01 – 05 Ekim 2025
01 – 05 Ekim 2025 tarihleri arasında İstanbul Papalık Vekilliği kalabalık bir grup ile Roma’ya Ümidin Hacıları olmak üzere, Episkopos Massimiliano Palinuro önderliğinde yola çıktılar. Bu yolculuğa katılamayanlarında dualarını beraberlerinde götürerek ruhsal temsiliyeti gerçekleştirdiler. Deneyimlerini Présence’la paylaşarak bu güzel yolculuğa bizleri katıyorlar.
Arusyak Safa Jamilabadi
50 kişilik bir grup düşünün, ağırlığı İstanbul’dan, İzmir ve Ankara’dan katılan evli, bekar, genç, daha da genç, adanmış, bir peder, iki rahibe ve bir episkopostan oluşan karman çorman bir insanlar topluluğu. Bazılarımız birbirini önceden tanıyor, bazılarımız havaalanında tanışmış, bazıları tanışmak üzere… Herkesin kalbinde kendi gerçeği, denenmesi, sevinci, ümidi… Grup yolculukları her zaman risklidir, memnun etmek veya edilmek zor olabilir, genelde ya dost ayrılırsın ya da gerçekten artık bir arada yolculuk yapmak istemezsin… Biz birey olarak yola çıktık, aile olarak döndük Türkiye’ye. Herkes kendi talantını çekinmeden paylaştı diğeriyle…. Şükürler olsun! Ümidimiz daim olsun! Ümidimiz hep Rab’de olsun!
Jübile, Katolik Kilisesi’nin çok değerli ve köklü geleneklerinden biridir. İlk olarak Papa VIII. Boniface tarafından 1300 yılında kutlanmıştır. İlk Jübile, yeni yüzyılın başlangıcında – 1299’dan 1300’e geçilirken – inanlıların işlenen günahların affı için endüljans talep etmesinden doğmuştur. “Endüljans”, olağanüstü bir armağandır: İtiraf (Günah Çıkarma/Tövbe/Barışma) Kutsal Gizemi aracılığıyla, kişi günahlarından arınır; böylece bu bağışlanma sayesinde Araf’ta çekilmesi gereken ceza da ortadan kalkar. Bu bağlamda, ilk endüljans Mesih İsa’nın çarmıhta yanındaki iyi hırsıza söylediği şu sözlerle insanlığa verilmiştir: “Doğrusu sana söylüyorum, bugün benimle cennette olacaksın” (Luka 23:43).
Papa Franciskus, endüljans armağanını “Allah’ın merhametinin sınırsızlığını keşfetmemizi sağlayan bir yol” olarak tanımlar. Bu yüzden endüljans, bir Jübile’nin kalbinde yer alan özel bir lütuftur. Resmî metinlerde belirtildiği üzere, “gerçek bir tövbe içinde olan”, “sevgi ruhuyla hareket eden” ve “Jübile sırasında İtiraf Kutsal Gizemi’yle arınmış, Kutsal Komünyon ile beslenmiş olan” inananlar, Papa’nın niyetleri için dua ettiklerinde endüljans lütfunu elde edebilirler. Ayrıca, bu endüljans, “Araf’taki ruhlar için şefaat eylemi” olarak da sunulabilir.
İşte aklımızda bu düşüncelerle Umudun Hacıları olmak üzere çıktığımız yoldan dönüşte, gönlümüzden geçenleri, süsleyip püslemeden, olduğu gibi, yüreğimizden aktığı şekilde sizlerle paylaşmak istedik. Türkiye Kilisesi’ni, bağlı olduğumuz yerel kiliselerimizi kalbimizde taşıyıp Kutsal Kapılar’dan geçirerek, tüm dünya için barış ve Rabbin bereketini diledik. Allah kabul etsin. Amin.

Renata Timyanos
Hayatımızın her anını derinden etkileyecek olan bu hacılık yolculuğuna çıkarken kalbimde hissettiğim en büyük ve anlamlı duygu, Rabbim Mesih İsa’yı ne kadar çok sevdiğim ve uğruna her şeyi yapabileceğimdi. Rabbimizin ışığının yolunda gitmek, O’nun yaşantısına tanıklık etmek ve umudun elçileri olmak bana ayrı bir heyecan katıyordu. Mons. Massimiliano Palinuro eşliğinde, birbirinden farklı bireylerin katılımı ile bu eşsiz hacılık yolculuğuna başladık. Hepimiz hayatın karmaşası içinde kaybolmuş parçalarımızı bulmaya çalışan yolculardık. Gezimiz esnasında kutsal mekanları ziyaret ederken, havarilerin ve iman şehitlerinin yaşantılarını derinden anlayarak inanımızı güçlendirdik. Mesih İsa’nın acılarını bir nebze de olsa anlamak için imanla zorlu yolları kat ettik. Hristiyanlığı özümsemek, imanımızı güçlendirmek, duanın gücünü her yerde hissetmek ve gerçek tanıklığa çağırılmak, bizler için ilahi bir davet oldu. Grubumuzda bulunan imanlıların, anlatımları anlayabilmeleri için bana teklif edilen tercümanlık görevini hiç düşünmeden kabul ettim. Ruhaniyeti anlamak için, iletişim yolu olarak ziyaretlerde konuşulan dilleri kullanarak köprü görevi görmek ve dini sevgiyi yaymak için bu yolda aracı olmak, benim için çok kutsal ve önemli bir görev oldu. Hem dinsel hem de kültürel bir deneyim yaşamak, aynı zamanda insanların ihtiyaçları anında yardımcı olmak ve ufak da olsa hayatlarına ruhani olarak dokunmak, bana verilen bir lütuf olmuştur. Bundan sonra devam edeceğimiz dünyevi hayatımızda, Meryem Ana’nın aracılığıyla Mesih İsa’nın yolunda giderek Gökteki Babamızı yüceltmek için umudun elçileri olmak, gittiğimiz her yere tanıklığımızı götürmek, bu tanıklığı yaşamak ve yaşatmak için içimizdeki ışığın farkına vararak iyi örnekler olmalı; iman, ümit ve sevgi yolunda her zaman ileriye doğru yürümeliyiz. Peder, Oğul ve Kutsal Ruh daima bizimle birlikte olsun.
Can Pol / Didem Varlık
01–05 Ekim tarihleri arasında, (25 yılda bir düzenlenen) jübile yılı vesilesiyle Mons. Massimiliano’nun önderliğinde düzenlenen Roma hacılığına katıldık. Eşimle birlikte, etkinlik sektöründe çalışan iki profesyonel olarak bu yolculuğa hem katılımcı hem de destekleyici olarak dahil olduk. Ancak kısa sürede anladık ki, bu hac yalnızca iyi organize edilmiş bir seyahat değil, ruhun yeniden doğduğu, inancın katman katman derinleştiği bir yolculuktu.
Gittiğimiz hafta Papa tarafından “Mülteciler ve Misyonerler Haftası” ilan edilmişti. Cumartesi günü düzenlenen dua oturumuna katıldık ve Papa bizleri kabul ederek yanımıza geldi; bizimle fotoğraf çektirip kutsamasını verdi. Bu an, yalnızca kişisel değil, topluluk olarak da hepimiz için unutulmaz manevi bir tepe noktasıydı.
Günlerimiz dualar, ayinler ve içsel tefekkürle doluydu. Don Giorgio’nun rehberliğinde Aziz Petrus Bazilikası’ndan Aziz Pavlus’un mezarına, San Callisto yeraltı mezarlığından Santa Croce in Gerusalemme’deki kutsal emanetlere kadar uzanan kutsal mekânlarda dua ettik, ayinlere katıldık ve iman tarihinin izlerini kalbimizde hissettik. Santa Maria Maggiore Bazilikası’nda özel bir ayin kutlamak, Aziz Yuhanna Laterano’da papalık dairelerini gezmek ve Aziz Pavlus Bazilikası’nda kutsal kapıdan geçmek… Her biri yalnızca tarihî değil, ruhsal olarak da dönüştürücü anlardı.
Don Giorgio’nun rehberliğinde her adımda iman tarihinin canlı tanıklarıyla karşılaştık. Padre Paolo’nun vaazları, içsel dünyamızda yankı uyandırarak inancımızı sorgulamamıza, derinleştirmemize vesile oldu. Monsenyör’ün rehberliği ise yalnızca programın düzeninde değil, her anın ruhani derinliğinde hissediliyordu. Her kilisenin anlamını, her duanın ardındaki hikmeti bizimle paylaşarak bu yolculuğu bir keşiften çok, bir dönüşüme dönüştürdü.
Başlangıçta birbirini tanımayan bir topluluk olarak yola çıktık; paylaşılan dualar, yürüyüşler ve sohbetlerle bir kardeşliğe dönüştük. Roma’dan ayrılırken sadece bir geziyi tamamlamanın değil, inancın birleştirici gücüne tanıklık etmenin huzurunu taşıdık.
Bu hac bizim için, inancın hem bireysel hem de topluluk halinde yaşandığında nasıl bir güç ve teselli kaynağına dönüştüğünü gösteren bir yolculuktu.
Ruhumuz Roma’da yenilendi; şimdi bu yenilenmiş ışığı yaşamımıza taşımak bizlere kaldı.
Elleodora Servan Demirci
Bana bu fırsatı sundukları için organizasyonu düzenleyenlere çok teşekkür ederim.
Anjelin Çulcu ve Satenik Serpil Çulcu
İman yaşamının vücut bulmuş haline tanıklık ettiğimiz fiziksel ve ruhsal bir yolculuk deneyimi yaşadık. İlk Hristiyan atalarımızın, azizlerimizin ve iman şehitlerimizin İsa Mesih’in sevgisi uğruna ve onun yolunda sergiledikleri yaşamı bir nebze olsun anlamaya çalıştık.
Dille / kelimelerle anlatılmaz hayranlıkla nefes kesici, muhteşem, görkemli yapıların içinde bulduk kendimizi. Bu yapılar insan eliyle fakat Rabbin vahiy yoluyla yönlendirmesiyle yapılmış, Rabbi yüceltmek için tarihi yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşmış.
25 senede bir açılan tüm kutsal kapılar bizi imanda daha derinleşmeye, yüreklerimizi temizlemeye ve temiz tutmaya, Tanrı sevgisine, umuda ve barışa davet edercesine sırtına kadar açıktı.
Santa Scala’da dizlerimizin üstünde çıktığımız 28 ahşap basamak, günahsız İsa Mesih’in bizler için çektiği acıların çok küçük bir temsiliydi. Acı, ağrı, yorgunluk hissiyle başımız önümüzde, sessizlik içinde basamaklardan yukarıya çıkarken yüreklerimizin derinlerine inebildik.
Hacılık yolculuğumuzun her bir anını inanılmaz derecede ayrıcalıklı yaşadık. Bize bu mucizevi diyeceğimiz yolculuğu sağlayan, bu fırsatı veren, her şeyden önce RABBİMİZ İSA MESİH’İMİZE, sonra da sırasıyla MONSENYÖRÜMÜZE, rahibelerimize, arka plandaki bilmediğimiz destekçilerimize, bizi kollayan koruyan kardeşlerimize, tanımaktan mutlu olduğumuz arkadaşlarımıza ve tüm emeği geçenlere ayrı ayrı minnet ve teşekkürlerimizi sunarız. Ziyaret ettiğimiz kiliselerde Monsönyümüzün riyasetinde ayin gerçekleştirmemiz, duaların ve ilahilerin bu muhteşem mimariye sahip yapılarda yankılanması inanılmazdı. 4 Ekim 2025 Cumartesi günü Papa XIV. Leo’nun vaazını kendisinin sağ tarafındaki alanda oturarak dinledik. Türkiye’den gelen hacılar olarak anons edildik. Onunla birlikte fotoğraf çektirdik. Bazı arkadaşlarımız elini öpebildi. 5 Ekim 2025 Pazar günü Papa’nın riyasetindeki ayinde, kendisinin sol tarafında oturma ayrıcalığına eriştik. İlahilerimizi, Vatikan Meydan’ında ve sokaklarda özgürce söyledik. Her birimizin yüreğindeki heyecan ve sevinç fotoğraflara yansıdı.
Chiara d’Incontro
Benim açımdan, 1-5 Ekim tarihleri arasında Roma’da jübile vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz hac deneyimi tek kelimeyle muhteşemdi. Büyük bir maneviyat ve paylaşım dolu anlar yaşadık, kutsal kapıdan geçtik, Aziz Pavlus’un şehit olduğu yerleri gezdik ve misyonerlerin jübile gününde Papa’nın kutladığı kutsal ayinle yolculuğumuzu sonlandırdık. Dünyanın her yerinden gelmiş kişiler vardı, bazıları benim tanıdıklarımdı ve onları büyük bir sevinçle kucakladım, ama benim için tüm hac yolculuğunu yaşamak ve benim için çok özel olan o günde, Türkiye’deki (İstanbul) kiliseye 5 yıl hizmet ettikten sonra, bu çok güçlü bir işaretti, aksi takdirde hac yolculuğum aynı olmazdı! Tam 5 yıldır Türkiye benim ikinci evim oldu, doğduğum yer değil, ama Rab’bin beni küçük bağında hizmet etmeye çağırdığı yer… Bu yüzden, o “yeni evim”deydim, dua ediyor, sevinç duyuyor, paylaşıyor, birlikte yürüyor ve dünyanın her yerinden gelen, benim gibi yabancı bir ülkeyi “kendi yeri”, doğru yer, her şeyi bırakmaya değer yer, çünkü Rab’bin seçtiği yer yapan tüm o insanlarla birlikte Kutsal Ayin’e katılıyordum. Ve o günlerde, “kökenimdeki evimde”, Katolikliğin kalbinde, ben de birçok kardeşle birlikte, azınlık ama güçlü, birleşik, var olan bir grubu temsil ediyordum! Tüm bunları bir ayrıcalık ve Ruh’ta bir teselli olarak yaşadım.
Rab’be minnettarım.
Marivic Paje-Vardal
Bu Jübile Hacında yer alan herkese, özellikle Episkoposumuz Massimiliano, Peder Paolo, Rahibe Bendita ve Rahibe Arabell’e bu fırsatı verdikleri için teşekkür etmek istiyorum. Bu manevi yolculuğun bir parçası olmaktan dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum… 5 gün boyunca dua ederek, birbirimizi tanıyarak ve birbirimize özen göstererek geçirdiğimiz için minnettarım. Sürekli rehberlik, koruma ve bereket için dua ediyorum ve bir sonraki yolculuğumuzu sabırsızlıkla bekliyorum.
Şener Kocuklu
İnsanın benliğine olan derin bir yolculuktu.
Jonathan Marcus Garland Smith
Kilisenin bizzat temelini kendi gözlerimle görmek – yalnızca büyük papaların ve azizlerin değil, aynı zamanda yeraltı mezarlarındaki mütevazı ilk Hristiyanların da kutsal emanetlerini ve mezarlarını ziyaret ederek, bunun yanı sıra Hristiyanlık hikayesinden ilham alan Roma’nın nefes kesen sanat ve mimarisini de görmek – ve yakın temaslar kurmak, yalnızca Kusal Peder’in kendisi ve günümüz kilisesinin ihtişam ve töreniyle değil, aynı zamanda kendi grubumuzdaki azizler ve günahkarlarla dua, ilahi ve dostluğun özel anlarını paylaşarak, tüm bunlar, Kilise’nin hikayesini daha iyi anlamama ve Kilise içindeki kendi yerimi arayışıma yardımcı oldu.
Mina Avad Wakfi
Mucizelerle dolu, hayal gibi çok güçlü bir ruhsal yolculuktu. Alleluya.
Alin Sönmez
Hac yolculuğu diye melekler aldı bizi cennete götürüp geri gönderdi, bu yaşadıklarımızın başka bir açıklaması oluşmuyor kafamda.
Christiane Matylda Elwira Drowniak
Rüya gibi bir yolculuk.
