TOPRAKTAN GELEN İLAHİ FISILTI: 10. YILINDA LAUDATO Sİ

“Her Şey Birbiriyle Bağlantılıdır”: Papa Hazretleri Franciscus’un Işığında, Ekümenik Patrik Hazretleri Bartholomeos ile omuz omuza, Ortak Evimiz için İstanbul’dan Evrensele Bir Çağrı

Laudato Si’, yani “Övgüler Sana Olsun”… Bu söz, 13. Yüzyılda yaşayan Assisili Aziz Fransuva’nın “Yaratılış İlâhisi”nden ilham alarak Papa Hazretleri Francesco tarafından 2015 yılında kaleme alınan çevre üzerine genelgenin başlığıdır. Aziz Fransuva’nın şu sözü bu metnin özünü belirler: “Kardeş Güneş için, kız kardeş Ay için, kardeş Rüzgâr ve kız kardeş Su için sana övgü olsun, ey Yüceler Yücesi.” 

Bu genelge, yalnızca Katolik Kilisesi’nin değil, tüm insanlığın ortak evi olan dünyamıza yönelik derin bir ruhsal ve bilimsel sorumluluk çağrısıdır. Papa Francesco Hazretleri, bu belgeyle ekolojik krizin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, aynı zamanda ahlaki, toplumsal ve ruhsal bir buhran olduğunu ilan etmiştir. Çünkü “her şey birbiriyle bağlantılıdır”. (Laudato Si, 91)

Laudato Si’ çağrısı, bizlere Yaratılış’a bir meta gibi değil, Tanrı’nın sevgisinden doğmuş bir armağan olarak bakmayı öğütler. Bu bakış açısı, sadece doğal kaynakları korumak değil, aynı zamanda insan onurunu, yoksulları, göçmenleri, gelecek nesilleri ve tüm canlıları kapsayan bir “bütüncül ekoloji” anlayışını gerektirir. Laudato Si’ bizlere bir yaşam biçimi sunar: daha sade, daha şükran dolu, daha adil, daha ruhsal. Ve bu yolun sonunda sadece tabiat değil, insanın ruhu da iyileşir. 

Papa Hazretleri Francesco’nun bu evrensel çağrısı, İstanbul’daki Katolik Kilisesi tarafından da büyük bir dikkat ve imanla karşılandı. İstanbul Apostolik Vikariyası, merhum Episkopos Monsenyör Rubén Tierrablanca González’in öngörüsüyle 2017 yılında “Laudato Si’ Komisyonu”nu kurarak bu misyona aktif biçimde katıldı. 

Komisyonunun faaliyetleri; çevresel kültür oluşturmak, yaratılış hakkında ruhani farkındalık sağlamak, ekümenik işbirliğini artırmak, gençleri eğitmek ve herkesin kendi çevresinde bir dönüşüm başlatmasına destek olmak gibi amaçlar üzerine kuruludur. Bu çabanın temeli, insan onurunun savunulması ve Tanrı’nın sevgisinin yaratılışta somutlaşmış olduğu gerçeğidir. 

Bu noktada, Kadim Konstantinopolis’in Ekümenik Patriği Hazretleri I. Bartholomeos’un katkısını anmak bir görevdir. Patrik Hazretleri, çevre konusuna dikkati çekmiş ve Papa Francesco Hazretleri ile birlikte “ekümenik ekoloji” anlayışının temel taşlarından biri olmuştur. Bir yazısında şöyle der: “Yaratılış, insanın hükmetmesi için değil, birlikte var olması ve hizmet etmesi için Tanrı tarafından sunulmuştur.” 

Bu ruh birliği, İstanbul’un eşsiz konumunda somut bir forma bürünmüştür. “Laudato Si’ İstanbul” inisiyatifi; Katolik, Ortodoks, Protestan ve diğer dinî ve sivil yapılarla iş birliği içinde, çevre konusunda örnek bir diyalog ve aksiyon zemini sunar. İstanbul’un tarihsel, kültürel ve doğal mirası bu misyonun hem maddi hem sembolik zeminidir. 

Laudato Si’nin Yedi Amacı, İstanbul’da da aynı ruhla hayata geçirilmeye çalışılmaktadır: 

1. Yeryüzünün çığlığına yanıt vermek, 

2. Yoksulların çığlığını duymak, 

3. Ekolojik ekonomi, 

4. Sade yaşam biçimleri, 

5. Ekolojik eğitim, 

6. Ekolojik maneviyat, 

7. Yerel ve küresel toplulukların katılımını teşvik etmek. 

Bu hedeflerin her biri, sadece çevresel değil, ruhsal ve ahlaki bir dönüşüm çağrısıdır. Papa Hazretleri’nin şu sözü, bu çağrıyı derinleştirir: Doğaya zarar vermek, Tanrı’ya hakaret etmektir.

Bugün, 2025 yılı itibariyle, Laudato Si’nin yayımlanışının 10. Yılını kutlarken, Papa Francesco Hazretleri’nin ebediyete intikal etmiş olması bu yazıya hüzünlü bir derinlik kazandırmaktadır. Ancak bizler, bu ilahi mirası yaşatarak, onun arzularını hayata geçirerek, Kilise’nin evrensel ve yerel misyonunu sürdürüyoruz. 

Laudato Si’nin 10. Yılı: İnsan Onuru ve Yaratılışın Kutsallığı Üzerine 

Bu yıl, Papa Hazretleri Francesco’nun çevre genelgesi Laudato Si’’nin yayımlanışının 10. Yıl dönümünü idrak ediyoruz. Bu yalnızca bir metnin yıldönümü değil; Kilise’nin çağımızın en büyük krizlerinden biri olan ekolojik çöküşe verdiği peygamberane yanıtın da mihenk taşıdır. Bu on yıl, insanın sadece doğanın bir parçası değil, onun koruyucusu, hizmetkârı ve ruhani iş birliğiyle dönüştürücüsü olduğunun yeniden farkına varıldığı bir zaman dilimi olmuştur. Çünkü yaratılış, insanın hakimiyeti için değil, sevgiyle birlikte varoluşu içindir. Ve insan, bu kutsal armağanın merkezinde ahlaki bir özne olarak yer alır. Papa Francesco Hazretleri’nin dile getirdiği gibi: Eğer insan kalbi gerçekten sevgiyle doluysa, o zaman doğaya karşı da, topluma karşı da saygılı olur.

Bu onuncu yıl, bizlere sadece geçmişte yapılanları hatırlatmakla kalmıyor, aynı zamanda daha da kararlılıkla ileriye bakmamız için bir fırsat sunuyor. Yaratılış, Tanrı’nın insanla paylaştığı kutsal bir sırdır ve bu sırrın şahitliğini yapmak, imanımızın ayrılmaz bir parçasıdır. 

Papa Hazretleri’nin açtığı bu yolda yürümek, yalnızca çevreye değil, insanlığa, geleceğe, Kutsal Ruh’a ve Tanrı’nın Krallığı’na sadakattir. Yeryüzü, Tanrı’nın halkıyla yaptığı kadim antlaşmanın mekânıdır. Onu korumak, imanımızın bir eylemidir. 

Laudato Si’ Komisyonu olarak İstanbul’dan yükselen bu çağrının tüm kalplerde yankı bulmasını diliyoruz. Tanrı, halkını bu kutsal yolda bereketlesin ve Aziz Fransuva’nın duası bizimle olsun. “Yücelerden Sana övgüler olsun, ey Yaratıcı, ey Sevgi…” 

Laudato Si’ İstanbul Komisyonu 

Yaratıcı’nın armağanı olan ortak evimize karşı sorumluluğumuzu imanla, umutla ve sevgiyle yerine getirmeye kararlıdır. Doğayı korumak, insanı onurlandırmak ve yaratılışla barış içinde yaşamak, Kilise’mizin İstanbul’daki ekümenik ve misyoner tanıklığında vazgeçilmez bir çağrıdır. 

Yeni görevine Mesih’in halefliğinde başlayan Papa Leo Hazretleri’ni, dualarımızla selamlıyor ve Aziz Petrus’un tahtında kendisine bilgelik, merhamet ve cesaret diliyoruz. Göğün sessizliğinde Tanrı’nın fısıltısını duyan bir yürekle, dünyanın yaralı topraklarına merhametle eğilmesini diliyoruz. Meleklerin kanatlarında taşınan dualarımız, onun çoban bastonuna güç, sözlerine ilahi bilgelik katsın. Çünkü Rab’bin Kudreti onu seçti; artık umut, bir isim taşıyor: Leo. 

2025 yılı itibariyle Laudato Si’ İstanbul Komisyonu olarak, ruhsal ve entelektüel hizmetimizin bir parçası olarak sosyal medya hesaplarımızı kurduk. Bu platformlar aracılığıyla Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca dillerinde, hem bilimsel ve akademik nitelikte hem de Katolik inancının derinliğini ve Laudato Si’ ruhunu yansıtan yazılar yayımlamaktayız. 

Bu çok dilli yayın faaliyeti, yalnızca bilginin yaygınlaştırılması değil; aynı zamanda insanın onuruna, kültürel zenginliğine ve imanla konuşma hakkına duyulan saygının ifadesidir. Çünkü herkesin, kendi anadilinde Tanrı’yı yüceltme ve Yaratıcı’nın esinlediği hakikati anlama hakkı vardır. 

İncil’in Pentekost Günü’nde farklı dillerde duyurulmuş olması gibi (Elçilerin İşleri 2:6), bizler de bu çağda Laudato Si’’nin evrensel mesajını her dile tercüme ederek, insanlık ailesine bir çağrıda bulunuyoruz: Ortak evimizi korumak, insanlık onurunu savunmak ve Yaradan’ın bize emanet ettiği güzellikleri sevgiyle yüceltmek. 

“Çünkü her şey birbirine bağlıdır” (Laudato Si, 91) ve bu bağlar, yalnızca doğa ile değil, insanın dili, kültürü ve kalbiyle de örülüdür. Çünkü her şey Tanrı’nın nefesiyle var oldu ve hâlâ O’nun nefesiyle yaşamaktadır. Toprağın kalbinde, kuşun kanadında ve çocuğun gözyaşında O’nun sevgisi yankılanır. Sessizlikte duyulan o sonsuz fısıltı bize şunu söyler: “Ben buradayım, ve her şey kutsaldır; çünkü seni seviyorum.” 

Makale ve resimler: Laudato Si’ Komisyonu

(Not: Bu yazı, Laudato Si’ İstanbul Komisyonu’nun kurucusu Ekselansları Monseigneur Rubén Tierrablanca González’in ve Laudato Si’ ile Laudate Deum genelgeleriyle dünyaya evrensel bir umut ve sorumluluk mirası bırakan merhum Papa Franciscus Hazretleri’nin ruhlarına ithafen yazılmıştır. Onların ardında bıraktığı ışık, hâlâ kalplerimizi ısıtmakta ve yolumuzu aydınlatmaktadır.) 

Laudato Si’ İstanbul Komisyonu Sosyal Medya ile  dört dilde (Türkçe, İngilizce, Fransızca, İtalyanca) bilgilendirmeler yapıyor. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir