MART AYI GENÇLİK TOPLANTISI

20 – 22 MART 2026

Bu hafta gençlik buluşmamızda hem paylaşımla hem de derin ruhsal düşüncelerle dolu çok kıymetli bir zaman geçirdik. İlk gün birlikte yemek yiyerek başladık. Yemeğin ardından ayine katıldık ve sonrasında haç yolu duasını gerçekleştirdik. Bu anlar Mesih’in acılarına daha yakından bakmamıza ve onun sevgisini daha derinden anlamamıza yardımcı oldu.  

İkinci günde, sabah dualarına katıldık ve Mezmur ve yakarışları beraber okuduk. Daha sonra “Mesih İsa neden ıssız yerlere çekilip dua ediyordu?” sorusu üzerine üç kişilik gruplar halinde derin düşünerek, birbirimizle düşüncelerimizi paylaştık. Bu sorunun üzerinde dururken, sessizliğin aslında Tanrıyı gerçekten duyabilmek için ne kadar gerekli olduğunu fark ettik. Dinle ey İsrail çağrısını hatırlayarak, Tanrının sesini duymanın ancak içsel bir duruşla mümkün olabileceğini düşündük.  

İsa’nın sessizliğe çekilmesinin sadece dua etmek değil aynı zamanda babadan gelen kimliğinde güçlenmek olduğunu paylaştık. “Sen benim sevgili oğlumsun, senden hoşnudum” sözünün insanın kimliğini ve değerini nasıl derinden şekillendirdiğini konuştuk. Sessizlik anlarında bizlerin de kim olduğumuz ve kim olmadığımızı daha net görebileceğimizi fark ettik. Ayrıca bu zamanı içsel eve dönüş olarak ele aldık. İçsel evimizin sahibi olmanın ve Mesih’e yer açmanın önemini düşündük.  

Etkinliğimizin bir bölümünde birlikte pizza hazırladık, herkesin birbirine yardım ettiği bu anlar paylaşmanın ve birlikte üretmenin ne kadar değerli olduğunu gösterdi. Yemek hazırladık, bulaşıkları yıkadık, haç boyadık. Beraber aile olarak topluluk olmanın güzelliğini yaşadık.  

Etkinliğimizi sürdürürken Rahibe Giusepina ve Mariagrazia bize adanmış oldukları karizmalar ile ilgili bilgi verdi ve sorularımızı yanıtladılar. Bizlere sevgiyi yaşamanın en iyi misyon olduğunu anlattılar.  

Konferans zamanında, Aziz Yuhanna 18 ve 19:37 bölümleri üzerine derin düşündük. İsa Mesih’in çektiği acının, sadece bir fedakârlık değil, aynı zamanda gerçek sevginin en açık ifadesi olduğunu paylaştık. Onun yaraları aracılığıyla sevginin ne olduğunu daha iyi anladık. Şu gerçeği yeniden hatırladık, İnsan olarak sınırlıyız ve yaralarımız var. Ancak bu yaralar Tanrıya yaklaşmamıza engel değil, aksine onun sevgisini daha derin deneyimleyebileceğimiz bir kapı olabilir. Gerçek sevginin kusursuzlukta değil açıklıkta ortaya çıktığını konuştuk. Kendi hayatımızda şu sorular üzerine düşündük, zor zamanlarda gerçekten Tanrıya mı yöneliyoruz, yoksa her şeyi tek başımıza mı taşımaya çalışıyoruz. Yaralı olmamıza rağmen başkalarını ne kadar sevebiliyoruz? 

Etkinliğimizin devam eden kısmında akşam mangal yapıp, yedikten sonra hep beraber danslar ve çeşitli oyunlar oynayıp keyifli zamanlar geçirdik. Gezimizin son gününde, sabah erkenden uyanıp kahvaltı edip gezi programı için yola koyulduk. Gezi de yol engebeli ve zorluydu fakat İsa Mesih’teki umut ile beraber yürüdük. Her bir yürüyüş bir şükür idi. Doğayla iç içe geçirilen bu zaman hem ruhsal dinlenmemize hem de gün boyunca paylaştıklarımızı içselleştirmemize yardımcı oldu. Sonra kamp alanına dönüş yaptık. Yemeğimizi yedikten sonra Selçuk kilisesine akşam ayinine doğru yola çıktık. 

Ayin sonrasında Rahibe Remedy cemaati hakkında bize bilgi verdi. Ruhumuzun üç gün boyunca akşam ve sabah ayinleri, Tanrı sözü ve derin düşünme ile adeta yıkanmış olduğunu hissettik. Ayinden sonra birlikte çay ve tatlılar ile sohbet edip kamp hakkında gençlerin görüş ve önerileri alındı. Bu buluşma sadece bir etkinlik değil birlikte büyüdüğümüz paylaştığımız ve Tanrının sevgisini daha derinden hissettiğimiz bir zaman oldu.  

Bu anlamlı buluşmanın hazırlanmasında emeği geçen başta Peder Mariusz Dunaj’a ve katkı sağlayan ve destekleyen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Yazan:  Burce Sofia Baltacıoğlu

Resimler: Katılımcılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir