Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerden gençleri bir araya getiren anlamlı bir barış ve diyalog yolculuğuna katıldım. İstanbul’dan yola çıkan biz gençler, Yunanistan’a uzanan dalgalı bir yolculuğa çıktık.
Bu yolculuk sadece fiziki bir rota değil, aynı zamanda kültürler arası anlayış ve ortak bir gelecek arayışıydı. Yolculuk boyunca gemi farklı limanlarda durdu ve her durakta gençlik buluşmaları düzenlendi. Bu buluşmalar bazen küçük bir kilise avlusunda, bazen ise limanda demirleyen gemide gerçekleşti.
Türkiye, Lübnan, Tunus, Fransa, İtalya, Mısır ve Filistin gibi farklı ülkelerden gelen gençler ile kendi ülkelerimizdeki sosyal durumları, umutları ve korkuları paylaştık. Buluşmalar sadece dini ve kültürel bir etkinlik için değil aynı zamanda ortak bir gelecek için var olan çeşitlilikleri ortaya çıkartmak idi ve bunlar hepimiz için zenginlik olarak görüldü; farklı inançları dinledik, ortak değerlerde buluştuk.
Gemide geçen her gün, farklı bir hikâyeye, yeni bir tanışıklığa dönüştü. Farklı diller konuşulsa da, müzik, sessizlik ve bakışlar ortak dilimiz oldu. Bazı akşamlar hep birlikte denize karşı oturup hayallerimizi paylaştık. Bir Filistinli gençle bir Yunanlı gencin baş başa verdiği bir sohbeti, Lübnanlı bir kızın gemide Fransızca dua etmesini ya da Türkiye’den biri olarak benim Filistinli bir arkadaşımla birlikte ortak noktaları gözlemlemek, bu yolculuğun en anlamlı anlarındandı.
Bu yolculuk, sadece yeni insanlar tanımak ya da eğlenmekten ibaret değildi. Asıl amaç, Akdeniz’in çevresinde süregelen çatışmaların, ötekileştirmelerin ve yanlış anlaşılmaların karşısında bir barışçıl bir durum oluşturmaktı, gençlerin bir araya gelip birbirini dinlediği, farklılıkları anlamaya çalıştığı bir alan açmaktı. Bizler her birimiz evimize döndüğümüzde kendi toplumlarımızda bu diyalog ruhunu taşıyacak “barış elçileri” olmayı hedefliyoruz.
Makale ve resimler: Janbert Gazali
