GENÇLERİN KALBİNDE CARLO ACUTİS

Anadolu Havarisel Vekilliği Gençlik Buluşması

İskenderun Müjdeleme Latin Katolik Katedrali’nin duvarları, 26 Haziran ve 1 Temmuz tarihleri arasında yalnızca bir gençlik buluşmasına değil, gençlerin iman, sevinç ve kardeşlikle canlandırdığı bir Kilise yaşamına da tanıklık etti. Adana’dan Mersin’e, İskenderun’dan Antakya’ya, Trabzon’dan Samsun’a ve ayrıca İstanbul’a kadar uzanan geniş bir coğrafyadan gelen gençler, bu günlerde sadece bir programı paylaşmak için değil; dostlukta, duada ve tanıklıkta derinleşen bir iman yolculuğuna çıkmak için bir araya geldiler.

Bu buluşmanın merkezinde, kısa fakat olağanüstü derecede yoğun bir hayatın sessiz ışığıyla çağımızı aydınlatan Aziz Carlo Acutis’in tanıklığı yer aldı. Henüz genç yaşında dünyaya bıraktığı iz, zamana sığmayan bir iman derinliği olarak bu kampın her anına görünmez bir şekilde eşlik etti. Onun hayatı, modern dünyanın hızına karşı durmayan ama onu içeriden dönüştüren bir sadeliğin ve Efkaristiya’ya yönelmiş kalbin hikâyesi olarak gençlerle buluştu. Carlo’nun tanıklığı, gençlere kutsallığın yalnızca uzak ve erişilmez bir ideal olmadığını; aksine, günlük yaşamın sıradan görünen anlarında, küçük sadakatlerde ve Tanrı’ya açık tutulan bir yürekte filizlenebileceğini hatırlattı. Bu yüzden onun adı kamp boyunca yalnızca bir azizi anmak için değil, bugünün gençliğine hâlâ konuşan canlı bir örnek etrafında yeniden düşünmek için anıldı.

26 Haziran’da Kutsal Ayin ile başlayan gençlik buluşması, ortak dua etrafında şekillenen anlamlı bir açılışla başladı. Ayin’in ardından program, gençlerin birbirini daha yakından tanıyabileceği tanışma etkinlikleri ve çeşitli oyunlarla devam etti. Farklı şehirlerden ve ortamlardan gelen gençler, bu etkinlikler sayesinde hem yeni dostluklar kurdu hem de birlikte hareket etmenin, paylaşmanın ve iletişim kurmanın önemini deneyimledi. Günün ilerleyen saatlerinde artan samimiyet ve neşe, kampın geri kalan günleri için güçlü bir birlik duygusu oluşturdu ve herkesin kendini ait hissettiği sıcak bir topluluk atmosferi ortaya çıktı.

Ertesi gün farklı pederler tarafından yürütülen oturumlarda “Dijital Dünya’da İman” ve “Efkaristiya: Cennet’e Giden Otoyolumuz” başlıkları ele alındı. Gençler, ekranların dünyası ile iman arasındaki dengeyi ve Efkaristiya’nın hayatın merkezindeki yerini yeniden düşünme fırsatı buldu. Bu süreçte Carlo Acutis’in hayatı da örnek olarak ele alındı; onun dijital çağda imanını nasıl yaşadığı gençler için ilham verici oldu. Gün boyunca devam eden oyunlar ve grup çalışmaları ise öğrenmeyi daha canlı ve paylaşım temelli bir deneyime dönüştürdü.

Buluşmanın üçüncü günü, sabah tespih duasıyla başladı. Gençler, Meryem Ana’nın şefkati aracılığıyla günü bir sükûnet ve dua hâli içinde karşıladı. Ardından Anadolu Havarisel Vekilliği Yöneticisi Episkopos Monsenyör Antuan Ilgıt’ın güçlü pastoral rehberliği eşliğinde Kutsal Ayin kutlandı. Onun özenli ve dikkatli yönlendirmesi, gençleri daha derin bir içsel tefekküre davet etti.

Akşam olduğunda ise kilisenin bahçesi bambaşka bir anlam kazandı. Mum ışıklarıyla gerçekleştirilen Kutsal Efkaristiya yürüyüşü, gençlerin karanlık içinde taşıdığı küçük ama sarsılmaz bir ışık gibi ilerledi. Bu yürüyüş, inancın sadece söylenen bir şey değil, birlikte adım adım yaşanan bir yol olduğunu hatırlattı.

Yürüyüşün ardından Kutsal Efkaristiya Tapınması’na geçildi. Sessizliğin ağırlaştığı bu anlarda gençler, dış dünyanın gürültüsünden uzaklaşıp kendi iç sesleriyle ve Tanrı’nın huzuruyla baş başa kaldı. O an, birçok kişi için kampın en sade ama en güçlü karşılaşmalarından biri oldu. Bazıları için bu, uzun zamandır ihtiyaç duyulan bir iç huzur anıydı; bazıları için ise Tanrı’nın huzurunda yeniden kendini dinleyebilmenin kapısını aralayan sessiz bir çağrıydı.

Azizlerin İzinde Bir Yolculuk: Antakya

29 Haziran’da, Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı vesilesiyle kampın yönü Antakya’daki Saint Pierre Kilisesi’ne çevrildi. İlk Hristiyan topluluklarının izlerini taşıyan bu kutsal mekân, gençleri tarihin derinliklerinde bir ruhsal yolculuğa davet etti. Gerçekleştirilen Ekümenik Dua, farklı seslerin tek bir ilahide birleştiği güçlü bir birlik deneyimi olarak yaşandı; gençler, Antakya’nın taşları arasında yükselen ilahilerle ortak bir inanç hafızasında buluştular. 

 

Ekümenik duanın ardından Antakya Katolik Kilisesi’nde kardeş cemaatlerle birlikte Kutsal Ayin kutlandı. Gençler bu ayinde koro olarak aktif şekilde yer alarak ilahilere eşlik ettiler; böylece dua, yalnızca dinlenen değil, birlikte inşa edilen bir ortak sese dönüştü.

Zirve Gün: Carlo Acutis ile Karşılaşma 

Kampın en yoğun ve anlamlı günlerinden biri 30 Haziran’da yaşandı. Assisi’den özel olarak davet edilen, Kapüsen rahip ve Basilica della Spogliazione’nin rektörü Fr. Marco Gaballo, sabah saatlerinde gençlere Aziz Carlo Acutis üzerine bir kateşizm gerçekleştirdi. Bu   buluşmada Carlo’nun sadeliği, dijital çağdaki iman tanıklığı ve Tanrı’ya yönelişi alındı. Programa ayrıca İstanbul Episkoposu Massimiliano Palinuro’nun vekili ve Türkiye’deki Kapüsen rahiplerinin sorumlusu Fr. Paolo Raffaele Pugliese de katıldı. 

Fr. Marco’nun aralarında bulunması gençleri çok mutlu etti. Onu büyük bir dikkat ve ilgiyle dinleyen gençler, Carlo Acutis’in yaşamı ve tanıklığı üzerine sorular yönelttiler. Özellikle Carlo’nun bilgisayarı, interneti ve çağının araçlarını Tanrı’dan uzaklaştıran bir alan olarak değil, O’na yaklaşmanın ve O’nu tanıklıkla duyurmanın bir yolu olarak kullanması, gençlerin üzerinde en çok düşündüğü noktalardan biri oldu. 

Günün en etkileyici anı ise Kutsal Ayin sırasında Carlo Acutis’in reliğinin sergilenmesiydi; bu an, gençler için imanla daha somut ve derin bir karşılaşma hâline dönüştü.

Katolik geleneğinde relikler, yalnızca geçmişten kalan hatıralar değil, yaşamlarını Mesih’e adamış kişilerin tanıklığını Kilise’nin bugününde görünür kılan sessiz ama güçlü işaretlerdir. Bu nedenle Carlo’nun reliğiyle karşılaşmak, gençler için yalnızca sevilen bir figüre yakınlık hissetmekten ibaret değildi; aynı zamanda iman hayatının somut, yaşanmış ve Kilise’nin hafızasında canlı kalan bir gerçeklikle buluşması anlamına geliyordu. Kutsal Ayin’in derinliği içinde yaşanan bu an, Carlo Acutis’in tanıklığını yalnızca anlatılan bir örnek olmaktan çıkarıp, dua eden gençlerin ortasında hissedilen canlı bir mevcudiyete dönüştürdü. Reliğin varlığı, azizlerin yaşamının Kilise’nin litürjik ve ruhsal hayatından ayrı düşünülemeyeceğini güçlü bir biçimde hatırlatırken, gençlere de kutsallığın yalnızca geçmişte kalmış bir hikâye değil, bugün de Kilise’nin yaşamında yankı bulan bir gerçeklik olduğunu gösterdi. 

Aynı günün akşamında düzenlenen “festa” (kutlama) gecesi, yoğun manevi atmosferin ardından gelen bir sevinç taşmasıydı. Şarkılar söylendi, videolar izlendi, gülüşler paylaşıldı. Ancak bu sevinç yüzeysel bir eğlence değil; birlikte geçirilen günlerin içsel bir meyvesiydi.

Kapanış ayini, kamp boyunca yaşanan tüm ruhsal yolculuğun derin ve anlamlı bir tamamlanışı oldu. Gençlerin özel isteği üzerine Carlo Acutis’in reliği bir kez daha sergilendi ve böylece gençler, relik önünde dua etme, sessizlik içinde kalma ve bu özel karşılaşmayı kişisel bir şekilde yaşama fırsatı buldular. Bu an, yalnızca kampın sonuna eklenen sembolik bir ayrıntı değil; aksine, Carlo’ya duydukları yakınlığın ve onun yaşamından aldıkları ilhamın en somut ifadelerinden biri hâline geldi. 

Bu gençlik buluşması, Carlo Acutis’in ışığında gençlerin kalbinde yalnızca güzel anılar değil, aynı zamanda daha derin bir yön duygusu bıraktı. Kamp boyunca paylaşılan dualar, kurulan dostluklar, yaşanan sessizlikler ve Efkaristiya etrafında şekillenen bu ortak deneyim, birçok genç için unutulmayacak ruhsal bir iz haline geldi. 

İskenderun’da geçen bu günler, gençlerin bir araya gelmesinden çok daha fazlasına dönüştü: birlikte yaşanan imanın, paylaşılan sevincin ve ortak yürüyüşün somut bir ifadesi oldu. Kamp sona ermiş olabilir; ancak burada filizlenen bağların ve kazanılan tecrübelerin, gençlerin yaşamında uzun süre varlığını koruyacağı şimdiden hissediliyor. 

Metin: Julia Elif Ayata raflar 

Fotoğraflar: Yasan Bereytouni



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir