14 Şubat tarihinden itibaren her akşam Aziz Yuhanna Katedrali’ndeİzmir’in Koruyucusu Aziz Polikarp’ın onuruna kutlanan bayrama hazırlık için 9 günlük Dua (Novena) yapıldı.Göztepe Notre-Dame de Lourdes rahibi Peder Ireneusz Bochynski ilk 6 gün boyunca vaaz verdi.
Novena’nın birinci gün vaazında, Peder Ireneusz: “Aziz Polikarp’ın yaşama biçimi, davranışları ve şehit oluşu; tüm bunlar o dönemde dünyanın İsa Mesih’in ortaya çıkışına ve O’nun öğretilerine verdiği tepkinin bir sonucuydu. Ayrıca öğrencilerinin öğrettikleri de öyleydi. O yüzden bugün ve yarın Kilise’nin doğuş gerçeğini, hangi koşullarda büyüdüğünü hatırlatmak istiyorum. Bunun o zamanın Kilisesini daha iyi anlamamıza ve ona yaklaşmamıza; onunla tanışmaya; deneyimlemeye, anlamaya yardımcı olacağına inanıyorum.” dedi.
İkinci gün verdiği vaazında, Peder Ireneusz bir önceki gün değindiği zulüm konusuna devam etti. Sözlerine: “İsa’nın ölüme karşı kazandığı zafer, öğrencilerine çarmıhın değerini gösterdi. Pavlus, vaazının özünün Çarmıha Gerilmiş Mesih’in kişiliği olduğunu öğretir. İlk Kilise öğretisinde haç, Tanrı’nın gücü ve bilgeliği olarak görünür.” devam etti.
Peder Ireneusz, üçüncü ve dördüncü günlerde, ‘‘Polikarp ve Apostolik Babalar’’, yahut ‘‘Kilise ve Kilise inancı nasıl doğdu?’’ konulu olan vaazında özellikle Antakyalı Aziz Ignatius’tan ve Hierapolisli Aziz Papias’tan bahsetti.
Peder Ireneusz beşinci gün, vaazında, İzmir Kilisesi cemaatinde yaşadıklarından söz etti. Nasıl biriydi, ne yaşadı, sevinçleri neydi ve o zamanlar İzmir’deki kilisenin çobanı hangi günahlarla mücadele ediyordu.
Altıncı gün, Peder Ireneusz İzmir Episkoposu Aziz Polikarp’ın Şehit Edilmesini ayrıntılarıyla anlattı.
Novena’nın son 3 duasında Anadolu Havarisel Vekilliği Yardımcı Episkoposu Mons. Antuan Ilgıt vaaz verdi ve her birinde bir aziz hakkında konuştu ve bu azizlerin resmini katılımcılara dağıttı.
Mons. Antuan ilk vaazında günlük meditasyon için Tarsuslu Aziz Pavlus’un Romalılara mektubunda yer alan, hepimizin “Bizi kim ayıracak?” sorusu ile bildiği bölümü ele aldı. Ardından antik dünyanın Roma ve Mısır’daki İskenderiye’den sonra üçüncü metropolü olan Antakya’nın episkoposu’ndan Antakyalı Aziz İgnatius’a değindi. Mons Antuan sözleriyle : “İgnatius İsa’nın sevgi ateşiyle öylesine yanıp tutuşuyordu ki onu tanıyanlar onu adeta ismi gibi ateşe benzetiyorlardı; nitekim İgnatius isminin kökü olan “ignis” Latincede de ateş anlamına gelmektedir.” katılımcıları bilgilendirdi.
İkinci vaazında Mons. Antuan Aziz Pavlus’u dinleyerek hayatını büsbütün değiştiren ve Hristiyanlığa dönen bir Azizeden, Konyalı Azize Tekla’dan bahsetmek istedi. “Azize Tekla bizlerin iman yürüyüşüne ışık tutacak önemli bir başka deniz feneridir.” dedi.
Novena’nın son akşam duasında Mgr Antuan bütün kalbiyle iman etmiş, yine bu toprakların bir evladı, 306 senesinde Nusaybin’de doğmuş olan, büyük bir Süryani Aziz olan Efrem’den bahsetmek istedi. “Aziz Efrem bize büyük bir teolojik miras bırakmıştır. Birçok açıdan , ama özellikle teolojik açıdan zengin ve ilginç bir yazardır. Çalışmalarının özelliği, teoloji ve şiirin onda buluşmasıdır. Onun doktrinine yaklaşmak istiyorsak, en başından itibaren bu konuda ısrarcı olmalıyız: o, teolojiyi şiirsel bir biçimde yapmaktadır” dedi.
Aziz Polikarp’ın kafatasının bir parçası hürmet edilmek üzere Novena süresince takdim edildi.
Makale: Nathalie Ritzmann
Foto: Marie-Françoise Desrues ve Nathalie Ritzmann
