İSTANBUL GENÇLERİ GENÇLİK JÜBİLESİNDE
28 Temmuz 2025 Pazartesi – Roma’ya Gidiş
Sabah erken saatlerde, üç farklı toplanma noktasında bir araya gelerek havalimanına doğru yola çıktık. Havalimanına vardığımızda bizi Peder Jacky, SDB ve SSVM rahibelerimiz Sr Arabell ve Sr Bendita bizleri karşıladı. İşlemlerimizi tamamladıktan sonra, kemerlerimizi bağlayıp bu kutsal yolculuğa adım attık.
Roma’ya indiğimizde, havalimanından servislerle Don Bosco Okulu’na geçtik.
Akşam 19.30’da Don Bosco Bazilikası’nda ayine katıldık. Ayinin ardından, Mons. Vartan, bizlere bir konuşma yaptı. Önce ayinde geçen bölüme değinerek, Musa’nın elindeki iki levhada Tanrı’nın On Emri’nin yazılı olduğunu hatırlattı. Halkın altın buzağıya taptığını görünce bu levhaları yere atıp kırması, Tanrı ile yapılan antlaşmanın bozulduğunun sembolik bir göstergesi olduğuna değindi. Hepimizin içinde bir Musa olduğunu; iman yolculuğunda iki yön bulunduğunu ve bunun farkına varmamızı söyledi.

Ayrıca, Hristiyan yaşamında dini eğitimin önemini anlattı. Vaftizden sonra kateşizm ile imanımızın olgunlaştığını, iç huzura kavuşmamızı sağladığını vurguladı. 2025 Jübilesi, umut yolunda kurulmuş bir jübile ve Hristiyanlığın en önemli erdemlerinden biri olan “iman, umut ve sevgi” içinden “umut” teması üzerine inşa edildi.
29 Temmuz 2025 Salı – Vatikan’a Yolculuk
Sabah, bir grup genç Palazzo dei Convertendi’de Kardinal Claudio Gugerotti ile buluşmaya giderken, diğer bir grup Vatikan’a giderek haç eşliğinde Kutsal Kapıdan geçti. Bu görüşmeden sonra Mons. Vartan’ın önderliğinde bir grup genç Vatikan Radyosunda gerçekleşecek olan bir programa katılmak üzere aramızdan ayrıldı. Bu söyleşi daha sonra Vatican News internet sitesinde yayınlandı Mons.Vartansöyleşi
(Présence not: Bu söyleşinin içeriği dergide yer almaktadır)
Grup olarak buluşarak Aziz Petrus Meydanı’na doğru yürüdük. Burada, 19.00–20.00 saatleri arasında gerçekleştirilen “Hoş Geldiniz” ayinine katıldık. Vaaz kısmında şu sözler öne çıktı:
“Kardeşlerim, imanın iki temel karakteristiği vardır: dinlemek ve harekete geçmek. Rab’ bin sözünü dinleyerek iman edelim; ama bununla yetinmeyip, hayatımızda Marta gibi imanımıza tanıklık edecek eylemlere adım atalım.
Peki, İsa ne yaptı? Hastayı iyileştirdi, susayana su, aç olana yemek verdi, zor durumda olana yardım etti. Bizler de hayatlarımızda sevgiyi paylaşarak imanımıza tanıklık edebiliriz. Bu sevgi, İsa’nın ta kendisidir; diriliş ve yaşam O’dur.”
30 Temmuz 2025 Çarşamba -Kutsal kapıdan geçiş
Sabah 08.30’da yola çıkarak, Roma’daki dört büyük papalık bazilikasından biri olan Santa Maria Maggiore bazilikasına gittik. Kutsal Kapı’dan geçerek, Batı Hristiyan dünyasındaki en eski ve en önemli Meryem Ana tapınağı olarak bilinen bu görkemli yapıyı gezdik.
Gezimizin ardından yemek molası verdik. Saat 15.30’da ise Santa Maria in Cosmedin’de ayinimizi gerçekleştirdik. Kilisenin dış kısmında yer alan, mermer üzerine insan yüzü şeklinde yapılmış ünlü kabartma “Bocca della Verità” (Gerçeğin Ağzı)’ı da görme fırsatımız oldu. Rivayete göre bu kabartmanın ağzı, Ortaçağ’da bir yalan dedektörü gibi işlev görür; elini içine sokan kişi yalan söylüyorsa, ağzın elini ısıracağına inanılırdı.
Ayin sonrası dönüş yoluna geçtik. Akşam saat 20.00 civarında ise Don Bosco ekibinin düzenlediği festivalde diğer gençlerle buluştuk ve keyifli bir akşam ile günü tamamladık.
31 Temmuz 2025 Perşembe- Kutsal kapıdan geçiş
İlk durağımız San Giovanni in Laterano oldu. Burada Kutsal Kapı’dan geçerek derin ve anlamlı bir ruhani deneyim yaşadık. Roma’nın en eski ve en önemli bazilikası olan bu yapı, yalnızca mimari ve tarihi zenginliğiyle değil; aynı zamanda Papa’nın resmî katedrali olması ve evrensel Katolik Kilisesi’nin merkezi konumuyla da büyük bir öneme sahip. Bu sebeple “Baş Kilise” ünvanını taşır.
Bazilikanın hemen karşısında yer alan Scala Santa’ya, yani “Kutsal Merdiven”e yöneldik. Bu basamakların, İsa Mesih’in çarmıha gerilmeden önce Roma valisi Pontius Pilatus’un huzuruna çıkarken kullandığı merdivenler olduğu söylenir. IV. yüzyılda Azize Helena tarafından Kudüs’ten Roma’ya getirilen bu kutsal basamaklar, Hristiyanlar için pişmanlık, arınma ve Tanrı’ya yaklaşma anlamı taşır. İnananlar, bu merdivenleri dizleri üzerinde ve dua ederek çıkarak, Tanrı’nın bağışlayıcı sevgisine daha da yaklaşmayı amaçlar.
Sonrasında Santa Croce in Gerusalemme Bazilikası’na geçtik. Kudüs’ten getirilen toprak üzerine inşa edilen bu bazilika, içinde sakladığı kutsal emanetlerle ünlüdür. Azize Helena’nın Kudüs’ten getirdiği Gerçek Haç parçaları, dikenli taç ve çiviler burada korunmaktadır.
Yemek molası ve serbest zamanın ardından Santa Maria in Campo Marzio’ya giderek Süryani Katolik ayinine katıldık.
Akşam okula döndüğümüzde Peder Jacky ile bir kateşez gerçekleştirdik. Paylaşımda, Jübilenin Roma’da yapılmasının sebeplerinden, şehrin çok sayıda kutsal mekâna ve özellikle Aziz Petrus’a atfedilen derin öneme sahip olmasından bahsetti. Ayrıca Kutsal Kapı’nın anlamını detaylandırdı; bu kapının Jübile yılının en güçlü simgelerinden biri olduğunu, hacıların en önemli hedeflerinden birinin buradan geçmek olduğunu vurguladı. Kutsal Kapı’dan geçmenin, Mesih olan İyi Çoban’ın izinden gitmeye karar vermek ve O’nun rehberliğini kabul etmek anlamına geldiğini hatırlattı.
1 Ağustos 2025 Cuma- itiraf sırrı
Sabah kahvaltının ardından Don Bosco Okulu’nun bahçesinde Monsenyör Vartan ile bir kateşez gerçekleştirdik. Sohbetimizin ana konusu, “günah” kavramı ve günaha karşı olan itiraf sırrıydı. Monsenyör, itirafın bizi yeniden Allah’a götüren bir armağan olduğunu vurguladı. Hayatımızda Allah’a, ailelerimize, insanlara ve kendimize karşı neler yaptığımızı düşünmemizi; vicdanımızı bu doğrultuda sorgulamamızı istedi.
Ardından hep birlikte, itiraf gizemini gerçekleştireceğimiz alan olan Circo Massimo’ya doğru yola çıktık. Burada birçok papaz, itiraflarını gerçekleştirmek isteyen gençler için hazır bekliyordu. Başlamadan önce, kendi vicdanımızı yoklamak ve kendimizle baş başa kalmak için sessiz bir zaman dilimi geçirdik.
Bu önemli ruhani adımı tamamladıktan sonra, 14.30’da buluşup isteyenlerle birlikte sur dışında yer alan San Paolo fuori le Mura (Sur Dışı Aziz Pavlus Bazilikası)’na gittik. Roma’daki dört büyük papalık bazilikasından biri olan bu kutsal mekân, hem Aziz Pavlus’un mezarına ev sahipliği yapması hem de Kutsal Kapıya sahip olmasıyla özel bir öneme sahiptir. Kutsal Kapı’dan geçerek hac yolculuğumuzu sürdürdük ve sonrasında bazilikayı gezmek için serbest zamanımız oldu.
17.30’da Roma’daki en önemli ruhban okullarından birinde Ermeni Katolik ayini gerçekleştirildi. Bu ayine Lübnan’dan gelen Hristiyan gençler de katıldı. Ayinin ardından salonda düzenlenen kokteylde gençlerle tanışma ve sohbet etme imkânı bulduk.

2 Ağustos 2025 Cumartesi-Tor Vergata’ya Yolculuk
Sabah 9.00 da eşyalarımızı hazırlayıp kahvaltımızı ettikten sonra, milyonlarca gencin buluşma noktası olan Tor Vergata’ya doğru yola çıktık. Kilometreler boyunca adım adım ilerlerken dudaklarımızda ilahiler, kalplerimizde dualar, yanımızda ise dünyanın dört bir yanından gelmiş gençler vardı.
Saatler süren yolculuğun ardından 14.00 civarı alana vardık. Bize ayrılan bölümümüze geçerek eşyalarımızı yerleştirdik. Akşama kadar dinlenirken aynı zamanda çevremizi gözlemledik; milyonlarca gencin bir araya gelişinde Kilise’nin evrenselliğini daha yakından hissettik.
Ve beklenen an geldi. Saat 19.30’da Papa XIV. Leo helikopterle alana giriş yaptı. Onu karşılayan alkışlar, yükselen ilahiler ve dualar gökyüzüne doğru yükseldi. Ardından saat 20.30’da başlayan ayinle birlikte milyonlarca ses tek bir yürek oldu.
Farklı ülkelerden olan üç genç, Papa ile birlikte arkadaşlık, seçim cesareti ve iyilik yapma çağrısı üzerine tanıklıklarını paylaştılar. Her biri bizlere Hristiyan gençliğin çağrısının ne kadar canlı ve güncel olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Saat 22.00 civarında gece duası sona erdiğinde kalplerimizde derin bir huzur vardı.
3 Ağustos 2025 Pazar- Tor Vergata da uyanış
Sabah saat 07.00’de uyanıp kutsal ayine hazırlandık. Milyonları aşan genç ile aynı anda Rabbin huzurunda diz çökmek tarif edilemez bir duyguydu.
Ayin sırasında Papa biz gençlere unutamayacağımız öğütler verdi. Varlığımızın doluluğunun sahip olduklarımızla ölçülmediğini, gerçek doluluğun sevinçle karşılayıp paylaştığımız şeylerde saklı olduğunu hatırlattı. Ayrıca umudun asla hayal kırıklığına uğratmayacağını, çünkü İsa Mesih’in bizim en büyük umudumuz olduğunu vurguladı.
Komünyonumuzu aldıktan sonra toparlanmaya başladık. Ayinin bitişiyle birlikte alandan ayrıldık. Dönüş yolumuz, geliş yoluna göre çok daha kolay geçti çünkü artık kalplerimizde bu Gençlik Jübilesini tamamlamanın verdiği güç vardı.
Okula vardığımızda akşama kadar serbest zamanımız oldu. Saat 23.00’te Don Bosco’nun bahçesinde toplandık ve Jübile haftamızın nasıl geçtiğine dair paylaşımlarda bulunduk.
Herkesin kalbinde ortak bir duygu vardı: bu yolculuğun en değerli yanı, dünyanın dört bir yanından gelen gençlerin aynı amaç için buluşması, umudu ve sevgiyi birlikte yaşamalarıydı.
4 Ağustos 2025 Pazartesi – Serbest Gün
Sabah 08.30’da uyanıp, kahvaltımızı yaptık. Saat 09.30’da Don Bosco Bazilikası’nda Türkçe ayinimizi gerçekleştirdik. Bu, Roma’da yaptığımız son ayin olacaktı. Hem Türkçe olması hem de Gençlik Jübilesi günlerinden sonra gerçekleşmesi, bu son ayini hepimiz için daha anlamlı kılıyordu.
Ayin sırasında okunan bölüm: Aziz Matta Tarafından Yazılan Mesih İsa’nın İncili’nden Sözler (14, 22-36)
İsa’nın fırtınalı gölün üzerinde yürüyerek öğrencilerine yaklaşması, inancın korkuya galip gelebileceğini güçlü bir şekilde hatırlatır. Petrus, başlangıçta imanla adım atsa da rüzgârın şiddetinde gözünü Rab’den ayırınca batmaya başlar—tıpkı bizlerin de zaman zaman yaşadığı tereddütler gibi. Bu olay, inançsızlık ve şikâyetin ruhsal ve fiziksel sıkıntılara yol açabileceğini gösterir. Ancak İsa, elini hemen uzatır; korku ve kuşkunun ortasında bile O’nun merhameti hazırdır. 2025 Jubilesi, her inanan için bir davettir: Fırtınalar arasında bile gözümüzü Mesih’ten ayırmadan yürümeye cesaret edelim; çünkü O her zaman yakınımızdadır ve bizi kaldırmaya hazırdır.

Ayin sonrası, kardinal Claudio Gugerotti ile buluşmaya giden ekip, Vatikan’da kutsal kapıdan geçemediğinden yeniden Vatikan’a giderek Kutsal kapıdan geçtiler.
Akşam saat 23.00’te hepimiz okula dönmüştük. Ertesi günkü dönüş yolculuğu için hazırlıklarımızı tamamlayıp günü huzurlu bir şekilde sonlandırdık.
5 Ağustos 2025 Salı – Dönüş Yolu
Yolculuğumuzun sonuna gelmiş olmanın verdiği o tatlı burukluk, hepimizin yüzünden belli oluyordu . Saat 07.30’da Don Bosco Okulu’na veda ederek otobüslerimizle havalimanına doğru yola çıktık.
Saat 12.30’da uçağımıza binip, dokuz gündür paylaştığımız bu özel yolculuğun ardından Türkiye’ye döndük. Birlikte güldüğümüz, dua ettiğimiz, bir sürü anı paylaştığımız yol arkadaşlarımızla vedalaşırken, her birimizin kalbinde bu günlerin unutulmaz izleri kaldı. Sonrasında, herkes kendi evine doğru yola koyuldu; ama biliyorduk ki bu manevi yolculuk, ruhlarımızda yaşamaya devam edecekti.
Bu özel gençlik yolculuğunu titizlikle planlayan gençlik koluna, organizasyon süresince her an yanımızda olan Peder Jacky’ye, bu anlamlı ruhsal yolculukta bizlere eşlik eden Mons. Vartan’a ve aramızda bulunmalarıyla bizleri çok mutlu eden Sr Arabell ile Sr Benditta’ya en içten teşekkürlerimizi sunarız. Bizleri ağırlayan Don Bosco Okuluda her daim hatıralarımızda kalacaktır.
Yazar: Kathrine Sakız
Resimler: Kevin Taş ve bütün ekibimiz
Katılımcıların Gözünden
Jübileye katılan gençlerden bu deneyimi dinlemek ve paylaşmak yeniden o ruhsal anları yaşatacaktır.
Liza Üçkardeş:
Benim için jübileden döndükten sonra kalbimde en çok yer eden fikir, milyonlara ulaşmış sayıda insanın bir araya gelip kendi konfor alanlarını tamamen geride bırakarak, kalplerindeki Hristiyanlığı ve Allah sevgisinin arkasından giderek tek bir amaç doğrultusunda bir araya gelmeleri ve ortaya milyonların birleşerek tek bir ruhun çıkması oldu. Bu ruh her zaman kalbimde özel bir yer edinecek.
Gabi Önder:
Roma Jübilesi, özellikle Türkiye’de azınlık bir popülasyon olan biz Türk Katolik gençlerine, milyonlarca Katolik gençle aynı duyguları paylaşıp aynı ilahileri söylerken, ne kadar kalabalık bir aile olduğumuzu hatırlattı. Jübile sürecinde milyonlarca gençle Papa’nın ayinlerine katılmak, kutsal kapılardan geçmek ve Kudüs’teki Kutsal Haç Bazilikasındaki (Basilica di Santa Croce in Gerusalemme) kutsal emanetleri görmek; bizleri hem derin bir iç huzura kavuşturdu hem de Tanrı’ya olan inancımızı ve bağlılığımızı artırdı.
Vanessa Arslan:
Jübileden dönerken kalbimde tarifsiz bir huzur ve Tanrı’nın sevgisinin sıcaklığı vardı. O günlerde, yaratma ve oldurma gücünü hissetmenin ne kadar dönüştürücü olduğunu gördüm. En önemlisi, ruhani kardeşliğin ve birbirini desteklemenin ne kadar kıymetli olduğunu yaşayarak öğrendim. İlk kez, benimle aynı yönde yürüyen, aynı sevgiye inanan insanlarla bir arada olmanın ne demek olduğunu iliklerime kadar hissettim. Birlikte dua ettik, omuz omuza yürüdük, birbirimizin yükünü hafifleterek tek bir yürek olduk. Jübile, bana sadece inancımı değil, aynı zamanda bir olmanın gücünü de hatırlattı.
Gabi Koç:
Jübile kalbimdeki kardeşlik ve tanrı sevgisi duygularını yeniden canlandırdı. Hristiyanlığın sadece kilisede bulunan bir topluluk olmayıp aslında evrensel bir değer olduğu farkındalığını kattı ve jübile bize kendi yaşantımızı sorgulatıp Tanrıya günahlarımızdan ötürü pişmanlık duyup af dileyebileceğimiz bir fırsat sundu.
Liza Wakfi:
Geçtiğimiz gençlik jübilesi, kalbimde asla silinemeyecek izler bıraktı. Hep birlikte paylaştığımız coşku, dostluk ve umut Tanrı’nın çağrısına “Evet” demenin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Yolculuk süresince söylediğimiz ilahiler yüreklerimizi Mesih’te birleştirdi ve kardeşliğimizi güçlendirdi. Belki dillerimiz farklıydı, ama dualarımız tek bir yürekten Rabbe yükseldi, böylece özellikle Tor Vergata’da Tanrı’nın sevgisinin sınır tanımadığını yeniden gördüm ve onun sevgisiyle her ulusa umut taşıyabileceğimize daha çok inandım.
Yusuf Araz:
Bu, benim üçüncü Dünya Gençlik Günüm. Her birine hayatımın farklı bir döneminde katıldım. İlkinde henüz yeni reşit olmuştum; gençliğin heyecanı ve merakı içimdeydi. İkincisinde üniversite yıllarımın ortasındaydım; hayatın anlamını aradığım, kendimi keşfettiğim bir dönemdi. Şimdi ise, iş hayatına adım attığım, sorumlulukların arttığı bir evredeyim. Her seferinde aynı yolları, farklı bir Yusuf olarak yürüdüm.
Bu yolculuk, benim için sadece ruhani bir deneyim değil, aynı zamanda bağ kuran, birleştiren, dostluğu derinleştiren bir süreç oldu. Yaşadığımız her zorluk, her sorun bizi birbirimize daha sıkı bağladı ve uzun yıllar sonra bile gülerek hatırlayacağımız, rengarenk anılar kazandırdı. Roma’da, birlikte geldiğim insanların hislerinin beni ne kadar mutlu ettiğini fark ettim. Onların da benim ilk gelişimde yaşadığım duygulara benzer hisleri yaşamalarını istedim.
Elbette herkes arkadaşlarıyla güzel sahil kasabalarına, barlara, akşam yemeklerine gidebilir. Ama inanın, dostlarınızla ya da burada tanışacağınız insanlarla böylesine anlamlı bir yolculuğa çıkmak, arkadaşlığınıza bambaşka bir boyut katıyor. Bunu kelimelerle anlatmak zor… Ama yaşamanızı tüm kalbimle tavsiye ederim.
Jasmin Saman:
Jübile benim ilk defa yaşadığım bir deneyimdi. Jübileye giderken ki benle dönerken ki ben aynı kişi değildi. Bunu döndüğümde çok daha iyi anladım. Çok güzel dostluklar kurup, birlik ve beraberlik içinde Mesih İsa’ya ve Meryem Ana’ya dua etmek çok güzel bir duyguydu. Tor Vergata’da 2 milyon gencin sessizlik içerisinde ayine katıldıktan sonra Papa, vaazında şöyle demiş “sessizliğiniz büyük bir gürültü yarattı”. Gerçekten de herkesin döndükten sonra bunu konuşması da bunun kanıtı oldu. Yaşanılan her bir detay mucizeydi. Umarım mucizeler hiç bitmez.
Sercan Ölmez:
Roma, daha önce gittiğim bir şehir olmasına rağmen, Jübile dönemindeki Roma bambaşka bir şehirdi. Şehir, dünyanın dört bir yanından Jübileye katılmak için gelmiş Hristiyan gençlerle dolup taşıyordu. Grup olarak birlik ve beraberlik ruhuyla kiliseleri ziyaret ettik. Kutsal kapılardan geçerek amacımızı tamamladık. Roma’da gördüğüm dini adanmışlığı ve İsa’nın birleştirici gücünü başka hiçbir yerde görmedim.
Yazan: Kathrine Sakız
