Her görüşten pek çok kişi bana şu soruyu soruyor: “Santa Maria Draperis-İstanbul Fransisken rahipleri neden Dervişleri davet edip ve onlarla dua ediyor?” Dervişler, sufi hareketinin bir mevlevi yoludur- tanınmış Müslümanlardır ve genellikle “Sema” adı verilen danslarına atıfta bulunarak “Semazen” olarak adlandırılırlar.
Dualarımızın dervişlerle bu buluşmasının biri kiliseye dair diğeri Fransiskenliğe ait olmak üzere iki nedeni vardır.
İlk amaç dini ve kiliseye ait etkinlik, Nostra Aetate bildirgesinin yirminci yıldönümü olan 27 Ekim 1986’da Aziz Papa Yuhanna Pavlus II’ nin davetiyle başlatılan “Dünya Barış için Dinlerarası Dua Günü”nün anılmasıdır. O tarihten bu yana dünyadaki hemen her dinin temsilcileri dünyada barış için dua etmek üzere Assisi’de bir araya gelmiştir.

İkinci neden ise Fransisken kaynaklı olup dinler arası toplantılar için Assisi’nin seçilmesini açıklamaktadır. Assisili Aziz Fransua’nın ruhu ve tüm dinlere olan açıklığı, kendisnin Dimyat’ta Sultan El-Kemal ile yaptığı görüşmenin en önemli özelliğidir. Bu buluşma bizim neslimizi büyüledi ve biz Fransiskenler için dervişlerle buluşmak için bir motivasyon kaynağı olmaya devam ediyor.
Bu iki nedene yanıt vermek için, bu anma törenlerini dervişlerle birlikte dua ederek İstanbul’daki durumumuza ve bağlamlarımıza göre şekillendirdik. 2005 yılından bu yana saint Louis de France Kilisesi’nde ve son yıllarda Santa Maria Draperis Kilisesi’nde, 27 Ekim’de ekümenik ve dinler arası diyalog eğitimimiz sırasında dervişlerle birlikte dua ediyoruz
Santa Maria Draperis’teki kutlama, Aziz Fransua ve Mevlâna ile bağlantılı iki dini cemaatin özelliklerini belirleyen ve onları birleştiren özel ruhanilik modeline uyarlanmıştır. Ortak bir yönleri olan iki farklı ruhanilik düzeni: Tanrı’ya ve O’nun tüm yarattıklarına yönelmek.
Sanki Tanrı’nın bakış açısından sadece tek bir “din” varmış gibi. Dinlerinin, kültlerinin ve kültürlerinin çeşitliliği içinde, tüm yaratılışın kaynağı olan yaşayan Tanrı ile buluşmak üzere yola çıkan herkesin harekete geçmesini ifade eder. “Sema” bu anlama gelmektedir.

Dominiken rahip Alberto Ambrosio’dan alıntı yapıyorum: “Dervişlerin dansını ve bu dönme hareketi sırasında hareketlerine gösterdikleri özeni gözlemlediğimden beri, Kutsal Ayin’in benden talep ettiği yalın davranışlar bana daha çok hitap ediyor. Efkaristiya ayininin başlangıcında kollarımı açtığımda, dervişler gibi gökten inen Tanrı Sevgisini sadece komşularıma değil, yaratılışa da dağıtıyormuşum gibi bir izlenime kapılıyorum. Bu ruhlar arası diyalog süreci şimdi ister istemez başladı”. (Alberto F. Ambrosio, Petite mystique du dialogue, Cerf, Paris, 2013, pp.99-100)
Bu nedenle, biz Fransiskenler için, karşılaşma ve diyaloğun çeşitlilik ve karşılıklı zenginleşme içinde birlikte yaşamaya dönüştüğü manevi yaşam deneyimlerine daha iyi karşılıklı bilgi ve katılım için önemli bir andır.
Yazan: P. Apollinaire Bahinde, OFM, İstanbul
Fotoğraflar: Roberto Astuto
