Ben Rahibe Zita Gutang, Filipinliyim ve İstanbul Büyükada’da Kutsal Kalp İncil görevi Fransisken rahibesi olarak bulunuyorum. 31 yıldır adanmış durumdayım.
Çocukluğumdan beri evde Fransisken ruhsal yaşamını içime çekerek büyüdüm. Anne-babam Aziz Fransuva’nın üçüncü tarikatına mensuptu ve bu benim de benimsediğim büyük karizmanın bir işareti idi. Anne- babam bana adanmanın nasıl olacağını ve bunu yoğun bir şekilde nasıl yaşayabileceğimi kendi örnekleri ile öğrettiler. … Evliyken bile. Bu nedenle çağrımın ilk adımlarından itibaren yolumun Aziz Fransuva ve Azize Klara tarafından belirlendiğini anlamıştım.
Fransisken ruhsal yaşamı beni besliyor… Orada dua hayatıma bir araç ve yol buldum. Dua edebilmek için pek çok yol ve yöntem bulunuyor. Çünkü amaç her zaman tektir: Rab ile yakın bir ilişki içinde olmak! Bunu her gün deneyimliyorum ve adanmış hayatımın bu yıllarında sadece O’nunla olmanın ve O’nda kalmanın ne kadar gerekli olduğunu öğrendim. Onu aradığım ve arzuladığım bu anlar, sık sık sevildiğimi, işitildiğimi, affedildiğimi ve her şeyden çok da desteklendiğimi hissettiğim anlardır. Ayrıca kardeşlik içinde cemaatçe bir dua yaşamı, önemli ve merkezidir; çünkü orada dillerin çeşitliliğini keşfediyorum. Her kız kardeşin Rab ile ilişkisi benimkinden farklı bir şekilde ilerliyor… ve bu gerçekten harika bir şey!… Kardeşlik yaşamında gün boyunca kalplerimizde taşıdığımız kişisel bir mesaja odaklanarak her gün İncil’i paylaşmayı seçtik ve itiraf etmek gerekirse bu an bizi kişisel olarak ve özellikle de ortak bir yaşam sürerken son derece zenginleştirdi.
Hayatımdaki yoldaşım her zaman Kutsal Annemiz Meryem olageldi. O’nun Doğuştan Lekesiz Var Oluşu benim için son derece önemli. Öyle ki kendime dinî soyadı seçerken (bizim cemaatimizde kişisel maneviyatımızı tanımlayan dinî bir soyadı seçiyoruz) Doğuştan Lekesiz Var Oluş’un Rahibe Zita’sı (Suor Zita dell’Immacolata Concezione) dedim. Meryem her zaman bana eşlik etti, beni İsa’ya getiren oydu, her zaman istediğim yaşam modeliydi… Her zaman şunu söyleyebilmek için: Fiat! Senin isteğin olsun! Meryem’in beni her zaman desteklediğini ve benim için bugüne dek bir kadın modeli olduğunu söyleyebilirim.
Kişisel dualarımda her zaman yaptığım bir şey var, o da karşılaştığım insanları, dinlediğim durumları, benden istedikleri niyetleri, hastaları, yoksulları, hapistekileri, kalbime yakın olan haberleri ya da sadece isimleri… yüzleri… karşılaşmaları sunmak; Büyükada’da yaşarken hafta boyunca ‘vapur’ ile saatlerce yolculuk yapıyorum ve dualarımın en güzel anlarını orada, denizin ortasında yaşıyorum çünkü belki de kim olduklarını bilmediğim ama onlara bakıp dua ettiğim insanlarla çevriliyim. Biz Kutsal Kalbin Fransisken Rahibeleriyiz ve bu nedenle en büyük arzumuz nerede olursak olalım İsa’nın Kalbini insanın kalbine getirmektir ve bunu burada, İstanbul’da, Büyükada’da uygulamaya koyuyorum çünkü bu ada bana dışarı çıkma ve sürekli seyahat etme imkânı verdi ve bununla birlikte duam da bir buluşma ve sessizlik anı haline geliyor, elimde tespih, yüzlere ve insanlara bakıyorum… çünkü Rab bana her gün şunu söylüyor: Dile… ve sana verilecektir.
Yazan: Rahibe Zita Gutang, fmsc
Foto: Sr Miriam Oyarzo
Çeviren: Şule Rogenbuke
