BÜYÜK HATAY DEPREMİ SONRASINDA CARİTAS ANADOLU’NUN FAALİYETLERİ

Caritas Toscana’dan Andrea Bimbi’nin Caritas Anadolu Bölge Sorumlusu John Sadredin ile röportajı

Caritas Anadolu’nun merkezi, Hatay ili, İskenderun ilçesinde bulunmaktadır. Bu bölgenin nüfusu  

1 milyon 690 bin civarıdır. 6 Şubat depreminde toplam hasarın yüzde 36’sı Hatay’da meydana geldi. Konutların yüzde 42’si ve altyapının neredeyse yüzde 34’ü hasar gördü. İskenderun Anadolu Apostolik Vekilliğinin merkezidir ve buraya 19. Yüzyıl sonlarında inşa edilen Müjdeleme Katolik Katedrali de dahil olmak üzere pek çok tarihi, kültürel ve dini açıdan önemli binalar bulunmaktadır. 

Farklı bir gerçeklik

Caritas Anadolu Episkoposluk Bölge Sorumlusu John Sadredin, deprem ile alt üst olan episkoposluk bölgesi hakkında şu bilgileri verdi: “Herşeyden önce Caritas Anadolu Episkoposluk Bölgesinin İtalya’dakilerden farklı olduğunu belirtmemiz gerekir. Bölgenin genişliğini dikkate alacak olursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. 32 farklı şehirde faaliyet gösteriyoruz ve son derece aktifiz. Bu şehirlerden en yakın olanı 32 km, ve en uzaktaki 1300 km  uzakta bulunuyor. Tüm bu yıllar boyunca gerek mültecilerle gerekse yerinden edilmiş insanlarla çalışırken, yerel halkla da çeşitli düzeylerde çalışmalarımız oldu. Yardımlar esas olarak sosyal yardım şeklinde olsa da pandemiden sonra eğitim seviyesinde de yardımlar yaptık.”   

İlk müdahaleler

“Dürüst olmak gerekirse, her yere ulaşıp yetişmemiz mümkün olmadı. Bu nedenle kendi bölgemiz (Hatay)’da İskenderun’dan başlayıp Antakya ve çevresinde çalışmayı düşündük. İkinci günden itibaren insanlara yiyecek götürerek müdahale ettik. En büyük sorun evlerin yıkılmış olması idi. Bu yüzden pek çok kişi sokaklarda kalıyor, henüz çadırlar gelmediği için açıkta uyuyordu. Örneğin burada kilisede ilk iki hafta 120 kişiye ev sahipliği yaptık. Daha sonr aortalama 70 kişi kaldu. Aynı şekilde Kapusen pederlerin yönettiği Mersin cemaatinde de Antakya’dan giden 120 kişi misafir edildi.” 

John, travma ile başa çıkma sürecinde insanlara verilecek destek konusunda da dikkat çekti:  “Üçüncü haftadan itibaren avluya çadırlar kurarak çocukları bir araya getirmek amacıyla küçük bir okul açtık. Böylece günlerini eğitici ve eğlenceli faaliyetlerle geçirerek depremi unutmalarına yardımcı olmaya çalıştık. Ancak bu pek kolay olmadı, çünkü sarsıntılar devam etti. Bu nedenle çocuklara özel destek sağlamak üzere iki hafta boyunca beş psikologu Mersin’e getirdik.” 

Umut tohumları

Böylesine zor ve karışık durumlarda olumlu yönleri görmek zordur, ama Hristiyanlar buna çağırıyorlar. Yaşamın her durumunda Ümide tutunmak ve tanıklık etmek: “Ölüm ve yıkımlar yüzünden depremin olumsuz bir durum olduğunu, ama cemaatimizde birlik ve kardeşlik yaratarak olumlu etkilere yol açtığını söyleyebilirim. Gerçekten de ilk andan itibaren pek çok kişi kiliseye gelerek hemen işe koyuldu. Bu kişilerin çoğu evlerini kaybetmişti, ancak kendilerini başkalarının hizmetine sunmaya gelmişlerdi, bunu özellikle vurgulamak istiyorum. İlk bir ay özellikle en zor dönemdi. Ancak ailelere verilecek gıda paketlerini hazırlamak üzere 37 gönüllü sabah 6.30’dan akşam 23.00’e kadar sürekli geldiler. Anlatmak istediğim çok güzel başka bir şey daha var: Geçmişte bizden yardım alan ancak bu zor durumda aralarında bir şeyler toplayarak bize gönderen bazı mülteciler oldu. Bu olanlar, insan kalbinin kayıtsız olmadığını gösteren güzel şeyler. İnsanlar her zaman başkalarının durumunu önemsiyor ve dikkat gösteriyor.”

Deprem sonrası aktiviteler

Yaklaşık on gün süren bir başlangıç aşamasından sonra Caritas tarafından deprem acil durumuna hızlı bir müdahale planı hazırlandı ve 15 Şubat – 14 Mayıs 2023 tarihleri arasında uygulandı. Caritas İtalya, depremle ortaya çıkan altyapı hasarlarının onarılması için doğan acil duruma katkı sağlamak üzere çalışan Caritas Türkiye’nin deprem bölgesindeki halkın refahını iyileştirmek üzere yaptığı çalışmalara destek sağlamak üzere yoğunlaştırdı. Bu yapılan müdahale dört ana alanda özetlenebilir: 


1. İstanbul ve İzmir’den temin edilen barınma ve temel ihtiyaç desteğini, kalacak yeri olmayıp  İskenderun ve Mersin’de barındırılan ailelere ulaştırarak yardım sağlamak: 

2. Şubat ve Mart ayları için Hatay ilinde (özellikle İskenderun, Samandağ ve Antakya ilçelerinde) kışlık malzemeler (battaniye, soba vb.) de dahil olmak üzere gıda, hijyen ve giyim kitlerinin dağıtımı;

3. İskenderun ilçesindeki gayri resmi kamplarda yerinden edilmiş kişilere sıcak yemek sağlanması; 

4. Dağıtım sonrası izleme ve sürekli ihtiyaç analizi. 

John bu faaliyetleri şöyle anlattı: “Bu beş ay içinde İtalya’dan ve diğer ülkelerden gelen yardımların bazıları ile büyüklü küçüklü 57 proje gerçekleştirdik.bunlardan biri de evlerdeki hizmetlerin restorasyonuydu. Kulağa önemsiz gelebilir, ama evde banyonun iş görüyor olması önemlidir. Bir buçuk ay boyunca doğru dürüst yıkanamayan bir ailenin sıkıntısını hala hatırlıyorum. Duş almak için soğukta kendilerine bir tür kutu yapıp içinde sırayla birbirlerinin başından kovayla su dökerek yıkanmak zorunda kalmışlardı. Onlara bir duş kurduğumuzda yaşadıkları sevinç gerçekten çok büyüktü.”  

John yapılan maddi yardımların (gıda paketleri, hijyen kitleri, çadırlar için 430 buzdolabı ve 3000 vantilatör alımı, çocuk oyun alanları ve su arıtma cihazları) yanında mesleki fırsatlar yaratmanın da önemini vurguladı:  “Ovakent’teki resmi kampta 15 kadının çalışabileceği bir dikiş atölyesi açılması için destek verdik. Gayriresmi kampta ise 20 genç için iş aletleri satın aldık. Bu gençler konteynırlar ve bir mutfak inşa etmeye başladılar. Burada kendi toplulukları için her gece 1000 kişiye yetecek sıcak yemek yapıp dağıtıyorlar.”

John, “yurtdışından gelen yardımlar ve yerli halkın da harekete geçmesi ile yavaş yavaş ayağa kalkıyoruz. Gelecekte birçok projeyle insanların iş ve itibarlarını yeniden kazanmalarına yardımcı olabilmeyi umuyoruz: bugün önemli olan travmanın üstesinden gelmektir. Aslında, deprem ve sel gibi felaketlerde herkesin başkalarından yardım beklemesi doğaldır: Ama bu yanlıştır! Eğer hala hayattaysak, kollarımızı sıvamalı ve hayatta kalmak için mücadele etmeliyiz. İnsanların yeniden ayağa kalkmak istediklerini kendi gözlerimle gördüm” diye sözlerini tamamlıyor.

Caritas Toscana, Andrea Bimbi 

Çeviri: Şule Rogenbuke

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir