Vatikan’da 25 Aralık Noel Arife Ayininde gerçekleşmişti. 28 Aralık Kutsal Aile Bayramı Arife Ayininde de tüm dünyadaki diğer merhamet kapıları ile birlikte İstanbul’da Kutsal Ruh Katedrali’nde Merhamet Kapısı, görkemli ayin ile İstanbul Havarisel Vekili Monsenyör Massimiliano Palinuro tarafından açıldı.
Yoğun bir yağmura rağmen ayine katılım yüksek oldu. Kilise avlusunda, İBB’nin temin ettiği şemsiyeler, cemaati ve ruhbanları ıslanmaktan korudu. Episkoposun takdisi ile ayin başladı ve ilahilerden sonra ayin başında Spes non Confundit belgesinden Türkçe bölümler okundu. Bu sırada İngilizce konuşan cemaat mensupları için okunan bölümlerin İngilizcesi projeksiyon ile yansıtıldı.
Daha sonra çanlar çalındı ve Katedral korosunun okuduğu Jübile ilahisi eşliğinde önde episkopos ve ruhbanlar ardından cemaat prosesyonla Katedralden içeri girdi. Ayine Ekümenik Patrik I. Bartholomeos’un temsilcisi olarak Metropolit Maksimos ve Süryani Kadim Patriği Mor Filüksinos Yusuf Çetin de katıldılar. Episkopos kutsal su ile tüm cemaati takdis ettikten sonra Katedralin yenilenen sunağı, episkoposun makamı ve minber takdis edildi.
1846 yılında açılan Katedral, 1865 depreminde gördüğü hasardan sonra restore edilmiş ve Aziz Papa XXIII. Yuhanna adı ile bilinen Angelo Giuseppe Roncalli’ye de ev sahipliği yapmıştır. Aziz XXIII. Yuhanna, 2. Vatikan Konsili’ni başlatan Papadır.
Episkoposluk Makamı ve Minber takdis edildi. Birliğin ve kardeşliğin simgesi olarak Aziz Petrus ve Aziz Andreas’ın kutsal emanetleri, Patrik Bartholomeos Hazretleri’nin Temsilcisi Metropolit Maximos tarafından sunağın altına yerleştirilirken, Mor Filüksinos Yusuf Çetin de Aziz Timoteos’un emanetini sunağın altına koydu.
Aziz Petrus’un emaneti, daha evvel Papa Hazretleri tarafından Patrik Bartholomeos’a hediye edilmişti, diğer yandan Aziz Andreas’ın emaneti de Patrik Hazretleri tarafından Papa’ya verilmişti, bu iki kardeş Havari’nin emanetlerinin İstanbul’da Katedral sunağında buluşması çok anlamlı bir işaret oldu. Vieni sanctus spiritus İlahisi okunurken, sunak kutsal yağla kutsandi. Rahibeler Annick Johnson M. Id., Anita İntiba M. Id., Bendita Diez SSVM ve Maria Mater Mitis SSVM sunağı efkaristiya ayini için hazırladılar Metropolit maximus kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında:
“Katolik cemaatinin Saygıdeğer Başepiskopos’u, Muhterem Pederlerimiz, Rab’de değerli kardeşlerim;
Kadim Kilise’de Kutsal Efkaristiya, aziz şehitlerin mezarlarında, yani “martiryalar”da icra edilirdi. Çünkü bölünmemiş “tek” Kilise’nin bilincinde, Mesih’in fedakârlığı ile şehitlerin fedakârlığı arasında önemli bir ilişki bulunmaktaydı. Bu yüzden bir şapele kutsal emanetlerin yerleştirilmesi, teolojik bir mana taşımaktadır.
Ayrıca, Kutsal Efkaristiya’nın şehitlerin mezarlarında, yani onların kutsal emanetleri üzerinde icra edilmesi, şehitlerin de kutsal emanetleriyle Kutsal Efkaristiya’ya katıldığı inancından kaynaklanıyordu. Bu nedenle, yeni kiliselerin kutsanması ve tahsis edilmesi, şehitlerin mezarlarıyla ilişkilendirildiğinden, Kutsal Sofra da üzerinde Kutsal Efkaristiya’nın icra edildiği bir sunak olarak kutsal emanetleri içermeliydi. Günümüzde her iki Kilise de kadim ve bölünmemiş Kilise’nin bu kutsal geleneğini muhafaza etmektedir.
Aziz kardeşler Petrus ile Andreas’ın kutsal emanetlerinin bu kutsal şapelin kutsal sofrasına yerleştirilmesi, bize iki önemli şeyi hatırlamaktadır; bunlardan ilki, bu iki kardeş Havariyi birleştiren ortak imandır. İkincisi ise bölünmeden önceki binyıl Kilisesi’nin ortak imanı temelindeki birliği tekrar sağlama görevimizdir. Katolik ve Ortodoks Kiliseleri arasında yürütülen sevgi ve hakikat temelli diyalog, bu birliğe giden yolun kutsanmış meyvesidir.
Katolik Kilisesi’nin geçmişte Ortodoks Kiliselerine iade ettiği Azizlerin kutsal emanetleri, iki Kilise arasındaki bu uzlaşmanın bir meyvesidir ve iki Kilise arasındaki birliğin teşvik edilmesine ve geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Büyük bir sevinçle, 2025 yılı Mayıs ayında I.Ekümenik Konseyi toplanmasının 1700 yılı vesilesiyle, Roma’nın Aziz Papası Sayın Franciskus’un, kutsanmış ve tarihi Nikea şehrine yapacağı ziyareti bekliyoruz. Bu ziyaretle ilgili olarak, Patrik Hazretlerimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşmede de konuştular.
Son olarak, sizlere, Yüce Ekümenik Patrik Sayın Bartholomeos’un pederâne selamlarını ve kutsamasını iletiyorum. Havari Andreas’ın halefi olarak, Havari Petrus’un halefi Roma’nın Aziz Papa’sı Sayın Franciskus ile birlikte, birer kardeş olarak, Katolikler ve Ortodoksların özlemle beklenen birliğe ulaşması için içtenlikle dua etmektedirler.”
Dedi.
Monsenyör Massimiliano, hava muhalefetine rağmen Ankara ve Bursa’dan gelen temsilcilere ve tüm cemaatlere teşekkür etti. Katedralin restorasyonunu yapan Mimar Kevork Karagöz’e teşekkür ederek ona madalyon armağan etti. Monsenyör Massimiliano teşekkür konuşmasını “Kardeşler, varlığınız çok anlamlı. Bu kutsal emanetleri birlikte buraya koyarken, aynı iman aracılığıyla en kısa zamanda birlikte Kutsal Sofraya oturmayı diliyoruz” sözleri ile bitirdi.
Yazan: Şule ROGENBUKE
Foto. Elifsu ATEŞOĞLU
