O’nu her düşündüğümde aklıma iki kelime gelir: itaat ve sadakat… İçinde yaşadığımız bu çağda bulunması giderek zorlaşan iki erdem. Don Nicola, Aziz Yuhanna Bosko’nun karizmasıyla yoğrulmuş bir Salezyen’dir. Don Bosko’nun annesi Margaret Occhiena’nın oğluna söylediği, üzerindeki ruhbanlık kıyafetini onur ve sadakatle taşıma çağrısı, Peder Nicola’nın yaşamında somut bir gerçeklik hâline gelmiştir.
Çağrısını alçakgönüllülük ve sadelikle yaşamaya çalışır, sessizliği derinliği, hizmeti duası ve duası hizmetidir. İnanılmaz bir hafızası vardır, aynı zamanda müzisyendir, iç dünyasında yankılanan notalar, onun yaşamını Allah’a adanmış bir övgü ilahisine dönüştürür. Bilgeliği, yılların tecrübesinden süzülmüş dingin bir ışık gibi çevresini aydınlatır. Kimimizin babası, kimimizin ağabeyi, kimimizin dedesi, kuşkusuz pek çoğumuzun ruhsal rehberidir.
İtalya’nın Sardinya adasında küçük bir kasaba olan Bono’daki Baş Melek Aziz Mikael Kilisesi’nde başlayan ruhsal yolculuğu, çok kültürlü ve çok dilli bir hizmet hayatının şekillendiği Ortadoğu’nun İsrail, Mısır, İran gibi önemli coğrafyalarından geçerek İstanbul’a kadar uzanır; 15 yılı aşkın bir süredir de (13 Eylül 2010’da 16. Yıl) hizmetine Kutsal Ruh/Saint Esprit Katedral Kilisesi’nin Başrahibi olarak devam etmektedir. Tüm bu yolculuk boyunca, Kutsal Ruh’un meyvelerini taşıyan bir imanlı olarak, bulunduğu her yerde sessiz ama derin bir iz bırakmıştır ve bırakmaya devam etmektedir. Öyle ki dünyanın dört bir yanına dağılmış olsalar da bağlarını hiç koparmayan eski öğrencileri, Don Nicola’nın Hristiyan tanıklığının en güzel ve müşahhas göstergesidirler.
15 Nisan 2026 tarihinde Kutsal Ruh Katedrali’nde, Mons. Massimiliano Palinuro ve Mons. Ramzi Garmou riyasetinde kutlanan çok dilli ayinle 15 Nisan 1976’da Kudüs’te başlayan 50. Yıl Rahiplik Jübilesi cemaatle birlikte kutlanmıştır. Bu anlamlı kutlama, onun uzun yıllara yayılan hizmetinin bir şükran ifadesi olmuştur. Aynı zamanda Kutsal Ayin öncesi yapılan kısa bir törenle kendisine Mons. Massimiliano tarafından Katedral Kanonu ve Penitensiyer ünvanı verilmiştir (Episkoposa saklı bazı günahları bağışlama ve Katedralde büyük litürjik kutlamalara Episkopos adına başkanlık edebilme yetkisi).
Tören sonunda Mons. Ramzi Garmou tebrik konuşmasında, Don Nicola’nın yaşamını Mesih İsa’ya bir şükran sunusu olarak tanımlamış; İran’da başlayan ortak hizmet yollarının yıllar içinde farklı coğrafyalara uzandığını ve özellikle Farsça konuşan topluluklara yönelik pastoral hizmette birlikte çalışmaya devam ettiklerini ve Don Nicola’nın olsun İran olsun Türkiye’de Hristiyan azınlığa ve Hristiyan olmak isteyenlerle nasıl canla başla çalıştığını, onları yalnız bırakmadığını ifade etmiştir.
Tören ve Kutsal Ayin’in ardından Don Nicola, Katedral avlusunda hazırlanan mütevazı bir buluşmada cemaatin tebrik ve kutlamalarını kabul etmiştir.
Bizler de onun ruhani evlatları olarak kendisine şu dilekte bulunuyoruz: “Don Nicola, Rab gücünü arttırsın, seni sevgisiyle kuşatarak her zaman Kendisine saklasın ki aracılığınla dünyada mucizeler yapmaya ve yüreklere dokunmaya devam etsin! Hristiyanların Yardımcısı Meryem Ana seni korusun!”
Bir dipnot olarak da eklemek isteriz ki, bu jübile kutlamasının köklü Kilise geleneği içinde önemli bir tarihsel dönüm noktasıyla aynı tarihe denk gelmesi de ayrıca anlamlıdır. 15 Nisan 1652 yılında alınan bir kararla Kutsal Makam, İstanbul’daki yönetimi doğrudan kendi yetkisi altına almış ve bölgenin statüsünü fiilen episkoposluk düzeyine yükseltmiştir. Bu tarihsel süreklilik, bugün sürdürülen pastoral hizmetin de derin köklerini oluşturmaktadır.
Yazar: Arusyak Safa Jamilabadi
Resimler: Katılımcılar
