Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı Ahmet Süha Umar’ın yazısı
Yazar yazısına “Vatikan, Papa 14. Leo’nun, İznik Konsili’nin 1700. yılı olan bu yıl 27-30 Kasım tarihlerinde Türkiye’yi ziyaret edeceğini duyurdu.
Papa İznik Konsili’nden söz ederken “Günümüz kilise hayatındaki en derin yaralardan biri, Hıristiyanlar olarak bölünmüş olmamızdır” demiş ve İznik Konsili’ni, evrensel bağları yenilemek için örnek göstererek, toplantıya yalnız ev sahibi Fener Rum Patriği Bartholomeos’un değil, diğer kiliselerin de katılmasını istediğini açıklamıştı.
Önceki dört papa gibi Papa 14. Leo’nun da Türkiye ziyareti için Fener Rum Patrikhanesi’nin kuruluş tarihi kabul edilen, Havari Andreas Yortusu’nu (30 Kasım) seçmesi ve Patrik Bartholomeos’tan, “ev sahibi” olarak söz etmesi anlamlıdır”…. Sözleri ile başlıyor.
“Anadolu, Hıristiyanlığın ana kavramlarını, ibadet şekillerini belirleyen ilk konsilin toplandığı İznik’ten, Efes Meryem Ana Evi’ne; Ayasofya Kilisesi’nden, Asya’nın Yedi Kilisesi’ne; Anadolu’nun dört bir yanına dağılmış önemli merkezlere; Haçlı Seferleri’nin güzergâhına kadar Hıristiyanlık tarihinin izleri ile doludur. Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretinin tek amacı Hıristiyanlık tarihini yerinde görmek; Türkiye için ise tek sonucu, bu tarihi yaşamak isteyecek Hıristiyanların Türk turizmine katkısı olmalıdır” diyerek bitiriyor. (05.11.2025; Cumhuriyet, s.7)
https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-suha-umar/papa-14-leo-nun-turkiye-ziyareti-2449869
Vatikan heyeti İznik’te
Vatikan Devlet Başkanı Papa 14’üncü Leo, papalık görevine başladıktan sonra ilk yurt dışı seyahatini 27-30 Kasım tarihlerin arasında Türkiye’ye yapacak. Ziyarette Patrik Bartholomeos ile birlikte bir dizi etkinlikte yer alacak. İkili, 28 Kasım’da İznik’e gelip, erken Hristiyanlık tarihinin önemli toplantısı olan Birinci Konsili’nin 1700’üncü yıl dönümünü kutlayacak. İznik’e ziyaret gelen heyette, Genel Vekil Kardinal Baldassare Reina, Kardinal Vekili Özel Sekreteri Dario Loı, Roma Piskoposluğu Vekili Renato Tarantelli Baccari, Rahibe Rebecca Roma Vikaryası Hac Pastoral Ofisi Direktör Antonia Romana Nazzaro da yer aldı.
Sahildeki bir restoranda öğle yemeği yiyen heyet, daha sonra İznik Bazilikası ve Ayasofya Camisi’ni ziyaret etti. Vatikan heyetinin ilçedeki temaslarında İznik’in tarihi mirası, restorasyon çalışmaları ve ziyaret güzergahlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunuldu.
(06.11.2025; Milliyet, s.9)
https://www.milliyet.com.tr/gundem/vatikan-heyeti-iznikte-7477756
Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretinin anlamı ne? İznik ve daha fazlası…
İsrail saldırılarında Gazze halkının yanında yer almasıyla da tanınan Papa Leo’nun ziyaretini, Roma Sapienza Üniversitesi’nde; ‘Vatikan, Katolik cemaatler ve Avrupa’daki sağ partilerle etkileşimleri’ üzerine post-doktora çalışması da yapan akademisyen Dr. Canan Tercan, Papa ziyareti hakkında konuştu.
Papa Leo, İslam dünyası ile Katolik Kilisesi iletişimini benimsiyor. Gazze ve Ukrayna’da savaşlarının bitmesi çağrıları ve duaları siyasi bir mesajdır. Gazze Savaşı’nda, ABD ve İsrail politikalarıyla farklı bir çizgide hareket etmiş, hatta savaş devam ederken Gazze’nin yanında olduğunu belirten Türkiye ile ilişkileri sıcak tutmuştur. Bu ise, ABD-İsrail hattı tarafından tepki çekmiştir.Bunun üzerine ABD, her iki ülke için de denge unsuru olarak; Türkiye’deki Ortodoksları Washington’a davet edilerek “Türkiye’de zulüm” ifadelerinin geçtiği, resmi bir diyalog gerçekleştirmiştir. Böylelikle kayıtlara Türkiye’de Hristiyan Azınlıkların zulüm gördüğü ifadesi düşürülmüştür. Bu gerçekçi olmayan ifade Türkiye’ye karşı ileride “gerekli durumlarda” kullanılmak üzere, manipülasyon söylemi olarak üretilmiştir. Bu görüşme Vatikan’a da; ABD’nin yanında yer almadığı noktalarda, Trump yönetiminin Vatikan’dan ziyade, Ortodoks dünya ile de işbirliği yapabileceğinin mesajını vermektedir.
Atatürk’ün 1924 tarihinde bu ziyarete izin vermemesi üzerine yapılan yorumlar var. Oysa, Atatürk’ün o dönemde Papa’nın İznik ziyaretine izin vermemesi, O’nun dünya görüşünden değil, tamamen dönemin hassas konjonktüründen ve manipülasyon ihtimalinden kaynaklanıyordu. Birinci Dünya Savaşı’nda Hristiyan güç merkezli blokla çatışmış bir ülkenin, kuruluşunun 1.yılında böyle bir ziyarete izin vermemesi stratejik açıdan en doğru karardı. Nitekim Atatürk’ün yaklaşımı: “Türkiye, kendi topraklarında başka bir ülkenin ya da dini otoritenin siyasi veya ekümenik iddiasına kesinlikle izin veremez. Dini tören, ibadet sınırlarını aşmamalıdır.” şeklindedir. Bu sözler, Türkiye’de tüm dinlerin özgürce ibadet edebilmesini güvence altına alırken, devlet egemenliğini zedeleyecek her türlü dış siyasi veya dini otorite iddiasına karşı da net bir duruşu ifade eder. Atatürk’ün vizyonu, uluslararası dostluk hukukuna dayanan, saygın ve istikrar üreten bir Türkiye’ydi. Dolayısı ile, bugün Atatürk yaşasaydı, Papa’nın İznik ziyaretini memnuniyetle karşılardı.
Papa Leo’nun Vatikan kütüphanesinde Müslüman araştırmacılar için mescit açtırması, Gazze’de Müslüman masum sivillerin ayinlerde anılması ve oruç ve haç ibadetleri ile katliamın durması için toplu dualar edilmesi, Katolik bazı radikal cemaatler tarafından eleştirilse de, O, bu süreçte, evrensel kapsayıcı politikalar izlemiştir.
Papa Leo’nun ziyareti, dini ve kültürel boyutun ötesinde, Türkiye’nin diplomatik etkisini güçlendiren bir adımdır. Tarihsel mirasını koruyan, çok kültürlü ve çok dinli bir mozaiğe sahip ülkemizin, uluslararası arenada bu denli önemli bir anma törenine ev sahipliği yapması ve bunun Ortodoks ve Katolik dünyada dengeli bir duruş ile birleşmesi, Türkiye’nin çatısının ne denli geniş olduğunun bir göstergesidir. Bunların yanında, ülkemiz, bu tarihi bölgenin dünya vizyonuna bu denli aktif bir süreç ile katılması ile turizm ekonomisine de önemli bir kapı açmaktadır.
Papa’nın ziyareti dünyaya mesaj: Türkiye’nin önemini kabul ediyor
Vatikan’ı takip eden uzmanlar, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’nun 27 Kasım-2 Aralık döneminde Türkiye ve Lübnan’a yapacağı ilk dış gezisinde, İslam dünyasıyla kuracağı ilişkilerin barış inşa etmede ve Orta Doğu’daki mesafelere diplomatik çözüm bulunması konusunda mesajlar taşıyacağı görüşünde birleşti.
Milano Sacro Cuore Katolik Üniversitesinden Doç. Dr. Giorgio Del Zanna ile uzun yıllardır Vatikan’ı yakından takip eden ve önceki papalar 16. Benediktus’un 2006, Papa Franciscus’un da 2014’teki Türkiye ziyaretlerini izleyen gazeteci Cristiana Caricato, Papa 14. Leo’nun gelecek hafta Türkiye ve Lübnan gezisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çağdaş tarih ve Türk tarihi alanında dersler veren Zanna, Papa 14. Leo’nun ilk dış gezisini Türkiye’ye yapmasının önemine işaret ederek, “Papa 14. Leo için Türkiye ile ilişkilerin çok önemli olduğuna inanıyorum çünkü birçok anlamı var.” dedi.
Türkiye’nin dünyaya çok önemli bir bakış açısı sunduğuna inandığını belirten Zanna, “Papa 14. Leo’nun, Türkiye’den, bugün birçok krizin merkezinde yer alan bir ülkeden hareketle dünyaya önemli bir perspektiften seslenebileceğini düşünüyorum. Her şeyden önemlisi Türkiye, bugün çok önemli bir arabulucu rolü oynuyor.” görüşünü paylaştı.
Zanna, Papa’nın Türkiye’de üç gün kalacağına, bunun az bir süre olmadığına dikkati çekerek, “Bu da Türkiye’ye verdiği önemi gösteriyor. Ayrıca Papa 14. Leo’nun Ankara’ya yapacağı ziyaret, barışın inşa edilmesi gerekliliğine ilişkin vizyonu çerçevesinde Türkiye’nin bugün taşıdığı önemin bir kabulü niteliğinde. Bu gerçekten çok kritik bir dönem.” değerlendirmesinde bulundu.
Çini sanatçısı Mesude Künen, hazırladığı özel minyatürü Papa’ya takdim edecek
Bursa’nın tarihi ilçesi İznik, Papa 14. Leo’nun 28 Kasım’daki ziyareti öncesi anlamlı bir esere ev sahipliği yapıyor. İznikli çini ustası Mesude Künen, ilçenin köklü tarihini ve kültürel zenginliğini yansıtan özel bir minyatür hazırladı. Minyatürde, İznik’in simgesi haline gelmiş tarihi yapılar, surlar ve anıtsal kapılar öne çıkıyor. El emeği ve göz nuru ile hazırlanan eser, geleneksel İznik çini sanatının modern bir yorumunu sunuyor ve ilçenin kültürel dokusunu yansıtıyor.
https://www.nefes.com.tr/yapimi-15-ay-suren-eser-papa-14uncu-leoya-takdim-edilmeye-hazir-82285
Papa 14. Leo ilk yurtdışı ziyaretinde neden İznik’e gidiyor?
Papa, Mayıs’ta göreve geldikten sonra ilk yurtdışı ziyaretini neden buraya yapıyor?
Papa’nın 27 Kasım’da Ankara’dan başlayacak Türkiye ziyaretinin odağında İznik’te düzenlenecek bir tören olacak.Papa burada Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos ve diğer Hıristiyan ruhani liderleriyle birlikte MS 325’te toplanan Birinci İznik Konsili’nin 1700. yıl dönümünü kutlayacak.
Papa, Eylül’de yayımlanan bir söyleşide “Günümüz Kilise hayatındaki en derin yaralardan biri, Hristiyanlar olarak bölünmüş olmamızdır…” dedi.
İznik Konsili anma törenini farklı Hıristiyan kiliselerinin ortak noktası olarak gördüğü için özellikle teşvik ettiğini söyledi.
Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi Silivri Metropoliti Maksimos Vgenopoulos, ilk konsilin toplandığı İznik’in kutsal bir hac merkezi kabul edildiğini söylüyor. Metropolit, “İznik’te ifade edilen inanışı sadece teorik ve dogmatik bir hakikat olarak görmüyoruz. Bu, adeta kehanet gibi hâlâ geçerli bir görüş ve modern medeniyetimizin muhtaç olduğu bir varoluş biçimi modeli sunuyor. Hangi din, ırk ve renkten olursa olsun birbirimizle ve komşularımızla sevgiyle bir arada var olma modeli”dedi.
Tarihçiler Birinci İznik Konsili’nin Hıristiyanlığın ilk “ekümenik” yani evrensel konsili olduğunu söylüyor.
https://www.bbc.com/turkce/articles/cpq1gggq230o
Papa, Hristiyanları birleştiren ayin için neden İznik’e geliyor?
Papa 14. Leo, İznik Konsili’nin 1700’üncü yılı için Türkiye’ye geldi.. Papa’nın İznik’te yöneteceği ayin Hristiyan dünyasında birlik arayışının güçlü bir simgesi olarak görülüyor. Peki Papa neden bu ayini İznik’de yönetiyor? İznik Konsili’nin Hristiyanlık için önemi nedir?
KONSİLİN TARİHİ
Bugünkü İznik antik çağda Nikea olarak biliniyordu. Roma İmparatoru Konstantin döneminde 325 yılında burada toplanan konsil, Hristiyan tarihinin en belirleyici toplantılarından birini gerçekleştirdi.
Konsilin toplandığı dönemde Hristiyanlar arasında geniş bir inanç birliği vardı. Ayrışmalar sonraki yüzyıllarda belirginleşti.
Hristiyan inancının temel çerçevesi bu konsilde alınan kararlar sayesinde şekillendi.
Katolik teolog Christian Stoll bu yüzden İznik’i ayrılıklardan önceki tek ortak konsil olarak tanımlıyor.Stoll ayrıca 325 yılındaki bağlamın sıra dışı olduğuna dikkat çekiyor. Toplantıyı dinî otoriteler değil doğrudan imparatorluk iktidarı kararlaştırdı. Yaklaşık 200 piskoposun kaleme aldığı ve Hz. İsa’nın Tanrı ile olan bağını ortaya koyan deklarasyon, 1700 yıl sonra bile dua ve ibadetlerde okunuyor. Konsil Paskalya’nın ortak bir tarihte kutlanmasını kabul etti. İsa Peygamber’in kimliğine dair tartışmayı da sonuçlandırdı. İznik metni, Hz. İsa’yı Baba olan Tanrı ile aynı özden geldiğini, ve “gerçek Tanrı’dan gelmiş gerçek Tanrı olarak var olduğunu” yazıya geçirdi. Bu görüş, 1700 yıl sonra hala Hristiyan inancında kabul görüyor. Anmanın bugünkü boyutuna daha önce Papa Francis zemin hazırlamıştı. Geçtiğimiz Nisan ayında, 88 yaşında ölen Francis bu toplantının mimarıydı. Şimdi halefi 14. Leo aynı çizgiyi sürdürüyor. Papa Mayıs ayında Patrik Bartholomeos ile Roma’da buluşmuştu. Üç günlük Türkiye ziyaretinde İznik ve İstanbul’da yeniden görüşecekler.
