BÜYÜKDERE BAKİRE MERYEM’İN DOĞUŞU KİLİSESİ’NDE KEFÂRET VE ARINDIRMA AYİNİ DÜZENLENDİ

İstanbul Büyükdere’de bulunan Bakire Meryem’in Doğuşu Kilisesi’nde, kutsallığına yapılan ihlal eyleminden dolayı kilisenin arındırılması, Allah’tan af dilemek, kilisenin yeniden takdisi ve hayatını kaybeden Murat Cihan’ın ruhuna dua etmek için ‘Kefâret Ayini’ düzenlendi. 

Ayini, Vatikan’ın Ankara Büyükelçisi Monsenyör Marek Solczyński ve İstanbul Latin Katolik Cemaati Episkoposu Monsenyör Massimiliano Palinuro yönetti. Ayin, Monsenyör Marek’in giriş konuşması ile başladı. Monsenyör Marek, Kefâret ve Arındırma Ayini’nin başlangıcında şunları söyledi: «Pazar günü düzenlenen terörist saldırı, Allah’ın bu evine ölümü getirdi. Papa Franciskus Hazretleri’nin adına Papa’nın yanınızda olduğuna tanıklık etmek ve duaları ve takdisini temin etmek üzere aranızda bulunuyorum. 

Bu kilisede insan haysiyetine karşı işlenen bu ölümcül günahı affetmesi için Allah’tan merhametini bağışlaması için, O’nun ismine yalvarıyorum. 

Bu kilise büyük bir günah olan cinayet ile kutsallığını yitirmiş bulunuyor. Her cinayet hayatın kaynağı olan Allah’a karşı bir saygısızlık, bir küfürdür. Bu nedenle kutsal suyun arındıran ayini sayesinde Rab’den bu sunağı ve bu kutsal yeri arıtmasını, böylece Hristiyan ibadetine ve Kutsal Efkaristiya Kurbanı’na layık kılmasını diliyoruz. 

Bu kilisenin sunağı ve duvarlarına kutsal su serpilecek ve tekrar Rab’bin konutu olmaya layık olacak. Sizden bu törene derin dualarınızla eşlik etmenizi rica ediyorum.»

Monsenyör Marek bunları söyledikten sonra kutsal su serperek sunağı ve kilise duvarlarını arındırdı. Ardından Kutsal Kitap’tan yapılan okumalarla Söz Ayini’ne geçildi. Okumaların ardından Monsenyör Massimiliano vaaz verdi. Vaazında, cemaatin Rab’den, evinde işlenen kötülük için özür dilemeye geldiğini vurgulayan Monsenyör Massimiliano, bu zor günde İstanbul Katolik Kilisesi’nin yanında olan herkese teşekkür etti. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlar, belediye başkanları, yerel yetkililer ve Emniyet mensuplarına şükranlarını belirtti ve Kardeş Kilise önderlerinin ve Hristiyan olmayan kardeşlerin dua ve dostluklarından duyduğu teselliyi ifade etti. 

Monsenyör Massimiliano: «Geçtiğimiz pazar günü, insana ve dolayısıyla Allah’a karşı büyük bir günah işlendi. Aziz Pavlus’un öğrettiği gibi, Allah’ın gerçek tapınağı insanın kendisidir. Kardeşimiz Tuncer’in öldürülmesi Allah’a karşı işlenmiş bir suçtur. Her cinayet aslında kutsala hakarettir, yaşamın kaynağı olan Allah’a karşı bir küfürdür. 

Bu cinayet kutsal bir yerde, Allah’ın yeryüzündeki evi olan bir kilisede işlenmiştir. Bu kilisenin kutsallığı ihlal edilmiştir ve o andan itibaren Mesih İsa’nın Efkaristiya’daki mevcudiyetinden bu kilise mahrumdur. Sunak masası örtüsüz ve çıplak, kutsal Efkaristiya muhafazası boştur. Kilise, şimdi bu Kutsal Kefâret Ayini aracılığıyla yeniden kutsanacaktır.»  dedi. 

Rab’bin müdahalesi ile silahlar tutukluk yaptığı için Kilise’de büyük bir katliam yaşanmadığının altını çizen Monsenyör, Kilise’nin adandığı Bakire Aziz Meryem’in şefaatine sığındıklarını söyledi. «Şefkatli Anne Meryem, Kilise’deki evlatlarını korumak istedi» dedi. 

