ALLAH’IN REHBERLİĞİ VE KORUMASINDA BİR EVLİLİK İÇİN

Evlilik, kilisenin 7 sakramentinden biridir. Vaftiz, Efkaristiya, Kuvvetlendirme ve Ruhbanlığın ardından Evlilik Sakramenti gelir. Evlilik kutsaması ile evlenen çift Allah’ın takdisini, merhametini ve lütfunu alırlar. 

Yaratılış Kitabı, Kutsal Kitabın başlangıcında yer alır ve evrenin yaratılışını anlatan bölümle başlar. Kitabın ikinci bölümünde insanın yaratılışı yer alır: Allah yerin toprağından insanı yaratır. Ancak Adem’in yalnız kalmasını uygun bulmaz ve Adem’in kaburga kemiğinden yarattığı Havva’yı ona eş olarak verir.  Adem’in: “İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir” demesinin ardından” Bu nedenle adam anasını babasını bırakıp karısına bağlanacak ve ikisi tek beden olacak.” (Yar. 2,24) diye noktayı koyar. 

Katolik evliliği, başlangıçta bir erkek için yaratılan tek bir kadın olduğundan beri bozulmaz bir akittir. Aziz Matta’ya göre İncil’in 19. Bölümünde İsa boşanma konusundaki soruya “Musa, kalpleriniz sert olduğundan boşanmanıza izin verdi” diye yanıt verir. 

Aziz Pavlus Korintlilere mektubunda “Evlilereyse şunu buyuruyorum, daha doğrusu Rab buyuruyor: Kadın kocasından ayrılmasın. Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın. Geri kalanlara Rab değil, ben söylüyorum: Eğer bir kardeşin karısı iman etmemişse ama kendisiyle yaşamaya razıysa, onu boşamasın. Bir kadının kocası iman etmemişse ama kendisiyle yaşamaya razıysa, kadın onu boşamasın. Çünkü iman etmemiş koca karısı aracılığıyla, iman etmemiş kadın da imanlı kocası aracılığıyla kutsanır. Yoksa çocuklarınız murdar olurdu. Ama şimdi kutsaldırlar”  (1. Kor. 7, 10-14) diyerek konuyu temelden ele alıyor. 

Günümüzde şaşaalı evlilik teklifleri, romantik yemekler, popüler kültürün dayattığı hayali vaatler içinde evliliğin temel amacı ve süreci görünürlüğünü epeyce kaybetmiş durumda. Allah’ın verimli olun ve çoğalın” diyerek bir araya getirdiği erkek ve kadın, yeni başlangıç olan evlilik törenini “mutlu son” olarak görüyor ve düğünün ardından kapalı kapılar ardında şaşkın, kısa süre sonra mahkeme kapısında boşanma talebiyle kendini buluveriyor. 

Katolik Kilisesi, evliliğin ağır ve kutsal sorumluluğunun bilincinde olarak nişanlı çiftlerle evlilik öncesinde en az 2 ay (yaklaşık 8 hafta) sürecek bir evlilik hazırlığını zorunlu tutmaktadır. Bir çift ve aile olarak Hristiyan yaşamı sürmek üzere verilecek taahhütler hakkında bilgilendirmek ve eğitmek amacıyla çiftler, evlenecekleri Kilise rahibi önderliğinde bu hazırlık sürecini tamamlamalıdırlar. 

Çiftlerin kendilerini, birbirlerini ve evlilik niyetlerini tekrar ele alıp niyetlerinin saflığını gözden geçirmeleri önemlidir. Çift olmak, geleceğe açık olmak, evlilik kararını özgürce vermiş olmak, evlilik konusunda gerçekçi beklentiler taşımak belli bir olgunluk ve düşünce sistemi gerektirir. Evlilik birliğinin özgürlük içinde yürütülebilmesi için, gerçek özgürlük hakkında bir düşünme zamanı olmalıdır. 

Kilisedeki evlilik ile resmi nikâh arasındaki farkın belirtilmesi ve bunun arasındaki ayrımın vurgulanması önemlidir. Bu noktada Aziz Yuhanna İncili’nde okuduğumuz Kana Köyündeki Düğün hemen aklımıza geliyor (Yu. 2, 1-11). Evlilikte dostluğun, sevincin, sevginin şarabını verebilecek olan kişi sadece Mesih İsa’dır. Bu nedenle Hristiyan evliliği iki kişi arasında ama üçüncü bir kişinin yani Mesih İsa’nın mevcudiyeti ile süren bir ilişkidir. Mesih’in sevgisine benzer bir sevgiyle birbirini seven eşler, bu sevginin tükenmez kaynağını Rab’de bulurlar. 

Karı koca arasındaki sevginin kendini ifade şekli olan cinsellik ise Allah’ın “verimli olun ve çoğalın” buyruğuna verilen bir cevap olmalıdır. Özellikle çağımızda kitle iletişim araçlarının bombardımanı ile yanlış yönlendirilen cinsellik, evlilik birliğinde sevginin ve saygının temelini tehdit etmektedir. Bencillikten arınmış bir cinsellik, evlilik ahlakının da doğru şekillenmesini sağlayacaktır.

Evlilik töreninin Kilise cemaati huzurunda yapılması, bu çiftin artık Kilise toplumuna farklı bir şekilde dahil olacağı anlamına gelir. Evlilik töreni sırasında önce nişanlılar niyetlerini Kilise huzurunda ifade ederler: tam bir özgürlük içinde evlenmek istediklerini belirtirler. Ardından sadakat ve ayrılmazlık taahhüdünde bulunurlar. Çocuk sahibi olmak ve onları Hristiyan terbiyesi ile yetiştirme sözü verirler. 

Bütün bunların ardından sağ ellerini birbirlerine vererek Kilise huzurunda rızalarını belirtirler. 

Bunu, Çiftin birbirlerine evlilik sözü vermeleri takip eder.

Daha sonra bu günde verilen sözün hatırlatıcısı olan yüzükleri rahip takdis eder ve eşler yüzüklerini takarlar. 

Evlilik sakramenti, evliliği Allah’ın gözetimine ve korumasına emanet etmek demektir. Allah çiftler arasındaki bu sevgi ve sadakate sadece tanık olmakla kalmaz, bu sevgi ve sadakati besler, yeniler ve lütfuyla iyileştirir. Bu lütufla sevgi ve sadakatte büyüdüğünü fark eden kişi için Allah’a sadık olmak, isteğe bağlı bir seçenek olmaktan çıkacaktır. 

Rab’bin Kilisesinde, O’nun himayesinde ve sevgisinde kutsal bir aile kurmak için, nişanlı çiftlerin, rahiplerin gözetiminde evlilik hazırlığı için başvurmaları, hem sağlam bir Katolik cemaatinin, hem de kurulacak ailenin sağlam temelini oluşturacaktır. 

Yazan: Şule Rogenbuke, CET Basın Bürosu

Foto: https://www.etsy.com/it – ortodoks ikon

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir