Katolik Kilisesi Episkoposlar Sinodu’nun ikinci ve son oturumu, aralarında Türkiye’yi temsilen İstanbul Havarisel Vekili Monsenyör Massimiliano Palinuro’nun da bulunduğu 356 episkoposu ve laikleri sinodalite konusunda çalışmak üzere 2-27 Ekim 2024 tarihleri arasında Vatikan’da bir araya getirdi. Toplantı son gün düzenlenen bir ayinle sona erdi.
Bu çalışmanın sonunda yapılan oylamada, laiklere daha fazla sorumluluk veren ve kilise kararlarının adem-i merkeziyetçiliğine (Bir merkezin gücünü azaltarak yerel yapılanmanın yetkilerinin artırılması) kapı açan kararlar onaylandı.
Papa Franciskus, merkezileşme ve piramidal bir hiyerarşik yapının aksine, “laiklerin her karar alma sürecinin tüm aşamalarına” daha fazla katılımıyla daha kapsayıcı bir Kilise’yi hayata geçirerek örnek olmak istedi.
Bu yeni kilise süreci herkese söz hakkı tanıyan bir ortam yaratmaktadır. Yenilikler arasında sorumluluk sahibi olanlar, yani cemaat rahipleri, episkoposlar, rahipler, episkoposlar konferansı ve Roma idari bölümleri tarafından her düzeyde bir kontrol ve değerlendirmeler de bulunabilmeleri yer almaktadır.
Episkoposlar konferanslarına danışılmadan hiçbir önemli Roma metni kabul edilemez. Bununla birlikte, gelecekteki kararları sadece Papalık mertebesinin onaylayabileceği unutulmamalıdır.
Bu sinodalitenin iletişimi ve uygulaması da, ilerlemeyi değerlendirmek ve ilgili görev bölümlerinin ve hizmetlerin verimliliğini doğrulamak amacıyla, bir şirkette olduğu gibi değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Episkoposluk ve cemaat pastoral konseyleri ya da ekonomik işler konseyleri gibi Kilise hukukunda (kanon) zaten öngörülen “konseyler” zorunlu hale getirilebilir.
Katolik Kilisesi tarafından alınan en önemli karar, kadınların bir gün diyakoz olarak atanabilmeleri için 237 lehte ve 97 aleyhte oyla gerekli ⅔ çoğunluğa ulaşılmış olmasıdır.
İlgili madde, Katolik Kilisesi’nde kadınların üstlendiği rolün tanınması çağrısında bulunmaktadır: “Bu Meclis, kadınların rolüne ilişkin mevcut mevzuatın sağladığı tüm olanakların, özellikle de bu olanakların henüz kullanılmadığı yerlerde, tam olarak uygulanması çağrısında bulunur. Kadınların Kilise’de liderlik rollerini (“ruoli di guida” – ya da İtalyanca referans versiyonunda “yol gösterici rol”) üstlenmelerini engellemek için hiçbir neden yoktur: Kutsal Ruh’tan gelen şey durdurulamaz. Kadınların diyakonluk görevine erişimi konusu da açık kalmaya devam etmektedir. Bu konuda daha fazla anlayışa ihtiyaç vardır”.
Yerel ihtiyaçlara göre din görevlisi olmayan temsilcilikler oluşturulabilir. Buna ek olarak, laik kişilere emanet edilen bir “dinleme ve eşlik etme hizmeti” herkesin sesinin duyulmasını sağlayabilir.
Laik kişiler vaftizleri ve evlilikleri kutlama hakkına sahip olabilir, ancak vaaz veremezler.
Bir diğer yenilik ise 2023 yılının başında sinod için hazırlık yapmak üzere bir araya gelen kıtasal kilise meclislerinin ardından Vatikan ile yerel kiliseler arasında bir yetki ikamesi kurulması ile ilgilidir.
Kültürler ve gelenekler dikkate alınarak sinodaliteye uyarlanmış bir litürjinin oluşturulması da öngörülmektedir.
Bu şekilde Katolik Kilisesi zamana ayak uyduruyor, yavaş ama emin adımlarla ilerliyor…
Makale : Nathalie Ritzmann
Fotoğraf: Synode.va Instagram sayfası
