PAPA XV. BENEDİCTUS, GIACOMO DELLA CHIESA

(1854-1922) papa (1914-1922)

Papa X.Pius’un halefi olan papa XV Benedictus, bir önceki papanın politikasının ne yönünü ne de ruhunu değiştirmeden daha esnek bir hale getirdi.

Cenova’da soylu bir ailede dünyaya gelen Giacomo Della Chiesa, önce Madrid’deki papalık elçiliğinde, ardından da Devlet Sekreterliği’nde Rampolla’nın yardımcısı olarak görev yapmış ve bu kurumun tüm kademelerinde yükselmişti. Devlet Sekreterliği’nin yeniden yapılandırılması sırasında, X. Pius onu Bolonya başepiskoposu olarak (16 Aralık 1907) ve 1914’te kardinal olarak atandı.

Göreve geldiği andan itibaren (1914), XV. Benedictus “modernizmi” yeniden kınarken, aşırı muhafazakarlardan da uzak durdu (Sapinière’in feshi); daha sonra, Thomist felsefe ve Kutsal Kitap yorumu konusunda öncüllerinin yönergelerini yineledi, X. Pius tarafından başlatılan yeni Kanon Hukuku Kanunu’nu (1917) yayınladı, XIII. Leon’un Doğu Kiliseleri’ne yönelik çabalarını sürdürdü ve Katolik cemaatlerin  görevlerine yeni bir ivme kazandırdı (Maximum illud , 1919).

Kişiliğini bugüne kadar belirleyen önemi, Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında sergilediği siyasi faaliyetlerine borçludur. Tutumu, yirmi beş yıl sonra XII. Pius’un kural haline getireceği ilkelerden ilham almaktadır: Kilise’yi çatışmanın dışında tutmak, savaşın sona ermesini hızlandırmak için çağrılar ve girişimlerde bulunmak, savaş mağdurları lehine Kutsal Makam’ın hayırseverlik ve insani yardım faaliyetlerini geliştirmek. Savaşa katılan tüm hükümetlere hitaben yazılan ve barış önerileri içeren bir papalık notu (1 Ağustos 1917), tüm ülkelerde – Katolikler dahil – şüpheci bir milliyetçilikle karşılaştı; müttefik hükümetler nezdinde ise papalığın niyet ve amaçlarına dair bir şüphe uyandırdı; Papalığın, Merkez İttifak’ı destekleyeceğinden ve Vatikan’ın uluslararası arenaya geri dönüşünü hazırlayacağından korkuluyordu.

XV.Benediktus, Barış Konferansı’na dahil edilmeyi başaramasa da, en azından Vatikan’ın birçok ülkeyle ilişkilerini çoğaltmayı başardı; özellikle Fransa ile ilişkileri yeniden kurdu ve İtalya ile birlikte, halefi Pius XI’in 1929’da hayata geçireceği Conciliazione’yu hazırladı (Latran Anlaşmaları).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir