AKDENİZ’DEKİ SON UMUT LİMANI “BEL ESPOİR” ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Bel Espoir gemisinin Marsilya’daki son durağına vardığımızda, tuzlu rüzgârın taşıdığı bir hava vardı: umut. Akdeniz’de aylarca seyrettikten sonra, farklı ülkelerden gelen biz gençler aynı limanda bir araya geldik, ancak bu buluşma sadece fiziksel bir buluşma değildi. 

Sanki Allah’ın eliyle yönlendirilen bir rastlantı gibiydi; hepimizin kalbinde aynı dua yankılanıyordu: “Barış mümkün mü? Elbette mümkün, çünkü sevgi hâlâ var.” Bel Espoir “Güzel Umut”. Adı bile, zamanımızın karanlığına rağmen içimizde parlamaya devam eden küçük ışığı hatırlatıyor gibiydi.

Bel Espoir gemisinin Marsilya’daki son durağına vardığımızda, tuzlu rüzgârın taşıdığı bir hava vardı: umut. Akdeniz’de aylarca seyrettikten sonra, farklı ülkelerden gelen biz gençler aynı limanda bir araya geldik, ancak bu buluşma sadece fiziksel bir buluşma değildi. 

Sanki Allah’ın eliyle yönlendirilen bir rastlantı gibiydi; hepimizin kalbinde aynı dua yankılanıyordu: “Barış mümkün mü? Elbette mümkün, çünkü sevgi hâlâ var.” Bel Espoir “Güzel Umut”. Adı bile, zamanımızın karanlığına rağmen içimizde parlamaya devam eden küçük ışığı hatırlatıyor gibiydi.


Göç, savaşlar, ekonomik adaletsizlik ve çevre krizlerinin damgasını vurduğu bir dünyada, gençlerin birlikte yola çıkıp birbirlerini anlamaya çalışması başlı başına bir mucize. Marsilya ayağında bu mucizenin somutlaşıp gerçeğe dönüştüğünü hissettim.


Bu yolculukta, farklı dinlerden, dillerden ve kıtalardan gelen gençlerle bir aradaydık. Bir Katolik, bir Ortodoks, bir Yahudi, bir Müslüman ve hatta bir ateist aynı masada oturabilirdi ve en önemlisi, birbirimizi dinleyebiliyorduk. Bu bana her zaman Allah’ın birlik çağrısını hatırlatır. İnsanlar arasında duvarlar değil köprüler kurmak, O’nun en büyük armağanlarından biridir ve bu limanda, bu köprülerin kurulduğuna tanık oldum. Festivalin oturumlarından birinde, genç katılımcılar ülkelerinin acılarını, umutsuzluklarını ve hayallerini anlattıkları anlar oldu. Arkadaşlarımdan biri “Küçük adımlar bile dualar gibidir” dediğinde kalbim titredi. Gerçekten de, bu öğrendiğim en önemli şeylerden biriydi. Allah bazen barış planını büyük liderler aracılığıyla değil, sessizce yoluna çıkan gençlerin kalpleri aracılığıyla gerçekleştirir.


Bu yüzden bu tür toplantılar, sadece bir araya gelmekten öte, birbirimizi gerçekten tanıma fırsatlarıdır ve bazen bunu sanat, müzik veya dua yoluyla yaparız. Bir fotoğraf sergisinde, savaş nedeniyle vatanını terk etmek zorunda kalan bir çocuğun gözlerine baktığımı hatırlıyorum ve o bakışta “yeniden doğuş” umudunu da gördüm. O anda sessizce dua ettim: “Tanrım, birbirimiz için umutlu olalım.” Her adımda, “hepimiz aynı Yaratıcı’nın çocuklarıyız” düşüncesi içimde daha da güçlendi. Gemiden gökyüzüne farklı dillerde yükselen dualar, Tanrı’nın umut armağanıydı. Bu deneyim, inancımın sadece bir gelenek değil, bir yaşam biçimi olduğunu bir kez daha hatırlattı bana. Barış sadece siyasi veya ekonomik bir hedef değil, ruhani bir çağrıdır. Tanrı’nın sevgisini dünyada görünür kılmak bizim sorumluluğumuzdur. 


Bel Espoir gemisi, insanları, dilleri ve geçmişleri birbirine bağlayan bir umut köprüsünü simgeliyordu. Gerçek başarı, diplomaların veya statünün ötesindedir; başka bir kişinin kalbinde umut uyandırmaktır. Marsilya’da bu umudun kök saldığını gördüm. Küçük bir topluluk bile, sevgiyle harekete geçtiğinde dünyayı değiştirebilir, çünkü Allah her zaman birlikteliği seçenlerin yanındadır. Son gün, güvertede durup Akdeniz’e bakarken, kalbimde bir cümle belirdi: “Allahım, beni senin barışının bir aracı yap.” Belki de ilk kez, Aziz Franciskus’un duası bana bu kadar gerçek geldi. Bel Espoir bir gemiden daha fazlasıydı, bir dua, bir çağrı, bir yol gösterici yıldızdı. Ve şimdi, o yıldız kalbimde yanmaya devam ediyor.


Bel Espoir’dan öğrendiğim şey, barışın bir varış noktası değil, bir yolculuk olduğudur. Ve biz bu yolculuğa Tanrı’nın sevgisine güvenerek devam ediyoruz. Çünkü tıpkı Akdeniz’in suları gibi, umut asla durmaz; sadece yön değiştirir ve yeniden doğar.


Daha fazla bilgi edinmek için BEL ESPOIR


Yazı ve resimler: Janbert Gazali- Akdeniz Barış Elçisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir