P. GREGORIO BRUNO SIMONELLI ANISINA 1936 – 2025 

28 Şubat 2025 tarihinde Reggio E. hastanesinde Kapüsen Peder ve kardeşimiz Gregorio Simonelli aramızdan ayrıldı. Sadece iki ay kala, 52 yılını Türkiye’de ki Kilise’ye hizmet ederek geçirdiği 89 yıllık hizmette kilometre taşına ulaşmış olacaktı.

Bu ülkeyi çok seviyordu ve Mersin’deki Katolik Kilisesi’nin temel taşlarından biri olan Mirzan Bey’in işbirliği sayesinde büyük dini kutlamalarda sadece Türkçe dilini kullanan ilk din adamlarından biriydi.

Pontremolese bölgesindeki Villafranca’da doğdu ve Scandiano’daki (Reggio E.) ruhban okuluna girdi ve ardından Piacenza’daki liseye devam etti ve burada benimle, Mario Cappucci, Oscar Pellesi ve Lucio Paganelli ile birlikte papazlığa giden formasyon yolculuğuna devam etti. 

Eylül 1954’te Hocamız Fr. Vitale’nin yönetiminde birlikte rahip adaylığına başladık ve 25 Eylül 1955’te ilk vaatlerin  ardından Piacenza’da felsefe eğitimi başladı.

1958 yılında Reggio E.’de ilahiyat eğitimine başladık ve bu eğitim 11 Ağustos 1962’de Pavullo nel Frignano’da ruhban olarak atanmamızla son buldu.

Laterano Üniversitesi’nde bir yıl Pastoral Görev yaptıktan sonra edindiği ve sergilediği diploması ile, Türkiye’de ki görevine hazırlandı. Fr Gregorio, Ekim 1963’te Karadeniz’de Samsun’a ayak bastı.

Kendisini yaşlı bir rahip olan Fr Pio da Sarno ve o zamanlarda henüz ruhban olmayan Roberto Ferrari ile birlikte buldu. Bu iki yıl Türkiye’yi tanımak ve Samsun’daki ABD askeri üssünde İngilizce öğrenmek için çok değerli yıllardı. Bu çıraklık dönemi, daha sonra uzun yıllar çalıştığı ve yerel Hristiyanlara ve Mersin’e göç eden çok sayıda Keldani’ye çok yardım ettiği Adana’daki büyük Amerikan üssü için çok yararlı olacaktı.

Eylül 1967’de Mersin’deki Aziz Antuan Kilisesi’ne geldi ve neredeyse 30 yıl boyunca bu kilisenin rahibi ve yöneticisi olarak çok yoğun bir faaliyet yürüttü. İlahiyatçı ve orgcu Bay Antoine Mirzan ve Bayan Odet, özellikle çocuklarla ve Türkiye’nin güneydoğusundan göç eden çok sayıda Keldani ile sadık yardımcılarıydı.

Aslında, o bölgeden bazı cemaat üyeleriyle birlikte onları ziyarete gittiğinde, sefalet ve yoksulluklarından etkilenmişti. Patrikleri Bağdat’ta olan Keldaniler Katoliktir. Pek çoğu geldi ve Fr Gregorio onlara iş ve kalacak yer bulmak için çalıştı. Kilisenin bahçesinde birkaç konut ve büyük bir halı dokuma atölyesi inşa etti. Bu faaliyet uzun yıllar devam etti. Daha sonra bu Keldaniler Fransa, Belçika ve Avustralya’ya göç etmeye başladılar. Peder Gregorio, yeni bir yaşam kurmayı başaran bu insanların yaşamlarıyla derinden ilgilendi.

Padre Gregorio’nun Mersin’deki en verimli dönemi, Eteria ajansının sponsorluğunda Theotokos yortusu için Efes’e ve Mayıs ayında sempozyumlarla ya da sadece Meryem Ana’nın Evi’ne yapılan yıllık hac ziyaretleri gibi birçok pastoral ve kültürel girişimle 1970-90 yılları arasındaki dönemdi. Aynı zamanda Efes, Pamukkale, Konya, Vahiy kitabında’ki 7 Kilisesi gibi Hristiyan anılarıyla dolu birçok yeri ziyaret etme fırsatı da oldu.

O zamanlarda kendi dillerinde dua eden ve ilahi söyleyen çok sayıda Türk Hristiyanı görmek inanılmazdıi. O yıllarda Türkçe ayin dili sadece güneydeki Katolik kiliselerinde, Mersin ve Antakya’da kullanılıyordu!

