CİZVİTLER, 25 YILDIR ANKARA’DA!

5 Ekim Pazar günü, Ankara’daki Türkçe konuşan Hristiyan topluluğu, her yıl bu dönemde olduğu gibi, kiliselerinin koruyucu azizesi olan Azize Tereza’nın gününde cemaat bayramını kutladı. Ancak bu yıl, Cizvitler de Türkiye’nin başkentinde bulunmalarının 25. yılını kutladıkları için bayramın özel bir anlamı vardı.

Ankara’ya gelmeleri bu topraklara ilk gelişleri değildi. Aslında 1583 gibi oldukça erken bir tarihte İstanbul’a gelmişlerdi. Burada bir kolej (Saint-Benoît) kurup, Sultan’ın hapishanelerinde tutulan mahkumları ziyaret ettiler (bu nedenle çoğu zaman bu yerlerde dolaşan vebadan hayatlarını kaybettiler!). Ayrıca İzmir’e de yerleşerek, Yunan adalarından doğuya kadar tüm Osmanlı İmparatorluğu’na hizmet verdiler ve hatta İsfahan’da varlık göstererek Pers’e kadar uzandılar. Bu etkinlikleri, dönemin Katolik krallıklarının baskısı altında Papa XIV. Klement tarafından 1773 yılında İsa Cemiyeti’nin kapatılmasına kadar yaklaşık iki yüzyıl sürdü. Böylece, bölgedeki faaliyetleri Lazaristlere devredildi.

1814 yılında Papa VII. Pius tarafından yeni bir bağlamda yeniden kurulan Cemiyet’in ardından, Cizvitler İstanbul’dan değil Lübnan’dan bölgeye yeniden geldiler. Buradan, 1880 lerin başında Cizvitlerin Merzifon, Amasya, Tokat, Sivas, Kayseri ve Adana’da okullar açarak Orta Anadolu’ya yerleşmelerini sağlayan “Ermenilere görevi” başladı. Bu faaliyetler, Birinci Dünya Savaşı ile sona erdi. O dönemde, İstanbul’da Taksim Meydanı yakınlarında, bugün Süryani Katolik Patrikhanesi’nin bulunduğu yerde, Kutsal Kalbe adanmış yeni bir konut açmışlardı. Orada, Cumhuriyet döneminde, 1980’lerin başına kadar, giderek azalan sayıda Cizvit ile faaliyetlerine devam etti.

İlerleyen yıllarda, Cemiyet , Gregorian Üniversitesi ile akademik değişim programı kapsamında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne yaptığı ziyaretler aracılığıyla Türkiye ile temasını sürdürdü. Bu bağlamda, Ankara Katolik cemaatinden sorumlu Assomptionistler ile temasa geçti. 1928’de, Fransız Büyükelçiliği ile işbirliği içinde, üç yıl önce azize ilan edilen Lisieux’lu Azize Tereza’ya adanmış bir kilise kurmuşlardı. Yaklaşık yetmiş yıl sonra, İstanbul’a yeniden odaklanmak isteyen Assomptionistler, Cizvitlere Türkiye’nin başkentinde ki görevi devralmasını teklif ettiler. Böylece, 2000 yılının 1 Ekiminde, Azize Tereza’nin bayramında, Cizvitler resmi olarak öncüllerinin yerini aldılar.

Onların izinden gidenler, Ankara ve yurtdışındaki akademi dünyasıyla dinler arası diyalog kapsamında ilişkilerini sürdürürken, cemaatin bayrağını devraldılar. Çok sayıda mültecinin varlığı, 2008 yılında bir Cizvit Mülteci Hizmeti (Jesuit Refugee Service) ofisinin kurulmasını teşvik etti ve bu hizmet, 2016 yılındaki darbe girişimine kadar faaliyetlerini sürdürdü. Ayrıca, inziva ve eğitim programları sunarak, medyada çalışarak (Miras dergisi, Sat 7 Türk) ve Konya veya daha yakın zamanda Eskişehir gibi merkez Anadolu daki Katolik topluluklara pastoral hizmet sunarak Türkiye Kilisesine daha geniş bir şekilde hizmet ettiler. 

Ankara’daki varlığımızın yirmi beşinci yılını kutlarken, bunu mümkün kılan herkese şükranlarımızı sunuyoruz: bizi buraya çağıran Rab’be, yolu hazırlayan öncüllerimize, buna katkıda bulunanlara, bizi buraya gönderenlere, bizi kabul edenlere ve bu topraklarda Krallığın gelişine hizmet etmek için birlikte çalışmamızı sağlayan herkese.

Geçmiş için şükrettikten sonra, gelecek yıl, Ekim 2026’nın başında, Genel Başkanımız P. Arturo Sosa’yı ağırlamaya hazırlanıyoruz: Bu, geleceği düşünmek ve onunla birlikte bu topraklarda Mesih’in izinden nasıl ve hangi yönde yürümeye devam edeceğimizi ayırt etmek için bir fırsat olacak, Ad Maiorem Dei Gloriam! Bir sonraki Cizvit kutlaması, İsa Cemiyet’in bu topraklardaki 450. yıl dönümü için 2033 yılında gerçekleşebilir, İnşallah…

Makale: P. Jean-Marc Balhan, SJ

Fotoğraflar: Barkın Öztürk

Daha fazla bilgi için JESUITS

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir