ANNA-CATHERINA EMMERICK’İN İZİNDE,

BAKIRE MERYEMIN EVİNE DOĞRU

11 Ekim 2024 Cuma günü, 124 hacı, Mutlu Anna-Catherina Emmerick ile birlikte Karşıyaka’daki Azize Helena Kilisesi’nden yola çıkarak bizleri Efes’teki Meryem Ana Evi’ne götürecek yolculuğa çıktık.

Başepiskoposumuz Martin Kmetec, OFMKonv, konuşmacıları ve katılımcıları sıcak bir şekilde karşılayarak oturumları açtı. Türkiye ve Azerbaycan Apostolik Nuncio’su Mons. Marek Solczyński, Prens Michel d’Orléans, ‘Evreux kontu ve eşi ve Evreux Kontesi Prenses Barbara, Baron Jacques de Mandat-Grancey ve Barones Rosario de Mandat-Grancey gibi Fransız şahsiyetler ve Türkiye’de çok sayıda kazı gerçekleştirmiş olan Profesör Doktor Werner Jobst gibi bilim insanları yer aldı.

Yolculuğumuzun ilk adımında: Muhterem Peder ve Profesör Doktor Wolfgang Buchmüller, Ocist, ile Anna-Catherina Emmerick’in, Augustinus Rahibesi olarak günlük yaşamına, Mesih’in Çilesi’nin damgasını taşıyan bir mistik olarak yaşamına ve Rabbimiz ile Meryem Ana’nın yaşamına dair vizyonlarına, kendisine görmesi için verilenleri paylaşmayı kabul eden Tanrı’nın alçakgönüllü bir aracı olarak yaşamına girdik.

Yolu bizlere kolaylaştırmak ve bize yardımcı olmak üzere Peder Jean-Marc Balhan, SJ, Ankara’dan geldi ve bir konferanstan diğerine takip eden soru ve cevaplara kadar bir aracı görevi gördü.

Yolculuğumuza Efkaristiya ekmeğini paylaşarak devam ettik. Başepiskopos Kmetec vaazında, Kilise’nin bugün kutladığı kişi olan Aziz Papa Yuhanna XXIII’ün figüründen yola çıkarak, bizi Mesih İsa’nın Aziz Petrus’a üç kez sorduğu soruyu ele almaya davet ediyor: “Beni bunlardan daha çok seviyor musun? İsa bana soruyor: “Beni daha çok seviyor musun?”, “Beni daha da çok seviyor musun?”, çünkü Anna-Catherina Emmerick’e her gün sorduğu soru buydu. Tıpkı Anna-Catherina Emmerick’e sorduğu gibi, bugün ve hergün bana da sorduğu soru budur. Rab’be kalplerimizde hak ettiği yeri vermezsek O’na hizmet edemeyiz.”

Şöyle devam etti: “Istırap gecesi Petrus’un önünde oturduğu bir ateş vardı, Petrus’u İsa’yı inkâr etmeye iten bir ateş. Ama burada, dirilişten sonraki sabah, umut veren bir ateş var. Diriliş yadsınamaz gerçek olsa bile, dirilmiş Rab havarilerinin yanında mevcud olsa bile, acı çekme ateşi devam edecektir. Bu ateş yüzyıllar boyunca devam etmiştir, ama pek çok iman şehidini ve tanığı Mesih’e sadık kılan da bu ateştir. Ve onlar bizim paha biçilmez hazinemizdir. Tıpkı Anna-Catherina Emmerick gibi.

Anna-Catherina Emmerick’in kalbinde yanan ateşin aynısı. Çoğu zaman anlayamadığı bir ateş. Kabullenmekte zorlandığı bir ateş. Bedeninde İsa’nın acılarının izlerini bırakan bir ateş. Onun için bir tökezleme engeli haline gelmeyen bir ateş, O’nunla Sevgide bir olmaya engel olmayan bir ateş. Evet, O’nunla sevgide birleşmişti. Ona “eşim” diyordu.

Bu ilk günün ikinci durağı: Brüksel’deki Communion de la Viale’nin (https://laviale.be/la-viale-europe/) Başkanı Sayın Olivier de Kerchove d’Ousselghem’i dinledik. Kendisi, Bakire Evi’nin keşfinin ardındaki isim olan Saint Vincent de Paul’un Hayırsever Rahibesi Marie de Mandat-Grancey’nin ablasının soyundan gelen kişi. Konuşmacı, Rahibe Marie de Manda-Grancey’in Meryem Ana evinin satın alınması ve bakımındaki rolünü ve Lazarist Pederleri teşvik eden bulaşıcı coşkusu hakkında bize bilgi verdi.

Üçüncü molamızı, Meryem Ana evinin mülkiyetinin Sr Marie de Mandat-Grancey’den Peder Eugène Poulin’e, onun da mülkiyeti Peder Joseph Euzet’e devrettikten sonra İzmir Başepiskoposu’nu temsil eden bir tüzel kişilik olarak burayı restore etmek ve korumak için bir dernek kurulmasının tarihçesini anlatan Avukat Nour Dib ile verdik.

Bugünkü yolculuk Aziz Yuhanna Katedrali’nde, İzmir Levantenler Derneği tarafından sunulan bir oda orkestrası konseriyle sona erdi. Mutlu Anna-Catherina Emmerick’in yaşam yolculuğunun güzelliği, Sr Marie de Mandat-Grancey’nin hayatının güzelliği, Tanrı’nın elindeki iki mütevazı enstrüman, Meryem Ana evinin paha biçilmez armağanının güzelliği, Meryem Ana’nın yüceliği için müzik ve şarkının güzelliği.

Ruhani hac yolculuğumuzun ikinci gününü Meryem Ana evinde geçirdik.

Peder Adrian Baciu, OFMConv ile, Anna-Catherina Emmerick’in samimi mistik yaşamına girdik. Yazar ve filozof Clemens Brentano’nun Mutlu Anna-Catherina’in dudaklarından aldığı sözleri dinliyoruz. Bu sözler bize Meryem Ana’nın son dinlenme yerinden ve dünyadaki son anlarından, tam da şu anda bulunduğumuz yerden bahsediyor. Duygu dolu, güçlü bir an.

Bunu bir başka lütuf zamanı izledi: Almanya’daki Münster episkoposluğunun başepiskoposluğumuza bağışladığı ve birlikte şapele getirdiğimiz Anna-Catherina Emmerick’in kutsal bir kalıntısını karşılama töreni.

Hac ziyaretimizin sonuna yaklaşırken, geleneksel olarak yılın bu döneminde düzenlenen ancak (Efes’teki) Konsey Bazilikası yerine burada, Meryem Ana Evinde gerçekleştirilen Theotokos onuruna ayinle son buldu.

Öncesinde, İstanbul’dan Avusturyalı Lazarist Baş Peder Alexander Jernej, CM, burada bulunamadığı için konuşmasını okuma görevini bana verdi ve bizi Lazaristlerin ve Hayırseverlik Kızları Rahibelerinin İzmir Başepiskoposluğu’ndaki varlığına ve bulunduğumuz yer olan Meryem Ana Evi’nin keşfi ve korunması için onlara neler borçlu olduğumuza bakmaya davet etti.

Anna-Catherina Emmerick ile Meryem Ana Evi’ne yaptığımız bu iki günlük ruhani hac yolculuğu için Allah’a şükürler olsun!

Makale : Marie-Françoise Desrues

Fotoğraflar : Durukan Eser ve Batuhan Camillo Yalçın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir