Yaklaşık üç yıl süren bir hazırlık sürecinin ardından, 8-15 Eylül 2024 tarihleri arasında Ekvator’un başkenti Quito’da gerçekleştirilecek olan 53. Uluslararası Efkaristiya Kongresi’nin kutlanmasına artık sadece birkaç gün kaldı.
Efkaristiya Kongresi her şeyden önce Rab’le buluşmak için bir fırsat olacaktır. Çünkü O, Efkaristiya’da gerçekten mevcuttur ve kardeşler onun adına toplandığında gerçekten orada bulunmaktadır. Bu Kongre, kardeşlerle buluşmak için bir fırsat olacak, dünyaya Rab’bin gerçekten herkesi tek bir bedende birleştirebileceğine ve birleştirmek istediğine, köken, dil, inanç, fikir farklılıklarının ötesinde birlik içinde yaşamanın gerçekten mümkün ve gerekli olduğuna tanıklık edecek.
Kilise öğretisine göre, Kongre daha sonra bir “duraklama” sürecinde olacaktır. Kongre’ye katılacak olan herkes sıradan taahhütlerini ve görevlerini bir kenara bırakarak günlük yaşamlarını sürdürdükleri yerden başka bir yere gidecek ve böylece güçlü bir dua, düşünme ve cemaat anına katılacaktır. Bu duraklama önemlidir, çünkü hiçbirimiz aynı şeyleri tekrar tekrar yapmaya programlanmış bir robot, belki de tek amacı daha fazlasını üretmek olan bir makine değiliz. Bu duraklama önemlidir, çünkü iyileşme arzumuzun bir ifadesi olması gerekir. Dünya güzel ama hasta. Sadece akılsız olan biri (ya da kayıtsızlık veya bencillikle tamamen bozulmuş biri) bunu fark edemeyebilir. Dünya, atma ve ölüm kültürü yüzünden hastadır…. Hastalandığında iyileşene kadar birkaç günlüğüne yatağına çekilen herhangi bir kişi gibi, Quito’da bizim de durup iyileşme ve değişime olan ortak ihtiyacı ortaya koyma görevimiz olduğuna inanıyorum. İşte bu nedenle Efkaristiya Kongresi aynı zamanda ‘kardeşliğin’ sadece bir sözcük olmadığını, kardeşliğin somut seçimler ve jestler gerektirdiğini keşfetmeye yönelik bir davet ve taahhüt olacaktır. Resmi ilahinin de dediği gibi, ihtiyaç duyulan tek şey kini unutan bir kucaklaşma, yoksullara ve savunmasızlara uzatılan bir el, acı çeken bir kardeşe getirilen tesellidir. Bunu hepimiz yapabiliriz!
Heyecanla Quito’ya doğru yola çıkmak üzereyim. Tek başıma değil, Türkiye’deki Katolik Kilisesi’nin ‘Delegesi’ olarak gidiyorum. Bu onursal bir unvan değil, herkesin yararına bana emanet edilen bir hizmetin sorumluluğunu ve yolunu gösteren büyük bir armağandır. Bu yüzden yalnız değilim, çünkü cemaatlerimizin her bir kardeşini en hafif ve en önemli yük olan kalbimde taşıyacağıma söz veriyorum. Efkaristiya’da İsa’nın huzuruna tüm Kilisemizi ve tüm ulusumuzu getireceğim. Ve herkese Türkiye’de bile Kilise’nin var olduğunu, yaşadığını, dünyanın dört bir yanından gelen kardeşlerimizle birlikte yürüdüğünü ve onlarla birlikte İncil’in zorlu ve harika yolunu izlemeye devam etmek istediğini anlatmaya çalışacağım.
Son olarak, Quito’daki Efkaristiya Kongresi’nin Ekvador’un sevgi ve uzlaşmanın kaynağı olan İsa’nın Kutsal Kalbine adanmasının 150. yıldönümü vesilesiyle kutlandığını hatırlatmak isterim. Nasıl ki atan kalp tüm vücuda hayat veriyorsa, Quito’da kutlanacak olan toplantının da bu şehre şahsen ulaşamayanlara iyi geleceğinden eminim. İşte bu nedenle, 53. Uluslararası Efkaristiya Kongresi’ne, tüm dünya halklarının önünde hazırlanmış bir sofranın (Efkaristiya sofrasının!) etrafında toplanmış kardeşler olarak katılma davetini herkese yenilemek benim görevim ve arzumdur. Hepimiz evimizden bile katılalım: dua edelim, bilgi sahibi olalım, birbirimizi kardeş olarak sevmeyi öğrenelim, topluluk ve kişisel seçimler ve faaliyetlerle kardeşlik, barış, diyalog ve bağışlama yolları inşa edelim, dünyanın yaralarını iyileştirmek için işbirliği yapalım.
Yazan : P. Alessandro Amprino
Uluslararası Efkaristiya Kongresi Ulusal Temsilcisi
Foto: Uluslararası Efkaristiya Kongresi 2024
