“TANRIM, SEN HERŞEYİ BİLİYORSUN, SENİ SEVDİĞİMİ DE BİLİYORSUN”

RAHİBE ARLETA, HAYIRSEVERLİĞİN KIZLARI (FILLES DE LA CHARITE) 

“Her şeyi anlamak gerekli değildir, Tanrı’nın verdiği her şeyi sevmek yeterlidir” (Kardinal Stefan Wyszynski).

Bu sözler 38 yıldır benimle birlikte. Tanrı’nın işleri üzerinde düşüncelere başladığımda bana bir hatırlatma görevi görürler.

Yine de Tanrı o kadar anlaşılmaz, ölçülemez ve akıl almazdır ki, insan aklım O’nun Kutsal İradesine uyma çabası ile her zaman itaatkâr bir şekilde kendini teslim eder ve tekrarlar: “Tanrım, Sen her şeyi biliyorsun, Seni sevdiğimi de biliyorsun”.

Ben ailemin ilk kızıyım, onların büyük sevgisinin ve karşılıklı güveninin meyvesiyim.

Babam yakında baba olacağını öğrendiğinde, (doğumumdan önce oğlu mu kızı mı olduğunu bilmeden) doğacak çocuğunu tek mülkü olarak Rab Tanrı’ya emanet etti. Sonra kendi kararlarımı verdiğim bir dönem oldu. Ne zaman ki Tanrı’nın yolunu seçmeye ikna oldum, işte o zaman sorunlar başladı. Ailem beni bu kararı almaktan vazgeçirmeye çalıştı.

Bunun yerine bana Tanrı’ya adanmış bir yaşamın zorluklarını gösterdiler ve beni bu konuda asla teşvik etmediler.

Ailemin bu “oyunundan” hiçbir şey anlamamıştım. Ancak Tanrı’ya İlk Kutsal Yeminimi ettiğimde, bana doğmadan önce zaten Tanrı’ya adandığımı ve titiz itirazlarının kasıtlı olduğunu, böylece onların arzularına rağmen Tanrı’ya verdiğim sözlere kimseye boyun eğmeden itaat edeceğimi anlamamı istemişlerdi.

Bir gün bana- neden bana karşı tavsiyede bulunduklarını sorduğumda – “Rab Tanrı birini çağırırsa, onu kendine çekmek için yeraltında bile bulacağını” söylediler.

Yaşadıklarım ve hayatım bana adanmanın somut olduğunu gösterdi. Tanrı tarafından çağrılan kişi, kendisi tam kavrayamasa da, kalıcı ve ebedi mutluluk içinde olmak ve yeryüzünde Tanrı’nın bir aracı olarak yararlı olmak için O’nun ilahi muamelesine boyun eğen bir kişi durumundadır.

Son olarak Peygamber İşaya’nın sözleri ile en önemli olanın Allah’ın isteğini yerine getirmeye çalışmak olduğunu belirtmek isterim:

Çünkü benim düşüncelerim sizin düşünceleriniz değil, sizin yollarınız benim yollarım değil” diyor RAB. (…) Ağzımdan çıkan söz de öyle olacaktır. Bana boş dönmeyecek, İstemimi yerine getirecek, Yapması için onu gönderdiğim işi başaracaktır. (Yeşaya 5, 8;11)

Sr Arleta,  Filles de la Charité (Hayırseverliğin Kızları)

—————

Hayırseverliğin Kızları (Filles de la Charité) hakkında daha fazla bilgi edinmek için

Vincent de Paul ve Louise de Marillac tarafından kurulan “Saint Vincent de Paul’ün Hayırsever Kızları, Yoksulların Hizmetkârları Topluluğu” uluslararası bir topluluktur.

Hayırseverlik Kızları olarak bizler, alçakgönüllülük, sadelik ve hayırseverlik ruhuyla, yoksulların ve dışlanmışların şahsında İsa Mesih’e hizmet etmeye çağrıldık. Mesih’in sevgisiyle hareket eden ve derin bir dua yaşamıyla desteklenen bizler, ortak hizmet misyonumuzda birbirimize yardım ederek kardeşçe bir yaşam topluluğu olarak yaşıyoruz; kişiyi tüm insani ve ruhani boyutlarıyla ele alan bir hizmet…

Kilise tarafından Havarisel Yaşam Cemiyeti olarak tanınan Cemiyet şu anda beş kıtada 96 ülkede faaliyet göstermektedir.

Toplumsal önceliği olan yerlerde yaşıyor ve hizmet veriyoruz: hastaneler, sosyal çocuk evleri, okullar, evsizler için gündüz merkezleri, bağımlılık veya engellilikten muzdarip insanlar. Son olarak, nerede bir ihtiyaç varsa ve nerede yardım ve destek sunabiliyorsak, Kilise’nin diğer üyeleri ve çeşitli kuruluşlar ve derneklerle işbirliği içinde, gücümüz ve imkanlarımız doğrultusunda hizmet vermeye hazır ve amade olmak istiyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir