Türkiye’deki Katolik Kilisesinin Komünikasyon Araçları Dosyamızda Kiliselerin tümüyle bir fiil çalışan Kitab-ı Mukkades Şirketinin deneyimlerini paylaşmak istedik. Sayın Tamar Karasu şirketin Türkiye Genel Müdürü Présence’ın sorularına cevap verdi.
Bize Kitab-ı Mukkades şirketini kısaca tanıtır mısınız?
Kitab-ı Mukaddes Şirketi (KMŞ) 1818 yılında İzmir, 1820 yılında ise İstanbul’a gelmiş hizmet gruplarının kurduğu ve bugüne kadar kesintisiz gelen bir kurum. Toplumda Protestan bir şirket algısı var çünkü Protestan kiliselerinin inisiyatifi ile kurulmuş ve en büyük bağışçıları da halen bu kilisenin üyeleridir. Buna karşın sadece Protestan kiliselerine değil tüm kiliselere hizmet etme misyonu gütmektedir. Özellikle son 30 yıldır inter-confetional kimliğimizin bilinilirliği ve kabulü için çok çaba sarf ediyoruz. Uluslararası düzeyde gerek Ortodoks gerek Katolik gerekse Protestan Kiliseler ile üst düzeyde ilişkiler kuruyor ve ortak çalışma prensipleri oluşturuyoruz. Bu prensipler ışığında da ulusal temsilciliklerimiz (yani Türkiye KMŞ veya Fransa KMŞ veya İtalya KMŞ gibi) yerel kiliselere hizmet götürüyoruz.
Ülkemizin Kilise yapısında nasıl faaliyetlerde bulunuyorsunuz?
Türkiye’nin Kilise yapısı aslında bize tüm Kiliselere hizmet konusunda cömertçe imkânlar sunuyor. Bu ülkede ve özellikle İstanbul’da pek çok mezhep, etnik ve milli kiliseye rastlamak mümkün. Bu ülkede bir turistseniz ve bir Pazar ibadetine katılmak istiyorsanız çok sık duyulan diller haricinde Romence, Aramice, Rusça, Bulgarca, Korece hatta Amharik dilince bir ibadet yeri ve saati bulabilirsiniz. Bu büyük bir zenginlik ve Türkiye Kitab-ı Mukaddes Şirketine müthiş bir hizmet imkânı sunuyor.

Tüm bu kiliselere ulaşmak, onlar ile iyi ilişkiler kurmak, ihtiyaçlarını dinlemek, birlikte yapabileceğimiz ortak projeler üretmek bizim en önemli misyonumuz. Mesih’te tek beden olduğumuz gerçeğini yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyoruz. Yuhanna 17:11’de İsa Mesih’in duasındaki gibi: “…Kutsal Baba, onları bana verdiğin kendi adınla koru ki, bizim gibi bir olsunlar.” 133. Mezmurda da okuduğumuz gibi kardeşçe birlik içinde yaşamak gerçekten çok iyi ve güzel.
“Temel İlkeleriyle Hristiyanlık” yayını ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Türkiye’deki Hristiyan mezheplerin bir araya gelip kaleme aldığı Temel İlkeleriyle Hristiyanlık bu anlamda çok değerli bir eser. Evet mezhepler olarak farklılıklarımız var ancak bizi bir yapan noktalar çok daha fazla. Bu yayının tanıtımı için hazırladığımız ayraçlarda kitaptan alıntıladığımız ve benim çok sevdiğim bir ifade var: ‘’Bu kitapta anlatılan temel iman ilkelerini ve öğretilerini onaylayan her kiliseyi ve imanlıyı biz tereddütsüz Mesih İsa’daki kurtuluşa paydaş olarak görüyor ve bir ‘kardeş’ olarak algılıyoruz.
Kitab-ı Mukkades Şirketi olarak farklı mezheplerin kendilerine ait çalışmaları nasıl değerlendirilmekte?
Her yayınımız elbette ki her mezhebin ortak görüşünü veya yorumunu içeremez. Her yayınımız Ekümenik olamaz ancak her kiliseye kendi inanç ve öğretisini savunduğu yayınları hazırlamada ve okurlarla buluşturmada destek oluyoruz. Luther’in İncil yorumunu da, Kilise Babalarından Atanasios’un değerli fikirlerini de, bir Katolik rahibin doktora tezini de, bu yüzyılın Ortodoks azizi Kafsokalivalı Porfirios’un hayatını da yayınlıyoruz. Böylece yayın yelpazemizle Ekümenik duruşumuzu sergiliyoruz. Bunu yaparken tek bir prensibimiz var; yayının hiçbir şekilde farklı mezhep veya inançlara bir saldırı içermemesi.
150 kişiden 150 Mezmur okuma projesi nasıl hayata geçti?
Kitab-ı Mukaddes Şirketi’nin 200 yılı kutlamaları çerçevesinde sergilerden, konserlere bir dizi Ekümenik etkinlikler planlamıştık. 2020 yılına denk gelen bu etkinlikleri COVID salgını nedeni ile gerçekleştiremedik. Herkesin evlerine kapandığı, duaya en çok ihtiyaç duyduğumuz zamanlardı. Bu proje işte böyle bir ortamda doğdu. Bu fikri Kilise önderlerimizle paylaşınca çok büyük destek gördük ve Patriklerden başlayarak pek çok ruhanimiz, farklı kilise üyeleri seçtikleri bir mezmuru okurken video kaydı alıp bizlerle paylaştılar. Çekinerek sorduğumuz kişiler, zaman ayırabilir mi ya da teknoloji bilgisi bunu yapmaya yeter mi diye düşündüğümüz pek çok kişi, kendi dilinde ve kendi imkanları ile harika bir iş çıkarttılar. Seçtiği mezmuru bir video klip tadında hazırlayan genç bir kardeşimiz bile oldu. Bize sadece minik düzenlemeler ve kanalımıza yükleme işi kaldı. Bu okumaları yapan ve şu anda aramızda olmayan değerli büyüklerimizden de bize paha biçilmez bir armağan kalmış oldu.
Son dönemde Kitab-ı Mukkades Şirketi olarak en etkilendiğiniz deneyiminiz ne oldu?
Çok büyük bir deprem felaketi yaşadık. Hristiyanlar da bu felaketten paylarını aldılar. Tarihi Antakya’mızdaki varlığımız büyük yara aldı. Bu yaralar halen tam anlamıyla sarılamadı. O felaketin teşvik edici yanlarından biri de kiliselerin o bölgeye yardıma koşarken gösterdikleri kardeşlik, bilgi ve birikim paylaşımıydı. Bu konuda iyi bir sınav verdik ve bu gelecek için çok ümit verici. Halen o bölgede konteynırlarda ve akrabalarında kalmak zorunda olan ailelere prefabrik evler inşa ettiğimiz, Ekümenik diyebileceğimiz bir proje devam ediyor. Bir sonraki Presence sayısında bu evlerin sahiplerine teslim edildiği müjdesini okuyacağımızı umuyorum.
Présence adına: Anita İntiba
Fotoğraflar: Temel İlkeleriyle Hristiyanlık tanıtım günü – KMŞ arşivi
n.b Kitab-ı Mukkades Şirketinin yayınlarına İnternet sitesiden
https://www.kitabimukaddes.com/categories-catalog-tr/ ulaşabilir
Facebook, İnstagram, Twitter ve Youtube kanalından kendilerini takip edebilirsiniz