Cemaatin Padre Gregorio’yu çok sevdiğini ve onu oldukça sert ama iyi kalpli haliyle kabul ettiğini de unutmamak gerekir.

Padre Gregorio’nun neredeyse 30 yıl sonra (1996) Mersin’den ayrılıp İskenderun’daki kiliseye taşınma zamanı da gelmişti. Doğal olarak cemaat bu durumdan hiç hoşnut değildi ve üstlerimizin kararlarını değiştirmeleri için pek çok girişimde bulunuldu, ancak ne yazık ki sonuç alınamadı.

İskenderun’da bulunduğu süre içinde, annesinin ölümünden kalan mirasın bir kısmıyla Arsuz’da, körfezde ve şehre 30 km uzaklıkta deniz kenarında bir arazi satın aldı ve buraya bir İtalyan şirketi tarafından kendisine verilen prefabrik bir bina kurdu.

Böylece cemaati için yaz kampları düzenleyebilme hayalini gerçekleştirdi.

Üç yıl sonra Mersin’e döndü (1999) ve 2005 yılında kalıcı olarak Yeşilköy (İstanbul) kilisesinin sorumlu pederi  olarak atandı.

Süryaniler (kendi dilleri olan Aramice, İsa’nın konuştuğu dil ve kendi ayinleri olan eski bir Ortodoks Kilisesi’nin Hıristiyanları) kutlamalar için kilisemizi kullandıklarından, onlarla çok dostane bir ilişki kurdu.

Kendilerine ait bir kiliseye sahip olmak istiyorlardı ve Padre Gregorio bunu eski mezarlığımızda inşa etmelerini önerdi…

P. Gregorio, Ocak 2015’te İtalya’ya Cento’daki manastıra döndü ve burada birkaç yıl kaldıktan sonra kalp sorunları nedeniyle revire kaldırıldı ve nihayet Şubat 2025’in sonunda Göksel Peder’in yanına gitti.

Cento’daki manastırda geçirdiği yıllar hakkında hem Fr Fiorenzo hem de vasisi Fr Prospero, onun kilisenin inananlarına hizmet etme gayretinden övgüyle bahsederler.

Gregorio’nun Türkiye’de ve İtalya’da geçirdiği 52 yıl boyunca izlediği yol bu olmuştur. Eski zamanlara uyan bir, itaatkârlık ve kurallara saygılı bir rahip.

Ben şahsen onda ne gördüm?

Aziz Fransua’yı seviyordu ve ona yeterince benzeyemediği için kendini suçlu hissediyordu. Diğer kardeşleri de buna dahil etti….

Hizmet etmeye çağrıldığı Hristiyanları seviyordu, özellikle de Keldanilere özel bir düşkünlüğü vardı ve Mersin’deki Hristiyan varlığını devam ettirecek olanların onlar olmasını umuyordu.

Cenaze töreni sırasında Fr Lorenzo Volpe’nin tanıklığını burada aktarıyorum: 

“Fr Gregorio Simonelli’nin Cenaze Töreni, özellikle Paris’ten, Almanya’dan ve hatta bir hanımefendinin Avustralya’dan yaptığı iyilikler için minnettarlıkla gelen çok sayıda Keldani Hıristiyan için unutulmaz bir anıdır. Bunların birçoğu sabah Cento’da Madonna della Rocca Manastırımızda ve öğleden sonra Villafranca di Lunigiana’da düzenlenen ve Massa- Pontremoli Piskoposu tarafından yönetilen iki cenaze töreninde hazır bulundu. Her iki kutlamaya da çok sayıda inanan katıldı’.

İhtiyaç duyulan her türlü hizmet için her zaman hazırdı. Eğer yapabiliyorsa, asla mazeret aramazdı. 

Son olarak, Fr Gregorio’yu şimdi bir yaz kampında, ki pek çok yaz kampı yaptı, biraz “yaş almış evlatları”’ ile ya da hafta içi ayinleri sırasında kilisenin ortasından geçerek ayin sırasında hazır bulunanlara ders verirken hayal etmek istiyorum, birine veya diğerine kesin sorular sorarak istediği gibi kesin cevaplar talep ederek…

Güle güle Fr. Gregorio! Mutlu istirahatler ve sonsuza dek huzur içinde! Bunu hak ettiniz…

Makale ve foto:  p.Gregorio ile aynı yaşta olan p.Domenico Bertogli kaleminden

Yesilkoy (Istanbul) Nisan 2025

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir