Chiara Lubich’in kitabı “Her an bi armağan” yeni Türkçe baskısıyla okuyucularını bekliyor.
Türkiye Focolari Cemaati Chiara Lubich’in kitabını yayınladı. İlk kez Rita Malcan tarafından Türkçe’ye çevrilen “Ogni momento è un dono” adlı kitap Kitab-ı Mukaddes yayınları tarafından “Her an bir armağan” adıyla yayınlandı.
Kitabın tam da Türkiye’yi sarsan depremin ardından yayınlanması belki de rastlantı değil. “Her an bir armağan” sözü, en büyük acıların ortasında bize bir cevap gibi geliyor. En büyük acıların ortasında bugünü, birbiri ardına gelen anlar içinden, yaşayabileceğimiz şu anı yaşamak için güçlü bir çağrı. Kitabın adı, mesajını doğrudan ortaya koyuyor: Allah’ın armağanı olarak yaşam.
Chiara Lubich’in düşüncesi ve taşıdığı karizmadan doğan birlik ruhu Hristiyanlığın sınırlarını aşmış ve kitabının Türkçe’ye çevrilmesi farklı dinî ve kültürel ortamlardaki kişiler tarafından takdirle karşılanmıştır.
İzmir Emeritus Başepiskoposu Mons. Lorenzo Piretto, kitabın Türkçe baskısının önsözünde “Chira Lubich’in Her an bir armağan kitabının Türkçe baskısını sevinçle karşılıyoruz” diye yazıyor. “Kitabın Türkçe okuyanlar arasında da beğenileceğine ve yaşam armağanını büyük bir sorumluluk ve sevinçle yaşamak için yardım edeceğine eminim. Yazarı, özel kılan anlatımı, düşüncelerini kendi dilinde berraklık ve tazelikle ifade etmesini sağlıyor. Onun konuşmasını, gençlerin, çocukların ve yetişkinlerin sorularına verdiği cevapları dinlemiştim. Dinlerken her zaman ne kadar dikkatli, saygılı ve kibar olduğu gözümden kaçmamıştı. Basit ifadelerle ve herkesin anlayabileceği şekilde karşılık vermeyi çok iyi biliyordu. Konusu ve amacı, içinde bulunduğumuz anı tüm yoğunluğu ile yaşamak üzere seçme şarkılar olan bu kitabın sayfalarını istekle okuyup üstünde düşünmeye sizleri davet ediyorum. Onun gençlere verdiği tavsiye aslında hepimiz için: ‘zaman çakan bir şimşek gibi ve elimizdeki an hemen uçup gidiyor. Öyleyse köklerin Allah’a tutunsun ve zaman akıp giderken yalnızca göklerin işlerini yap!’ »
Şimdiki an, gerek Hristiyanlıkta gerekse diğer dinlerde manevi yaşam için anahtar bir unsurdur. Belki zamanın durdurulamaz akışı karşısında bir bent, dinlenmek için bir durak, bir yardımcı hatta her derde deva olduğu içindir bu.
Hristiyan vahyinin ışığında zaman da artık yeni bir bakış açısından görülmektedir. İncil’de şu anı yaşamak için pek çok tavsiye yer almaktadır: “yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter”; “ Hiçbir şey için kaygılanmayın”; “Bütün kaygılarınızı O’na yükleyin, çünkü O sizi kayırır”. Azizler de bize bu gerçeği sorgulatıyor: Azize Lisieuxlü Teresa diyor ki: “Seni sadece bugün sevebilirim Allah’ım”
Bu konuda en eski tanıklıklardan biri Budist kanonunda bulunmaktadır. “Buda’ya, son derece sade ve sakin bir yaşam süren, günde sadece bir öğün beslenen öğrencilerinin nasıl bu kadar çok parıldadığı sorulur. O da şöyle cevap verir: ‘Geçmişten pişmanlık duymuyor ve gelecek için kaygılanmıyorlar, ama şu anı yaşıyorlar. İşte bu yüzden parıldıyorlar. Gelecek için endişelenip geçmişten pişmanlık duyan aptallar, güneşte biçilmiş yeşil sazlar gibi solup gider.’”
Allah’ın isteğine teslimiyet üzerine kurulu İslam geleneğinde de bugünü, ilahi takdire göre yaşama konusu büyük öneme sahiptir. Hz. Muhammed’in hadislerinde şöyle der: “Akşam olduğunda sabahı bekleme ve sabah olduğunda da akşamı bekleme.”
Büyük manevi akım “sufizm” için de şimdiki an, Allah’ın huzurunda tamamen çıplak ve fakir olmaya yardımcıdır. Bu yüzden “Sufi”lere “şimdiki anın evlatları” da denmektedir (Sunum’dan).
Bu kolay okunan kitapta bir araya getirilmiş düşünce ve önerilerin, her yeni gün ve her yeni an ile yeni başlangıç yapmaları için okurlara yardımcı olması dileğiyle, yayıncı Kitab-ı Mukaddes şirketine teşekkür ederiz.
a cura di Maria Guaita
