DÜNYADA YAŞAM İÇİN EFKARİSTİYANIN ERKEK VE KADINLARI 

53’üncü Uluslararası Efkaristiya Kongresi’nin Temel Belgesi

53. Uluslararası Efkaristiya Kongresi (Quito, 2024) için hazırlık yolculuğu devam ediyor. Birkaç hafta önce herkesin anlayabileceği tarzda yazılmış kısa bir belge olan Kongre’nin Temel Metni yayınlandı (Türkçe’ye de çevrildi).  Bu belge Efkaristiya günlerine verimli bir şekilde hazırlanmak için Ekvador’daki ve her ülkedeki Kiliseye sunulan araçtır. Böylece kongrenin düşüncelerinin merkezinde yer alan insan kardeşliği bir hayal olarak kalmayacak, Efkaristiya kutlamasından yola çıkıp somutlaşmanın bir yolunu bulacaktır.”

Üç başlıktan oluşan belge her şeyi sevgisinden yaratan Allah,  her birimize aynı Baba’nın evlatları olarak hepimiz birbirimizle kardeş olma kimliğini verdiğinden, bizi insan olarak tanımlayan çifte bir çağrımız olduğu bilincini yenilemektedir. Ve “günahın Allah ile birlikteliği, kardeşlik birliğini ve yaratılış ile birliği bozduğu” doğru ise “yaralı dünyamızın kaderine terk edilmediği, aksine yarasından sonsuz şifa bulduğu” bilincini asla yitirmememiz gerekir. Aslında “Böylece, göğün ve yerin yaratıcısı Allah, tarihi kaderine, sessizliğine ya da anonimliğine bırakmamış, onu kesin olarak bir amaç, bir ses, bir yüz, bir bedenle, Nasıralı İsa’nın amacı, sesi, yüzü ve bedeniyle ilişkilendirmiştir. Onun, Kutsal Ruh tarafından kardeşçe birleştirilmiş olan Hıristiyan halkının Efkaristiya kutlamasında, Söz’ün sofrasında ve Yaşam Ekmeği’nde bulunduğunu biliyoruz.” Bu nedenle şundan emin olabiliriz: “Efkaristiya kardeşlik nedeniyle yaralanan dünyaya şifa sunuyor. Günah yüzünden birbirimizi artık kardeş olarak görmeyi reddettiğimiz, bir muhalefet ve rekabet ilişkisine girdiğimiz yerde, Efkaristiya bizi aynı Babanın çocukları olarak Mesih’in Bedeni ve Kanından oluşan aynı sofraya oturmaya çağırıyor”. Ancak, şu bilinci yeniden kazanmak gerekir:” Rab’bin Sofrası gerçekten kutlandığında, bizi dünyanın yaşamı için Efkaristiya’nın erkek ve kadınlarına dönüştüren bir kutlama olur. Efkaristiya’da İsa tüm havariler topluluğunu kendi yaşamının dinamiklerini taklit etmeye, yani insanlık için ekmek olmak üzere “almaya”, “kırmaya” ve “kendini vermeye” davet eder”. 

Bu davetin nasıl mümkün olduğunu daha somut bir şekilde göstermek için, temel belgenin her bölümünde, bunu kişisel yaşamında ve Latin Amerika’daki Hıristiyanlığın tarihi olaylarında somutlaştıran bir tanık sunulmaktadır. İlki, yaralı kardeşliğin bir işareti olarak, doğduğu ülke olan El Salvador’daki şiddet ve zengin ile fakir arasındaki uçurumun büyümesi karşısında sessizlerin sesi olan ve adaletsizliği kınayan ve devrimci şiddeti reddeden İncil’i ilan etmenin bedelini hayatıyla ödeyen şehit episkopos Aziz Oscar Arnulfo Romero’dur (1917-1980). İkinci tanık, Kızılderililerin insanlık onurunu ve haklarını büyük bir enerjiyle tanıyan ve savunan Dominiken keşiş Antonio de Montesinos’tur (1475-1540). Son olarak, Ekvador’un en büyük yerli nüfusuna sahip bölgesi olan Riobamba Kilisesi’nin çobanı olan Episkopos Leonidas P. Villalba’nın (1910-1988) tanıklığına yer verilmiştir.

O, İkinci Vatikan Konsili’nden aldığı ilhamla, İncil’i yayma görevini yoksullara ilan etme seçeneğine yöneltmiş ve Kilise’yi Mesih’le karşılaşmaya dayanan, kardeşliğin damgasını taşıyan ve Efkaristiya’yı merkeze alan bir topluluk olarak teşvik etmiştir. Bu tanıklıkların her biri bizi ilgilendiriyor. Çünkü “Episkopos Oscar Romero’yu öldüren silah sesinden sonraki sessizliği duyuyorsak, bizi sorgulamaya devam eden Montesinos’un sesine kulak veriyorsak, içinde bulunduğumuz toplumda dünyayı iyileştirmek için kardeşlik uğruna hayatlarını feda eden pek çok erkek ve kadının tanıklığını düşünüyorsak, bu, Çarmıha Gerilmiş Olan’ın bizi kendisiyle ve Babasıyla birleştirmeye devam ettiğinin kanıtıdır, çünkü onda “hepimiz kardeşiz” (Mt 23,8). Bu şekilde kendimizi tüm insanlarla daha fazla birleştirebilir ve Quito Efkaristiya Kongresi belgesini sonlandıran kardeşlik Mezmurunu ortak evimizden Cennete yükseltmek için her yaratığın sesi olabiliriz:

Uluslar, halklar, karalar, ırklar!

Yakın olan sizler, aileler ve dostlar,

Böylesine çok insanı öldüren silahlar

Hayatı ve şarkıyı boğan uyuşturucularla

Yaralı ve acı çeken, parçalanan ve dağılan sizler!

Affet Tanrım, sertliğimi,

Çamurdan olduğumun tutarsız bir işareti

Uzaklaştırır beni insani ve ilahi olandan,

Koparır kardeşlik bağlarını

Kederlendirir senin ekmek ve şaraptaki sessiz varlığını.

İnsanların döktüğü insanın kanı

Ölümcül kavgaların kardeşlik kanıdır.

Cömertliğinle bak, yüce Allahım,

Karışık bir zihin, yıpranmış bir kalp,

kabul edilmek için yalvaran dudaklar:

Senin sevgi dolu kalbine sığınsınlar.

Bağışla Allahım, bencilliğimi,

Kendini gizleyen şefkati.

Beni hırpalayan acıyı

Ekmek ve şaraptaki sessiz varlığında.

sen üstüne aldın çarmıhta,

Bize yardım et Allahım, sinodal yolda,

Daima kardeşler ve Kilise olmamızı sağla.

Nefret, bencillik ve kin olmadan

Diyalog ve sevginin içten tadına varmamıza yardım et.

Dünyanın sana haykıran yaralarına

Deva bulan merhem olmamızı sağla.

Metni: Padre Alessandro Amprino

Foto: iec2024.ec

Çeviren: Şule Rogenbuke

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir