KUTSAL RUH KATEDRALİ’NİN JÜBİLESİ

Meleğin Meryem Ana’ya müjdesi, yeni yaratılışın ve kurtuluş tarihimizin başlangıcını işaret eder. Bakire Meryem’in itaati sayesinde, Allah’ın Ebedi Oğlu insanlık tarihine girer ve Emmanuel, yani “Allah bizimle” olur. Bugün Yuhanna İncili’ndeki söz gerçekleşiyor: “Allah’ın Kelamı beden oldu ve aramızda yaşadı.”

Bakire Meryem, böylece Allah’ın bedensel olarak içinde ikamet ettiği gerçek tapınak haline geldi. Nitekim Havari Pavlus’un öğrettiği gibi, “Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te ikamet eder” (Kol. 2:9). Evet, Beden Alma gizi aracılığıyla, erişilmez olan Allah, artık kendi halkının arasında ikamet eder.

Rabbimizin Beden Alma gizi sayesinde, Allah’ın halkının ilahi Efkaristiya’yı kutlamak üzere bir araya geldiği her kilise ve her tapınak, Allah’ın yeryüzündeki konutu haline gelir.

Bugün bu Efkaristiya’yı, 150 yıldır İstanbul’un Katolik katedrali ve Latin cemaatinin ruhsal kalbi olan bu kutsal tapınak için Rab’be şükran sunmak amacıyla kutluyoruz.

Kutlu Papa 9. Pio, 24 Mart 1876 tarihli “Gratum nobis” apostolik mektubuyla Kutsal Ruh Kilisesi’ni Havarisel Vekilin makamı olan Katedral mertebesine yükseltti. Bu kilise, 1846’da o zamanlar henüz merkezin dışında sayılan bir bölgede inşa edilmişti. Birçok Katolik evini bu yeni kilisenin çevresinde kurdu; böylece bu kilise zamanla onların manevi yaşamının odak noktası haline geldi.

Otuz yıl sonra, dönemin Havarisel Vekili Başepiskopos Antonio M. Grasselli’nin talebi üzerine, Papa bu kiliseye havarisel geleneğin simgesinin olan episkoposluk kürsüsünün yerleştirilmesini emretti.

Bu katedral, 150 yıldır farklı milletlerden Katolik cemaatlerinin “ortak evi” olmuştur. Pentekost günü, Son Yemeğin yenildiği üst kattaki odada olduğu gibi, burada da pek çok farklı ulustan gelen imanlılar Allah’ın tek halkı haline gelmektedir. Burada dillerin ve kültürlerin çeşitliliğine rağmen, Kutsal Ruh’un gücüyle Kilise’nin birliği mucizesi gerçekleşmektedir.

Bir buçuk asır boyunca, muhkterem seleflerim havarisel geleneğe bağlı kalarak, zaman zaman felaket diye anılabilecek zorlu dönemlerde Müjde’yi ilan etmiş ve Latin Katolik cemaatine rehberlik etmişlerdir. Aynı zamanda Papa’nın Vekilleri sıfatıyla, diğer Apostolik kardeş Kiliselerle diyalog ve kardeşlik köprüleri kurmaya çalışmışlardır.

Hepsinin içinde özellikle Angelo Giuseppe Roncalli’nin—gelecekteki Papa Aziz 23. Yuhanna’nın—eserini anıyoruz. O, İstanbul Havarisel Vekilliğini 1935’ten 1944’e kadar yönetmiştir. Dünya savaş ve zulüm ateşiyle yanarken, Hristiyanların bölünmeleri bir an önce aşması gerektiğini kavramıştır. Roncalli, iyi bir tarihçi olarak, bu bölünmelerin teolojiden çok siyasetten, hakikat arayışından çok gurur ve yanlış anlaşılmadan kaynaklandığının bilincindeydi.

Bu inançla hareket eden Papa 12. Pio’dan Ekümenik Patrik Hazretleri’ne resmi bir ziyarette bulunabilmek için izin istedi. Bu ziyaret 28 Mayıs 1939’da, Pentekost Bayramı’nın arife gerçekleşti. Ertesi gün şunları yazdı: “Dün Pentekost’un ilk ışığında — tam benim Katedralim isim bayramında— Papa’nın adına ve emriyle Fener’i ziyarete gittim.” 1054’ten bu yana böyle bir adımın atılmamış olduğu düşünüldüğünde, bu gerçek bir Pentekost mucizesiydi. 

Ekümenik Patrik Benyaminos, Mons. Roncalli’yi kucaklayarak onu Mezmur’un şu sözleriyle Latince selamladı: “Haec est dies quem fecit Dominus” — “İşte bu, Rab’bin yarattığı gündür.” Birkaç ay sonra, 15 Aralık’ta, Ermeni Patrik 1. Mesrop’u da ziyaret etti. O günden bu yana ne kadar yol kat edildi! 

Bu katedralin özel görevi, kardeşliğin yeri ve birliğin işareti olmaktır. Son altmış yıl içinde, Antik Konstantinopolis’e hacılık niyetiyle gelen Roma Episkoposları, burada Patriklerle defalarca bir araya gelmiş ve birlikte dua etmişti.

Özellikle bu buluşmaların ilkini hatırlayalım: Temmuz 1967’de Aziz Papa 6. Pavlus ile Kutlu Patrik Athenagoras arasında gerçekleşen tarihi görüşme. Ardından 1979’da Aziz 2. Yuhanna Pavlus, burada Kutlu Patrik Dimitrios ile buluştu. 2006’da Papa 16. Benediktus, 2014’te Papa Françiskus ve geçen yılın Kasım ayında Papa 14. Leo, Patrik Bartholomeos tarafından kardeşçe bir sevgiyle karşılanmışlardı. Ermeni Apostolik Kilisesi’nin Patrikleri de Roma episkoposlarını ziyaretlerinde aynı kardeşlik ruhuyla ağırladı. Şu anki Patrik 2. Sahak, sözleriyle ve eylemleriyle tam birliğe ulaşılması için çalışmaktadır. 

Kırk yıldır Metropolit Filuksinos Yusuf tarafından yönetilen Süryani Ortodoks Kilisesi aynı kardeşlik yolunda yürümekte olup, yıllardır pek çok kilisemizi Süryani Kilisesi ile paylaşmaktayız.

Pek muhkerem Patrik Bartolomeos ve Patrik Sahak, bu akşam Türkiye’nin Katolik episkoposlarıyla birlikte buradaki varlığınız, bizi tek bir havarisel imanda birbirine bağlayan ve topluluklarımızı tam birliğe giden yolda ilerlemeye teşvik eden kardeşliğin yeni bir işaretidir. Bu hedefte, dünyaya Mesih’teki kardeşliğin gerçek ve somut olduğunu göstermek için birlikte yürüymeye devam edelim.

Tam birliğe giden yolun tanığı olan Kutsal Ruh Katedrali, Son Akşam Yemeğinin yendiği, yukarıdaki Kutsal Oda gibi olmaya devam etsin; öyle ki savaşlar ve bölünmelerle sarsılan bu zor dönemde Pentekost mucizesi yeniden gerçekleşsin ve Mesih’in Kutsal Kilisesi, insanlık ailesinin birliğinin işareti olarak dünyada parıldasın.

 

† Episkopos Massimiliano

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir