Ocak ayında Meryem Ana Evi’nde küçük bir kutlama düzenlendi. Kapüsen rahipler, kutsal mekânda 60. yıldönümlerini kutladılar (Kapüsen rahiplerin Türkiye’deki varlığı çok daha eskiye dayanır: İlk Kapüsenlerin 1551 yılında Konstantinopolis’e geldiklerini hatırlatalım).
Kutsal yerin başrahibi, İzmirli Pio Murat, bu yıldönümünün kutlanmadan ve anılmadan geçmemesi gerektiğini düşündü ve Türkiye’deki kapüsenler Efes’te yıllık toplantıları için bir araya geldiklerinde küçük bir anma töreni düzenledi.
29 Ocak sabahı, Türkiye’deki kapuçinlerin yanı sıra, Fransa’nın Bölge Başkanı ve bir danışmanı, Varşova’nın Bölge Başkanı ve bir danışmanı da Meryem Ana Evi’ne geldi.
Rahip kardeşlerle birlikte İzmir Başepiskoposu Martin, koventuel rahipler, İzmir’den gelen Verbo incarnato rahibeleri ve tabii ki on yıldır Meryem Ana Evi’nde yaşayan “Meryem ve Yusuf’un kız kardeşleri” rahibe Antonietta ve rahibe Maria Grazia da törene katıldı.
Kutlama oldukça sade geçti: öncelikle pederler Pio ve Paolo’nun yardımıyla, bu 60 yılın hikayesi anlatıldı.
İşte kısa bir özet: Dönemin episkoposunun daveti üzerine öncelikle küçük kardeşler cemaati ardından monfortiyen cemaati bu kutsal yerde bulunmak üzere davet edildi ve 1966 senesinde Fransız Kapüsen rahipler son olarak geldiler. Meryem Ana’nın evine gelen ilk rahip, Peder Filibert idi. O, zor zamanlarda, kutsal alanda neredeyse bir keşiş gibi yaşayan, sadakat ve sabırla uzun yıllar kutsal alanı yöneten ciddi bir kişiydi. 1989’un sonunda, Fransızların yerine İtalya’nın Emiglio_Romagna bölgesi rahipleri geldi. 2000’li yılların başında, Karnataka, Hindistan’dan gelen Peder Tarcy Mathias, birçok insana eşlik edebilen, mütevazı varlığıyla önemli bir rol oynadı. 2010’lu yıllarda, kutsal alanın yaşamı, ayın ilk cumartesi günleri, Meryem’in Göğe Kabulü’ nün arifesi ve rahiplerin Ege kıyısındaki İngilizce konuşan topluluklara verdiği destek gibi girişimlerin başlamasıyla, daha belirgin bir şekilde pastoral bir nitelik kazandı.
Kutsal mekânın tarihini kısaca hatırladıktan sonra, topluluk yeni Meryem heykeli önünde toplandı (yeni heykel Betania şapeli, kutsal mekânın ana kapalı şapeli dışında yer almaktadır). Heykel, Başepiskopos tarafından kutsandı ve ardından bizzat kendisi ayini yönetti. Son olarak, Derneğin tesislerinde öğle yemeği ve ardından pasta ikramı ile sade anma töreni sona erdi.
Kısacası, bu yarım gün süren sade ve kardeşçe bir etkinlik, Türkiye’deki kilisenin, Havarilerin ve Rab’ bin Annesinin varlığını kanıtlayan yerlere sahip olmasının ne kadar büyük bir nimet olduğunu ve biz Kapüsenlerin alçakgönüllü bir şekilde, ilk İncil’in duyurulduğu yerleri ziyaret edebilmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu yeniden fark etmemizi sağladı.
Meryem Ana Evi, Meryem’in tanıklığının suyunu sürekli olarak çekebileceğimiz küçük bir kuyu gibidir, böylece biz de Söz’ ün bizi bereketlendirmesine izin verebilir ve onu hayatımızda yaşatabiliriz.
Peder Paolo Raffaele Pugliese, OFM Kapüsen Türkiye Başrahibi
