GENÇ KELDANI GRUBU İÇİN “MİRAS VE KÜLTÜR” KEŞİF GEZİSİ 

Türkiye’deki Keldani Kilisesi Başepiskoposluğu’nun girişimiyle, Türkiye’den ve diasporadan (Fransa’daki ve Belçika’daki) 45 genç Keldaniden oluşan bir grup 26 Nisan – 6 Mayıs 2024 tarihleri arasında Türkiye’nin doğusunu ziyaret etti. Bölgeyi ve Avrupa’daki genç Keldanileri yakından tanıdığım için, Peder Remzi Diril’in yardımıyla gruba bizzat eşlik ettim. Gezinin amacı, farklı ülkelerden gelen genç Keldaniler arasında bağlar kurmanın yanı sıra, zengin bir tarihe sahip bu bölgenin kültürel ve dini mirası hakkında farkındalıklarını arttırmaktı.

Bu hac yolculuğu 3 aşamada gerçekleşti. Mardin’deki 1. aşama, Türkiye’den ve diasporadan gençleri bir araya getirmek ve bu bölgenin zengin dini ve kültürel mirasını keşfetmelerine yardımcı olmak için tasarlandı. 4 gün boyunca, bu ilde ve çevresinde bulunan ve bazıları 4. yüzyıla kadar uzanan, Hristiyanlığın ilk yüzyıllarından kalma manastır ve kiliselerin çoğunu ziyaret ettik. Her gün farklı bir keşif oldu! Doğu Kilisesi’nin bu mirasının güzelliği ve bu çok zor bölgede yüzyıllardır sürdürülen manastır hayatı gençler üzerinde derin bir etki bıraktı, hatta onları duygulandırdı, özellikle de 1902’den 1915’e kadar Siirt Başepiskoposu ve Keldani Kilisesi’nin büyük bir figürü olan ve 1905’te İskenderiye’den sonra en büyük el yazması kütüphanesinin bir kataloğunu yayınlayan Mons. Addaï Scheir’in izinde hac yolculuğuna çıktığımız Siirt herkesi etkiledi. Evini ve eski kiliseden geriye kalan tek duvarı gördük. Daha sonra halen restorasyonu devam eden Keldani Mar Yakub Manastırı’nı keşfettik. Tüm bu duygular günlük Efkaristiya kutlamaları sırasında paylaşıldı ve Tanrı’ya emanet edildi.

İkinci aşamada, bu gençlerin ebeveynlerinin ve büyükanne ve büyükbabalarının geçmişte terk etmek zorunda kaldıkları Şırnak ve Silopi köyleri ziyaret edildi. Bugün bu köylerden bazıları Avrupa’da yaşayan aileler tarafından yazlık konut olarak kullanılıyor. Gençler bu yerleri keşfettiklerinde çok etkilendiler ve bugün anne babalarının geçmişte bu köylerde yaşadıklarına dair anlattıkları yaşanmışlıklarını artık zihinlerinde canlandırabiliyorlar.

Üçüncü ve son aşama Diyarbakır’ın, tarihinin ve büyük surlarının keşfiydi. Bu şehrin tarihi, Keldani toplumu için önemlidir çünkü ilk Katolik Keldani patrikliğinin ikametgahıdır. Doğu Kilisesi Sinodu tarafından seçilen Mar Youhanan Soulaqa, Katolik inancını kabul etmiş ve 20 Nisan 1553 tarihinde Papa Julius III tarafından Keldani Katolik Kilisesi Patriği ilan edilmiştir. Roma’dan dönüşünde Amed’de (yeni adı Diyarbakır) patriklik ikametgâhını kurdu ve burada Amed, Cizre, Mardin, Siirt ve Hasankeyf bölgeleri için 5 episkopos takdis etti. Amed, 1553’ten 1555’e ve 1681’den 1828’e kadar patriklik makamı olarak hizmet vermiştir. Bugün Mar Petyun Kilisesi, patriklik konutuyla birlikte iyi bir şekilde restore edilmiştir; ne yazık ki kasabada sadece birkaç Keldani aile kalmıştır. Kilisemizin tarihinin bu bölümünün keşfi ve uzun yıllar patriklik makamı olan Mar Petyun’da ayin düzenlenmesi gençler üzerinde kalıcı bir etki bıraktı.

Güvenlik güçlerinin varlığı sayesinde tüm programımızı sorunsuz gerçekleştirdik. Gençlerimiz dostluk bağları güçlenerek ve ikili bir hedefe ulaşarak ülkelerine döndüler: Bölgenin tarihi ve coğrafi keşfi, ama her şeyden önce Hristiyanlığın ilk yüzyıllarından bu yana sürdürülen Hristiyan mesajının aktarılması. Bu deneyim onların Doğu Kilisesi geleneğine olan bağlılıklarını güçlendirdi ancak her şeyden önce inançlarını teyit etmiştir.

Türkiye Keldani Katolik Kilisesi Başepiskoposu Mons. Sabri Anar

Fotoğraflar: Gule Céline Yanan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir