ÇAĞRIYI ANLAMAK VE MESULİYET ALMAK,

HRİSTİYAN OLARAK YAŞAMAK 

On yıllık kahinlik görevimi sürdürmekteyim.  Bu süre bana birçok şeyi daha çok anlamama yardımcı oldu ve her şeyin gerçekten kendi güç ve kudretimle değil de Tanrı’nın merhameti ve sevgisi ile olduğunu gösterdi. Kendimi övmek söz konusu olamaz, aziz Pavlus’un dediği gibi; “övünen Rab ile övünsün”. 

Günümüz teknoloji çağında hepimiz sanki her şeyi biliyoruz, her şeye sahibiz, her şeyi yapabiliriz ve öyle bir hayal dünyası oluşmuş ki insanlar ayaklarının üstüne basmadığında çok zor zamanlar ve bunalımlardan geçiyorlar. Yalnızlık had safhada ve kalabalıklar içinde yaşanılan yalnızlık günlük bir deneyim haline gelmektedir. 

Bilgi kirliliği, hayalperestlik, çok bilmişlik, ukalalık, ahmaklık veya sarhoşluk, bol keseden yaşama, umarsızlık, saygısızlık, ahlak çöküntüsü… hızla akan hayata kapılmış kişi uyanınca kendini kurtaramıyor ve her şey sanki doğalmış gibi davranmaya devam edip,  mesuliyet almaktan korkuyor. Problemlerle rastlandığı zamansa sağı solu, etrafındakileri suçlamaya bir günah keçisi bulup ona yüklenmekten çekinilmiyor. Her ne kadar çağımız teknolojik gelişim çağı olsa da Hristiyanlar her sorunun çözümünü kilisede aramaya devam ediyorlar. Yaşamlarında Hristiyan bakış açısı ile yaşamaya çalışıyorlar.

Peki bütün bu kaosun içinde bize verilmiş olan büyük lütfu neden kullanmıyoruz veya kullanmayı öğrenmiyoruz? Teknoloji gelişimi çok güzel çünkü hayata pratik ve kullanım kolaylığı sağlıyor hatta bir hizmet aracıdır, kötülük ve tembellik aracı değildir. İyi kullanan için teknoloji birçok kapıyı açar, bilgi ve öğrenime erişimi kolaylaştırabilir. Kilise ve Mesih İsa’nın öğretisi de teknoloji sayesinde daha ulaşılabilir hale geldi.

Kilise, Rabbin büyük lütfunu anlama ve yaşama aracıdır. Bunu anlayıp kullanmak için de Hristiyan bireylerin mesuliyet ve sorumluluklarını hatta kendilerine gelen çağrının farkında olmaları gerekir. Bu görevi bizler kendi kuvvetimizle değil, Rabbin sevgi lütfu ile bağışlanma, bağışlama, tövbe ve merhamet erdemlerini kullanarak başarabiliriz. Ve böylece gençlerin ve imanlıların Mesih ile özgürlüğe kavuşmuş olan bizler Rabden aldığımız çağrı ile sevgi gücü ile ruhbanlık, kahinlik veya Kutsal aile için evlilik sırlarının yaşama olan hizmetlerini anlayarak görev alabiliriz.

İmansız insanlar Mesih İsa’dan bir mucize istediklerinde onlara; “size sadece Yunus peygamberin üç gün balinanın ağzında kaldığı mucizeden başka olmaz” demesi ölümü ve dirilişi işaret ederek kurtuluş yolunu göstermiştir. Bizlerde bugüne kadar bu Ninova orucunu tutarız ve rabbi ruhlarımızda daha çok hissederiz. Çünkü Rab sevgidir ve biz sevgisiz bir hiçiz. Aziz Pavlus’un Korintlilere mektubu 13,1-9 da sevginin üstünlüğünden bahsederken her şeyin ortadan kalkacağını ama sevginin ilelebet kalacağını söylemiştir. 

Böylece sevgili kardeşlerim bizde bu yıl açılan Ümidin Hacıları kapısından sırtımızdaki yüklerden kurtulup Rabbin lütfu ile hayatımızı donatalım ve sevgi ile mesuliyetlerimizden korkmayarak Rabbin hakiki yaşam yolunda ümitle ilerleyelim. 

                                                                                      Peder Remzi DIRIL

          قشيشا   ادي  ىورمز  

                                                                                                            Keldani Katolik Kilisesi Papazı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir