Türkiye Latin Katolik Cemaati’nin en büyük zenginliklerinden biri karizmalarındaki çeşitlilik olsa gerek. Hristiyanların azınlık olarak bulundukları bir toplum yapısı içinde, Mesih’in Bedeni’nin farklı üyeleri olarak çağrımızı yaşayabilmek gerçek bir lütuf ve sevinç sebebi.
Bu yıl da yeniden, Saint Esprit Katedrali’nin sevgi dolu çatısı altında Monsenyörümüz Massimiliano’nun önderliğinde kutladığımız Kutsal Ayin’de Salezyen Cemaati’nin kurucusu Aziz Yuhanna Bosko’yu anmak için biraraya geldik. Farklı cemaat temsilcilerinin, Oratoryo ve Don Bosco Learning Center çocuk ve gençlerinin, ADMA üyeleri, Salezyen Kooperatörleri ve okulumuz mezunlarının kalabalık katılımıyla gerçekleşen Ayin’de, Salezyen Pederler Jashua ve Ismael Aziz Paul Alman Kilisesi’nde yaşanmış bir olayı temel alarak, Don Bosko’nun çağrısının merkezini ve Salezyen Ailesi’nin ruhsal temellerini bizlerle paylaştılar. Rahibe Petra’nın kilisenin bahçe deposunda kurumuş bir saksı çiçeğini fark edip keşfetmesi sonrasında, ona bakması, güneşe çıkarıp, toprağını sulayıp beslemesi ile başlayan bu durum, kısa bir süre önce cansız, kupkuru kalmış bir bitkinin kışın ortasında çiçek açmasını sağlamıştı. Don Bosko da Rabbin inayetiyle, çocuk ve gençlerin yüreklerinde saklı olan potansiyeli keşfedip, onları geliştirmekte, büyütmekte ustaydı. Kutsal Ayin’in büyük bir çoğunluğunda çocukların ve gençlerin görev almalarının temel sebebi de buydu.
Açılış kortejinde Türkiye Salezyen Cemaati’nin farklı kollarını temsilen üç kişi Meryem Ana, Oratoryo ve Don Bosko posterlerini taşıdılar. Okumalar, evrensel dualar, sunak, ilahiler, altar hizmetleri çocuklarımız ve gençlerimiz tarafından hazırlanıp, büyük bir heyecanla yerine getirildi. Bazıları için bu, böylesi büyük ve uluslararası bir topluluk önünde ilk olarak edinilen bir tecrübeydi, hatta birkaçının boyları bile kürsüye yetmediğinden okumalarını tabureye çıkıp yapmaları gerekti, pıtır pıtır atan heyecan dolu yürekler Rabbin Sözü’nü ilan etmenin sevinciyle görevlerini tamamladıklarında hepsinin yüzünde o sevinci görmek inanılmaz bir tecrübeydi. Sunular arasında ise top, gitar, tesbih ve kitap vardı; bunlar Salezyen çağrısının sembolleri olarak (oyun, ev, kilise/dua, eğitim) sunaktaki yerlerini aldılar. Ayin sonrasında Katedralimizin bahçesinde küçük bir ikram sunuldu.
9 yaşındaki bir çocuğun gördüğü rüya, kendisi de dahil olmak üzere milyonlarca çocuk ve gencin hayatını Rab Mesih İsa’da kurtuluşa taşımaya sebep oldu ve olmaya devam ediyor. Don Bosko’nun en büyük zenginliği öğretmeni olarak kendisine atanmış olan kişiyi çok sevmesi ve O’na derinden bağlı olmasıydı. Küçük yaşında anlam veremediği halde Allah’a güvenmeyi tercih etmiş ve Meryem Ana’nın himayesinde çağrısını alçakgönüllülükle yaşamıştı. Hayatının sonunda “Evlatlarıma onların hepsini Cennette beklediğimi söyleyin” diyen sevgi dolu bir yürekle dünyadaki görevini tamamlayıp Göksel Baba’ya kavuşmasından sonra, O’nun yetiştirdiği evlatları görevi teslim alıp Meryem Ana’nın rehberliğinde, Mesih İsa’yla birlikte Göklerin Egemenliğine doğru dünyevi yolculuklarını sürdürmektedirler.
Don Bosko’nun gençlerinden bazılarının yolunun, üzerinde yaşadığımız bu kutsal topraklara düşmesiyle de Salezyenler, 120 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de Rabbin Müjdesi’ni ilan etmeye devam etmektedirler.
Vaftiz aracılığıyla her Hıristiyan aziz olmaya çağırılmıştır, bu yolda birbirimize destek olmak en önemli sorumluluklarımız arasındadır; kilisemiz ve günümüz dünyasının geleceği, ümidimiz olan çocuklarımızda, gençlerimizdedir. Koşullar ne olursa olsun, özellikle de toplum tarafından dışlanmış, hor görülen ve risk grubunda olan çocuk ve gençlere, onları her zaman bir Anne şefkatiyle seven Allah Baba’nın himayesinde ve Annemiz olan Kilise’nin bağrında daima özel olduklarını hatırlatmak hepimizin görevidir.
Çocukların ve gençlerin koruyucusu Aziz Yuhanna Bosko, tüm evlatlarımız için dua et.
Makale ve resimler: Arusyak Safa Jamilabadi
