BARIŞ BİR İDEAL DEĞİLDİR, ÖĞRENİLİP UYGULANABİLİR
2024 yılının sonunda İtalyan Caritas’ın inisiyatifiyle başlatılan ve Akdeniz, Orta Doğu ve Afrika’daki çok sayıda ülkenin ulusal Caritas kuruluşlarını ve sivil toplum örgütlerini kapsayan PeaceMed projesi, İstanbul’da, Akdeniz’de barış için işbirliğinin güçlendirilmesine adanmış bir toplantı için bir araya geldi. Bu projeyle gençlere odaklanılarak kalıcı bir işbirliği ve diyalog ağı oluşturulması hedefleniyor.
Barış, soyut bir ideal değildir
Keldani episkoposu ve Caritas Türkiye Başkanı Monsenyör Sabri Anar “Ortak iyilik, gerçek ve kalıcı bir barış için vazgeçilmez bir koşuldur,” dedi. Katılımcıların eğitim kısmını tamamlayan bu yeni PeaceMed toplantısının açılışında. “Barış, adalet olmadan, insan onuruna saygı olmadan, kaynaklara eşit erişim olmadan ve farklılıklarımızı kabul etmeden var olamaz.” diye ekledi. Türkiye Sorumlusu Peder Petru Varga, daha sonra Caritas Türkiye’nin PeaceMed ağının gelişimine aktif olarak katkıda bulunmaya hazır olduğunu yineledi ve bunu “daha derin bir ortaklığa doğru somut bir adım” olarak nitelendirdi. Yardım kuruluşunun danışmanı Alice Testa ise cesaret verici sözler ekledi: “Projenin somut yaklaşımı, çatışmaları şiddet içermeyen bir şekilde yönetip dönüştürebilen ve Akdeniz’de kalıcı bir işbirliği ve diyalog ağı kurabilen barış çalışanları yetiştirilmesini sağlayacaktır.” “Barış, soyut bir ideal değil, öğrenilebilen, uygulanabilen ve aktarılabilen bir beceridir”, Rondine Cittadella della Pace direktörü Mauro D’Andrea’nın ifade ettiği inanç budur. Eğitim ve ağ oluşturma, hem eylemler hem de gerilimler, krizler ve savaşlarla dolu ortak tarihlerle birbirine bağlı olan ilgili bölgeler açısından somut bir barış projesi olan PeaceMed’in temel direkleridir.
İtalya Caritas’ın Türkiye’de bulunan müdür yardımcısı Paolo Valente, Vatikan medyasına bunu şöyle açıklıyor: “Barış konusu sadece teori değil, varoluşsal bir ihtiyaçtır. Bu nedenle geçen yıl eğitim üzerinde ısrar ettik, çünkü amacımız, kendi örgütlerine çatışmaların yönetimi ve bunların fırsatlara ve büyüme fırsatlarına dönüştürülmesi için gerekli olan bilgi birikimini taşıyabilecek kişileri yetiştirmektir. Şimdi projemizin 2. aşaması başlıyor. Bu, stratejik ve politik bir bölgesel mimariyi düşünmek, yani eğitimden eyleme geçmek anlamına geliyor. Zaman içinde süreklilik sağlamak, parçalanmayı önlemek ve bir barış ekosistemi yaratmak için çalışmak belirleyici olacaktır”.
İşbirliği eğitimi
(…) Hem Papa Francesco hem de XIV. Leone tarafından teşvik edilen proje, geçtiğimiz aylarda kuruluşların yetkinliklerine yatırım yaparak, eğitimcileri işbirliği, diyalog ve bölgesel entegrasyon konusunda eğitmek için araçlar ve metodolojiler sunmuştur. Özellikle gençlere özel bir önem verilmiştir; gençler sadece hedef kitle olarak değil, barış ve sürdürülebilir kalkınma süreçlerinin aktörleri olarak da kabul edilmiştir.
Cecilia Seppia – Vatikan Şehri
Makle’ye ulaşmak için:
