“İSA, KALPLERİMİZİ SENİN KALBİNE DÖNÜŞTÜR”

Türkiye Kilisesi’nin İsa’nın Kutsal Kalbine adandığı gün, şüphesiz, bu ülkedeki tüm Hıristiyanlar için çok önemli bir gündü; hem Türk vatandaşı olanlar hem de kendi ülkelerini terk ederek Türkiye’nin doğal ve tarihi cazibesine kapılıp gelenler ya da benim gibi burada gelişmekte olan kiliseye hizmet etme arzusuyla hareket edenler için!

Ekvator, Portekiz, İspanya, Polonya, Küba ve kutsanmış olan diğer tüm ülkelerde olduğu gibi, Kutsal Kalp’e ait olma durumu bize büyük bir umut vermektedir. Ne de olsa, Kilise’nin Kutsal Toprakları arasında olan Türkiye, İyi Çoban’ın çitinin dışında kalamaz, ancak onun koyunları arasında sayılmalıdır ve bundan sonra bu sayının daha da artacağına inanıyoruz.

İncilci Aziz Yuhanna, Kutsal Kalp’e ilk adanan kişi ve onun hamisi olarak kabul edilir, çünkü Son Akşam Yemeği sırasında İsa ihanete uğrayacağını açıkladığında, Aziz Yuhanna cesurca Rab’bin göğsüne yaslanarak Efendi’ye bağlılığını ve koşulsuz sevgisini göstermiştir.

Kutsal Kalb’e Adanma Ayini’nin İzmir’de, onun himayesine adanmış bir Katedral’de gerçekleşmesinin bu nedenle daha da önemli olduğunu düşünüyorum. Kutsal Kalp’in en sevilen Havarisi olan Yuhanna, şimdi Rabbimiz İsa’ya karşı sevgi görevlerimizde bize yardımcı olmalıdır.

Kutsal Efkaristiya’da tezahür eden ve bize verilen bu kutsal bağlılığı teşvik eden ve başlatan; Mesih’in insanlığa olan Sevgisidir. Bu nedenle, kendi payımıza, Sevgi’ye Sevgi ile karşılık vermemiz gerekir. Bunun için de özellikle her ayın ilk Cuma günü İsa’yı Kutsal Ayin’de onurlandırarak ve ziyaret edelim; ve ikinci olarak, Rabbimizin ilahi varlığına inanmayanların suçları ve hakaretlerini telafi etmek için kefaret sunalım.

Kutsal Kalbe Adandıktan sonra tüm fedakârlıklarımızın ve dualarımızın sonuçsuz kalmayacağına; tüm ailelerimiz ve cemaat topluluklarımız için birçok dönüşüm ve kutsallaştırma meyvesi vereceğine inanıyorum.

İsa’nın Kutsal Kalbi’nin önünde secde ederek, her şeyden önce O’nun sonsuza dek Kutsal Allah olduğunu göstermek istiyoruz (2Ko.10, 31). Zayıflıklarımızı üzerine almak için insan olan O, hem ilahi hem insani bir şekilde hissedecek ve sevecek bir yüreğe sahip olmak ve böylece bizi kadim suçumuzdan kurtarmak istedi. Istıraplarından sonra tüm düşmanlarını ayaklarının altına sermek ve tüm Evren üzerinde hüküm sürmek için görkemle göğe yükseldi. Mesih İsa onun tatlı boyunduruğunu yüklenen her birimizin üzerinde hüküm sürsün. Her şeyimizle ona benzemeye çalışalım ki biz de onun lütfuyla “insani-ilahi” bir şekilde sevebilelim.

Efes Kraliçesi Kutsal Bakire Meryem Ana’dan bu niyetlerimize sadık kalmamız için yardım etmesini diliyorum!

Rahibe Maria Mater Mitis, SSVM

Foto: Nathalie Ritzmann

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir