Sessizlik içinde geçirdiğimiz bu inziva sürecinde bizlere referans olarak verilen İncil metinlerini okuduktan sonra sessiz bir köşeye çekilerek saatler boyunca meditasyon halindeyken Tanrı’yı fark ederek, Tanrı’nın sevgisini hissederek ve Tanrı’nın merhametli bakışlarının üzerimizde olduğunu bilerek saygı içerisinde dua ettik.
İnziva sürecinde mevcut yaşantımın telaş ve kaos ortamından uzakta, Manastırın bahçesindeki bir ağacın dibinde oturarak güven, sessizlik ve huzur içerisinde Rab Mesih İsa’nın benimle birlikte olduğunu hissetmek ve tam karşısında oturup bedensel ve duygusal sezgilerimle O’nu fark etmek beni oldukça heyecanlandırsa da Mesih’in verdiği huzur ve yatıştırıcı sevgi sayesinde meditasyona geçebildim.
Bir bebek kadar heyecanlı ve şaşkın ancak ana kucağındaymış gibi güvende ve huzurlu hissediyordum. Rab Mesih İsa tam karşımda oturuyor ve hoşnut gözlerle beni izliyor ve dinliyordu. Kutsal Ruh beni kundaklanmış bir bebek gibi kollarına aldı ve annesinin memelerinden süt emen bir bebekmişim gibi beslemeye ve öğretmeye başladı.
Ruhum bilgelik ve kendimi keşfetmemi sağlayacak eleştiri ile besleniyordu. Elimden tuttu ve beni kendimle tanıştırdı. Aslında bir baba gibi biraz otoriter ve ciddi bir dille uyardı. Ancak bu uyarı öfkeden ve kızgınlıktan değil, sevgi ve merhametinden gelen yapıcı bir dersti.
Metin: Batuhan Camillo Yalçın
Fotoğraf: İnziva katılımcı