Monsenyör Massimiliano, «bu elim olay yüzünden ayartılmaya kapılmayıp korku ve umutsuzluğa kapılmamak, bu elim olay yüzünden ayartılma ve kendimizi başkalarına kapatma denenmesine düşmemek gerektiğini.» söyledi. 

Nefretin kötü eylemler aracılığıyla bir zehir gibi yayıldığını, bu yüzden nefret denenmesine karş ıdurmak gerektiğini söyledi. «İsa’nın öğrencileri olarak kimseye beddua edemeyiz çünkü aksi takdirde yapılan kötülükten daha fazla kötülük doğar» dedikten sonra Havari Pavlus’un Romalılara Mektubu’ndan şu sözleri aktardı:  «Kötülüğe yenilmeyin, kötülüğü iyilikle yenin» (Rom 12,21). Ardından: «Bu akşam Rab’den bu kiliseyi arındırmanın yanı sıra yüreklerimizi de kin ve nefretten arındırmasını dileyelim.» dedi.

Saldırıda hayatını kaybeden Murat Tuncer Cihan’ı minnetle anarak Rab’den onu cennetine kabul etmesini diledi. 

Ardından Kilise’nin Genel Duaları yapıldı. Daha sonra rahibeler örtüsünü Vieni Sanctus Spiritus ilahisi eşliğinde sunağa serdiler. 

Kutsal Efkaristiya Ayini kutlandıktan sonra Kilise Başpederi Peder Anton Bulai OFM Conv., saldırının nasıl gerçekleştiğini anlatarak tanıklık verdi.

Konuşmasında katılan tüm dinî temsilcilere,  yöneticilere, emniyet görevlilere, komşulara tüm katılanları «Esenlik sizinle olsun!» diyerek Aziz Fransua’nın selamı ile selamladı.  Ayine nasıl başlandığını ve saldırının nasıl gerçekleştiğini anlattı. Saldırının katliam amaçlı olduğunu, ancak mucize eseri silahların tutukluk yaptığını anlattı: «Sevgili dostlar, Pazar günü bu kilisede ilahi bir mucize gerçekleşti. Tanrı, her zamanki gibi bizimle birlikteydi. Bu kilisenin koruyucusu Meryem Ana, kardeşimizin kurban edilmesine rağmen bizi korudu. Düşünebiliyor musunuz, onlarca kişiyi öldürmek isteyen iki silah sadece bir hedef buldu? İki silah da tutukluk mu yaptı? İmanınıza bırakıyorum ama Tanrı’nın gücünü bir kez daha gösteren bu mucizeyi herkese anlatın.»

Peder Anton, olayın ardından etrafından gördüğü desteği ve komşuların dayanışmasını şu sözlerle anlattı: «Samimiyetle söylüyorum ki, bu günlerde, bu şekilde ifade edebileceğim tek bir din gördüm: Aynı Yüce Allah’a ve aynı tapınağa sahip olan, birbirlerini seven kardeşlerin dini. Tüm bu yakınlık, dayanışma ve koşulsuz sevgiden şu sonuca varıyorum: Merhum Murat Cihan kardeşimizin ölümünün ve burada yaşanan olayın basit bir yara olmadığını anlıyorum. Bu olay, Türk olduğunu söyleyen herkesin canını yaktı. Bu hepimize acı çektiren bir yaradır.»

Ayin, Monsenyör Marek Solczyński’nin takdisi ile sona erdi. 

İstanbul’un merkezden uzaktaki Sarıyer ilçesinin, Büyükdere beldesinde yapılan Bakire Meryem’in Doğuşu Kilisesi’nin, elim saldırıdan sonra ibadete açılabilmesi için kutlanan Kefâret ve Arındırma Ayini’ne İstanbul’un dört bir yanından katılım oldu. Yeşilköy ve Şişli’den otobüs kiralayarak gelenlerin yanında, kendi imkânları ile ayinde bulunanlar adeta Monsenyör Massimiliano’nun teşvikine uygun bir şekilde, içlerine kapanmadan, nefrete kapılmadan Tanrı’nın koruyuculuğuna ve Bakire Aziz Meryem’in şefaatine sığınarak toplanmış gibiydi. 

Ayinde Rab Allah’ın koruması, Mesih İsa’nın kurtarıcılığı ve Kutsal Ruh’un rehberliği için dua edildi. 

Yazan : Şule Rogenbuke

Fotoğraflar: Burcu Veronica Cam

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir